kabızlık durumunda oldukça faydalı olacak eylem. tuvallete sıçıcam diye geçirilen boş zamanları faydalı bir aktivite haline getirmek için yapılmalıdır.
+ abi bu tuvalet ne büyük icat be
- tabi tabi, haklısın miirim
+ hâttâ kitap okuyamacağım bu hela taşı olmasa
- hı?
+ yüzüklerin efendisini bir haftada okudum tuvalette, lafı oraya getirmeye çalışıyodum
- ne göt varmış abi sende
+ tabi yeenim ne sandın
uzun tuvalet maceramızdan sonra üstümüz mis gibi kokmasına neden olan eylem
çok büyük yan etkileri vardır eğer saran bir kitapsa klozetin üstünde yarım saat oturuyosun öncelikle yavaş yavaş baldırların acıyo ardından sırayla sağ ve sol ayağına kramp giriyo ve tuvalet dışındaki insanlardan çeşitli baskılar görüyorsunuz.
birçok insanın tuvalette kitap okumaktan anladığı tek şey, en fazla mizah dergisi okumaktır. başlıca nedenleri ise kitabı okuması, okuduğunu anlaması için kabız olup tuvalette uzun zaman geçirmesi gerektiği, ikincisi ise bu ülkede insanlarının yüzde 10 unun düzenli kitap okuması gibi içler acısı bir durum olmasıdır.
her şey deterjanların, şampuanların, duş jellerinin üzerindeki gerçekliği tartışmalı yazıları okumakla başlıyor. tabii bunun obsesyonal(?) yan etkileri mevcut. bir süre sonra kendinizi temizlik ürünlerinin dizili olduğu sanatsal değeri tartışmalı süper market raflarının karşında "okumaya uygun" şampuan, duş jeli ararken buluyorsunuz. yazının uslubundan yazarı tanıyıp "daha önce aloe verayla ilgili bir şeyler yazmıştı sanırım." diyorsunuz. içinizden bunu geçirirken sonuna nokta koymuyorsunuz. normal bir obsesif olarak tatmin de olmuyorsunuz. üst kurmacayı zorlayan, avantg garde a yaslanıp bir üst dile, imkansız metne ulaşmaya çalışan yazılar arıyorsunuz. diğer şampuanlara göndermelerde bulunan, farklı ürünlerin üzerinde devam eden bir hikayenin izlerini sürmek istiyorsunuz. ama olmuyor. alan kısıtlı. yönergeler belli. en son kendinizi banyoya gitmeden önce aforizmalarla dolu, hangi sayfasından başlarsanız başlayın okunabilen, ya da kısa öykülerden oluşan kitapları ararken buluyorsunuz. bukowski nin buna uygun olduğunu, en azından sizi böyle görse kızmayacağını biliyorsunuz. decameron öyküleri ya da daha önce altını üstünü çizdiğiniz bir kitap da olabiliyor. banyoya küçük, işlevsel bir raf yaptırmanız da mümkün. ya da büyük bir kütüphane yaptırıp ortasına bir klozet koymak. iş klozete oturup moleskine defterinize tuvalette kitap okuyan bir insanı anlatan bir sayfayla başlayan bir hikaye yazmaya kadar gidebilir. sifonu çektiğinizde oluşan girdabın yol açtığı bir uzay-zaman kırılmasıyla boktan bir dünyaya geçmeniz de olası. büyük anlatıların sonuna gelindiyse bile hiçbir şeyin yazı kadar şaşırtıcı olamayacağını biliyorsunuz. gönderme yaptım. çaktın köfteyi?