türk milletine has bir şey, bir alışkanlık yada bir refleks. "vuuuu" diye bir ses duyanın kafası yukarı kalkıyor, kadın erkek genç yaşlı farketmeden. böyle aval aval yukarı bakarlar.
genlerimize yerleşmiş fevkalade düşündüresi düşündürülesi olay.acaba hiç düşündük mü neden bakarız havaya diye? ben düşündüm ve şöyle sonuçlar çıkardım:
1. bu zımbırtı çıtığında ve yayıldığında da şimd ki gibi çok ses çıkaran bir aletti bunu gören o zaman ki halk bu hengamede ne ola ki diye etrafına bakmış bir şey göremeyince havaya bakmıştır ve böylece o kafa hep öyle kalmıştır.
2. çok çok eskiden ejderhalar vardı da bizim reaya temkini elden bırakmayıp hep başı havada dolaşırdı.uçak çıktıktan sonrada içgüdüleri devreye girdi ve her uçak geçerken havay bakılmaya devam edildi.
(bkz: uçağı ilk kez gören türklerin tepkileri)
savaş uçağı geçiyorsa yapılması adeta farz olan eylem. elbette "way mına koim şimdi bu sesten hızlı mı lan?" ve bundan yola çıkarak "sesten hızlı olsa sen dediğimi duyana kadar kaybolur di mi?" muhabbeti yapılması gereklidir.
"acaba nereye gidiyor","içinde kimler vardır","beni de alsa götürse","hangi havayolu şirketine ait acaba" ve bunun gibi çoğaltılabilecek birçok soruyla birlikte yapılan eylem...
çocukken ek olarak uçağa el sallamayı da içeren hadisedir.. göğü delen sesi için değil sırf, uçup bir yerlere kaçmayı düşleyen birinin özlemle bakması da mümkündür
hep pilot olmak istemiş ancak bir şekilde olmamış/olamamış/oldurulmamış kişinin arada sırada yaptığı eylemdir. acaba nereden geldi, uçağın tipi ne, nereye gidiyor vs. diye düşünülür. ama pilot olmak için artık geçtir, uçak da gözden kaybolur, kafa pencereden içeri alınır, microsoft flight simulator x'te uçmaya devam edilir. hepimize iyi uçuşlar.
teee bebekliğimizden bilinçli bir şekilde eğitilmemiz sonucu olan eylem. istisnasız her ebeveyn minik sevimli bebeği birşey yerken gerek ağzını açması için gerek yutması için "aa bak bak uçak geçiyo ciuuvvv" diyerek mini mini yavruyu havaya baktırır. e doğal olarak uçan şeylere karşı havaya bakma refleksi kazanıyoruz bizlerde ne yapalım.
bu eylem eskişehirde yapıldığı takdirde yeni oldunuzun anlaşılacağı bir hadisedir. zira eskişehirin sahip olduğu hava üssü nedeniyle gün boyu hava trafiği eksik olmaz ve yerli halkı artık alışık olduğundan duymazdan gelip önüne bakıp yoluna devam eder *
ulan gören de lost'ta oynuyorsun sanır.ne bu merak anlamamışımdır çocukluğumdan beri etrafımdaki insanların sürekli yaptığı eylemdir.saklambaç oynarken dahi saklandığı yerden çıkıp aa uçak geçiyor diye bağıranlar oldu.hayır ne yani uçak gördün de başın göğe mi erdi.evde kaldın da hayallerinin prensi sana bulutlara yazı yazarak evlenme mi teklif etti.ne diye bakıyorsun.bomba atacak diye mi.bir de bir şey görebilsen.el sallayanları da vardır bunların.dürbünle bakarlar belki diye.hadi helikopterdir anlarım, uçağın o döt kadar penceresinden dürbünle bakılır mı hiç.diyelim baktın gözden kaybolana kadar bakmaktan ne anlarsın anlamamışımdır.biri beni aydınlatsın lütfen.
eskişehir'de 5 yıldır bulunmama rağmen hala yaptığım hadisedir, tabi nedeni farklı.
abicim ben anlamıyorum bu pilotları. karayoluyla saatler süren mesafeleri dakikalar içinde alabilme yeteneğine sahip uçaklar kullanıyorlar; fakat uçuş sahaları hep eskişehir merkezinin semaları. özellikle bağlar taraflarında oturanlar bilir; adamlar sürekli tepemizde ve öyle efendi bir şekilde de geçip gitmiyorlar; aynı anda 2-3 tane uçak full throttle yardırıp hayvani bir gürültü çıkartarak tepemizden geçerken insan resmen yerinden sıçrıyor. bazen özellikle şehir içinde işlek caddelerin üzerinden uçtukları da oluyor. mesela bir keresinde atatürk bulvarını baştan sonra 2 dakika içinde kat eden bir uçağı oturup izlemiştim. bildiğin bulvarın üzerinden, taş çatlasın 50 metre yüksekten uçtu ve bulvarın virajlarını, kavşaklarını birebir takip etti. manyak lan bunlar. madem öyle akrobasi falan yapacaksın, siktirgit şehir dışında bir yerde yap. eskişehir dediğin toplasan kaç kilometrekarelik yer zaten; azıcık dışına çıksan yakıtın biter sanki. bir de neymiş, bu uçaklar mesela izmir'de bir olay olsa dakikalar içinde oraya intikal edip ortalığın amına koyabilirmiş. madem o kadar menzili ve hızı olan bir alet kullanıyorsun, bari biraz hakkını ver de uzaklaş şu şehir merkezinden. ama yok, illa kulak zarımızı sikecekler. oturmuş arkadaşınla muhabbet ediyorsun, zırt pırt tependen uçak geçiyor. ilk uçağı duydun mu artık bil ki o muhabbetten bir bok anlamayacaksın, çünkü onun arkasından 5 tane daha gelecek ve tam birinin gürültüsü bitmişken diğeri başlayacak. en güzeli arada sessizlik yakaladığın bir an arkadaşınla vedalaş ve yoluna devam et.
ha bir de; bu uçakların (f4 phantom) en büyük özelliklerinden biri de çıkardıkları sesmiş zaten. savaş esnasında düşman birliklerine korku salarmış, düzgün düşünme yeteneklerine hasar verirmiş. öyle de psikoloji bozucu bir etkisi varmış. tamam da eskişehir halkı ne yaptı aynı muameleye maruz kalmak için; gerçekten çok merak ediyorum... bir keresinde tepemden uçak geçerken bir anda kendimi boşlukta bulup elimdeki çatalı yere düşürmüştüm; düşünün bir de o an yoğun konsantrasyon isteyen bir iş yapsam halim nasıl olurdu. benden ne istiyorlar, orasını hiç anlayamıyorum.
bir zamanlar hayranlık içinde izlerdim bu uçakları; ama artık öyle bir hal aldı ki kafamı kaldırıp direkt olarak küfür ediyorum. o arada yanımda olan kişilere de eğlence çıkıyor tabi, o sinirli halime bakıp bakıp gülüyorlar. bir de el aleme madara oluyoruz sayelerinde. iyi valla.
eskişehir'de ard arda geçen onuncu uçağa kadar yapmamanız gereken eylemdir.onuncu uçaktan sonra gönül rahatlığıyla başınızı kaldırıp küfürlerinizi saydırabilirsiniz.
(bkz: uçak geçerken uçağa el sallamak)
anaokulundan kalma bir alışkanlıktır.sınıftan bir arkadaşımızın babası pilottu öğretmenimizde her defasında bir uçak geçtiğinde bize el sallatırdı nese ki el sallamayı bırakıp sadece bakıyorum ilerde bundanda kurtulcam sanırım.evet evet anaokuluna gitmiştim.(bkz: hava atmak)
(bkz: yedi çok geç)
küçükken saf salak el sallardık aaa felanca gidiyür onun içinde diymi annee hadi el sallayalım,
biraz büyüyünce yanımızdakilere de söyledik bak onun içinde felanca gidiyöör diye,
şimdi ise ah huleyn ah, nereye gidiyosan beni de alale, kurtar beni buralardan ne olur, içerikli aktivite.
thy de çalışırken sanki babamın uçağı geçiyormuş gibi
- aa bizim uçak geçiyor
diyerek yaptığım eylem.
ayrıca uçakların geliş gidiş saatlerini bildiğimizden nereden geldiklerini bilirdik.
eğer eskişehirdeyseniz sürekli jetler uçtuğundan başta vayk jete bak hiç bu kadar yakın görmedim, veya oha alt tarafını net görüyorum resmen yav falan dersiniz. ancak günler geçer siz alışırsınız hatta artık sıkılırsınız ve o jetler geçerken küfürü basarsınız. feci gürültüsü vardır.