gürcistan-fransa ortak yapımı, gürcü géla babluani nin yazıp yönettiği tokat gibi film. başrolü yönetmenini kardeşi george babluani oynuyor. ilk olarak 25. uluslararası istanbul film festivali nde gösterilmişti. geçtiğimiz haftalarda da film, istanbul daki bazı sinema salonlarında gösterime girdi.
gürcistan - türk ortak 2005 yapımı bir gela babluani filmi,film siyah beyaz ve insanı dumur ederscesine olayların yaşandığı son zamanlarda çekilen nadide güzellikte filmlerden biri.13 rakamının uğursuzluğunu kıran bir film.giriş kısmı biraz sıkıcı olsada gelişme ve sonuç harika işlenmiş sürükleyici bir film.
türkçesi 13 numara olan fransa-gürcistan ortak yapımı filmdir. öncelikle oldukça sıradan bir konu işlendiğini belirtmekte fayda var,son dönem avrupa sinemasının lokomotifliğine katkıda bulunmuş olduğunu ancak yinede yeteri kadar çarpıcı ve farklı olmadığını,cüneyt arkın'ın rulet oynadığı bir filmdeki heyacanı verdiğini belirtmekte fayda var. açıkçası filmi izlerken gerim gerim gerildiğimi itiraf etmeliyim.
orijinal adı 13 tzameti olana film. ne hikmetse sadece burada tzameti olarak geçmektedir. gürcücem yok ama türkçe olarak "13 numara" şeklinde okunur diye duyduk. bu duyumdan "tzameti"nin "numara" mı yoksa yazıyla "onüç" mü olduğunu hâlâ anlayabilmiş değiliz. her hal ü kârda rakamla "13" daha ön plana çıkmaktadır. tıpkı 300 de olduğu gibi. daha filmi izlemeden uçtuk, hayırlısı.
oyunculukların son derece amatör olduğu bir film! bir filmde nasıl rol yapılır görmek istemiyorsanız izlemeyin, hele fransız filmlerine biraz alerjiniz varsa hiç izlemeyin.
gerçi zevkler ve renkler tartışılmaz ama sonu son derece tahmin edilebilir, gerilim seviyesi düşük, amatör ve sıkıcı bir film. niye siyah beyaz çekilmiş derseniz filme yansımış olan derin fransız ekolüdür derim.
filmden tek öğrendiğim sadece fransız yapımı filmleri değil bundan sonra x ülke fransız ortak yapımım filmleri de izlememem gerektiği oldu. saygılar.
gela babluani'nin yazıp yönettiği ilk uzun metrajlı film. başrolde de kardeşi george babluani oynamaktadır. film, gürcistan'dan fransa'ya göç edip ailesiyle beraber yaşayan sebastian'ın üzerine kurulu. film yavaş ilerlemekte ama her sahnesinde bir merak uyandırmakta. ''acaba mektupta ne yazıyor?'' , ''acaba yakalanıcak mı?'' , ''mafya bu adamı kabul etmezse ne olacak?'' , ''acaba kaçabilecek mi?'' bu sorulardan bazıları. filmin siyah beyaz olması filme ayrı bir hava katmış. kamera açıları ve oyuncuların amatör olması da ayrı bir artı.
not: filmi izlettiğim herkes eninde sonunda filmi beğendi. ilk 15 dakika sıkılanlar, filmin en sonunda ''güzelmiş lan.'' dedi. ohh yeahh.
uzun zamandır tüm yapımcıları peşinden koşturmuş en sonunda brad pitt in yapım şirketi tarafından satın alınmış, o ödül senin bu ödül benim hepsini toplamış, gürcü fransız ortak yapımı, çok güzel karelere sahip başarılı film. bakalım yeniden çekiminde sonuç ne olacak...