1. bıçak, çatal, kulaklık, can kurtarma yeleği şeylerini yürütmek
2. hatunu varsa hatununu tuvalete getirip kapısında beklemek
3. kalan yiyecekleri çantasına koyup evde yerim mantığını devam ettirmek
4. ikide bir kabin tuşunu kullanıp görevlileri çağırmak (bkz:
yanlışlıkla bastım)
5. oyun kartı isteyip oynamamak sadece eve getirip evde oynarım demek
6. hosteslere dokunmaya çalışmak
7. tuvallette sigara içmek
türk insanlarının uçaklarda yaptıkları sıradışı davranışlardır bunlar. aslında bunların çoğu diğer ülkelerde de yapılır ve gerçekten gariptir. yani hepsi bize özgü değildir.
ör: piste inince pilotu alkışlamak. ki artık yapılmıyor galiba eskiden yaparlardı... italya'da da hep yapılırmış bu eskiden.
*
alkollü içeceklerin
beleş olması; akabinde şarhoş olmak
laptopu açıp
solitaire oynamak
-ayakkabı çıkarmak
-ısrarla kemerini takmamak
-pilot kabinine girmeye çalışmak
uçak kendi oturdukları şehrin üzerinden geçerken "acaba bizim ev görünüyor mu" diyerekten camdan bakmak
çiğköfte yapıp uçağın tavanına yapıştırmak.
italyanlar'ın yaptığı, dolayısıyla türkler'in ve de bütün milletlerin yapabileceği türden gariplikler.
italyanlar ve ab ülkeleri başlıklı bir animasyon var onda anlatılıyordu, uçak inince alkışlamaya başlarlarmış filan.
(ninca, 25.04.2005 18:07)
bebeklerin nedense hep aglarlar, sorun cikartmasi
uçağın içine sucuk ekmek sokmaya çalışmak.
pilot kabinine girmeyi başarıp "abi çok yakıyomu bu" gibi absürd bir soru sormak..
epeyce koştuktan sonra uçağa en son binen kişi olmuştum. kan ter içinde önce bir tuvalete girdim. elimi yüzümü yıkayıp ihtiyacımı giderirken hareket etmeye de başladıydım. biz pistte hızlanırken ben koridorda koltuğuma doğru koşturuyordum ve insanlar garipsiyordu. neyse havalandık. bi on dakka sonra yanımdan geçmekte olan hostes bayana ki bence o bir melekti çok su kaybettiğimi ve çok susadığımı belirterek bana su getirmesini rica ettim. o melek gitti ve bana tam üç bardak su getirdi. üç bardağı birden önüme koydu. herkese bir bana üç. yanımda oturanlar epey garipsedei. acayip acayip baktılar. minnet içinde teşekkür ettikten sonra o hostes cismindeki meleğe, üç şotta bitirdim sularım susuzluğumu yemek servisine kadar dindirmiştim. sonra o üç boş bardağı da birbirinin içine geçirdiydim. koridorun öte tarafından adamın biri şaşkın şaşkın baktıydı...
böyle şeyler işte...
yan taraftaki yurdum teyzesinin koltuğun arkasındaki yerden dergi,kitap vs çıkartmasını beklerken iyice karıştırıp terlik çıkarması.
son cem yılmaz'lı opet reklamından sonra fb - gs maçı için havalanan uçakta;
kaptan basss basss, alırım uçağı altından bak.
(uçak havalanır)
pist ağladı beee
tuvalette sıçarken bokun ne olduğunu düşünmek. ben düşünüyorum. uçağa hiç binmedim. uçağa sırf bunun cevabını bilmediğim için utancımdan binemiyorum. korkuyorum sıçarken bokların aşağı düşmesi ihtimalinden. eğik atış yapan bok ya bir tanıdığın kafasına düşerse?
dışarı atılmasından korkuyorum çünkü ya basınç farkından dolayı kıçım dışarı doğru çekilirse ben ne yaparım? yok galiba dışarı atılmıyor.
zehirlenmemek için uçakta verilen tavuğu yememek.
uçağı kim kurtaracak yoksa?
(sos, 18.03.2007 19:58 ~ 23.04.2007 18:37)
-iyi yolculuklar
-sizede
-yolculuk nereye
-....
.
.
.
-cümleten geçmiş olsun
gün gelmiş devran dönmüş, çek-indir gate bilmemkaçtır derken tüm zorluklar aşılmış ve bendeniz türk genci me vale madre, ilk defa uçağa binmiştir. ortam çok cikstir. güzel bakışlı, ağır makyajlı bir hostes ablanın acil çıkış kapılarını göstermesi, şakacıktan can yeleğini oksijen maskesini falan takarak ses kaydı eşliğinde pandomim hareketler yapması ilk kez görülen bir şeye duyulan ilgiyle izlenmiş, akabinde uçak kalkmış, semalarda seyretmeye koyulmuştur. me vale madre bu nezih ortamın tadını çıkarmaktadır. gönlü ferah, kalbi de kendisi gibi yükseklerdedir, keyifler yerindedir.
derken kaptan, havada sıcaklıktan kaynaklanan basınç farkları olduğu ve bu yüzden sarsıntılar yaşayanabileceği, aman ha endişe edilmemesi gerektiği yönünde endişe verici bir anons yapar. mvm tırsar biraz ama fazla takmaz. güvenlik olayı abartılmaktadır. bu kadar önemli adamın arasında başına cenabet bir iş gelmeyeceğini düşünür.
işte böyle güzel güzel uçarken, uçağın ani bir sarsıntı yaşamasıyla ipler kopar. mvm 3.5 atar, 3.5 atmasıyla birlikte refleksif olarak özüne döner, can havli tonunda ve gayet yüksek bir sesle "amına koyim!" ünlemi ağzından fırlar. uçak sakinleri şokta, mvm şoktadır.
işte türk uçakta böyle yapar kardeşim. tırsar, tırsınca da amına kor, ne kendisi ne başkası tutamaz onu. bu yüzden türkün bindiği uçağı sallamayacaksınız, adamın ağzını bozdurmayacaksınız.
kimi eğlenceli, kimi anlamsız türlü davranış biçimleridir. örneğin bir arkadaşım (türk) uçak havadayken hostesi çağırıp "-sağda müsait bir yerde inebilir miyim?" demişti.
"allah bir uçak dolusu türkü kafanıza düşürsün de siz de rahatlayın biz de rahatlayalım" şeklinde bir bedduadan daha fazlasını haketmeyen, aslında "gariplik" olduğu dahi tartışmaya açık hareketler bütünü.