üşengeçliğin artık son aşamalarından biri. özellikle de bilgisayar başındayken yaşanması olasıdır. ya da playstation oynarken.
hayır yani gitmeyip de ne yapacaksın, bunun sonu nedir?
(bkz:
lazımlık)
(bkz:
sıçtı cafer bez getir)
(bkz:
pleysiteyşın)
ürenin kana karışıp zehirleme riskini göz ardı edip koltuğu deli gibi sallama hareketinin temelindeki asıl neden
en en en en en kötüsü ise sıcacık yatakta tam uyunmak üzereyken başa gelendir. offfffffffff
üşengeçlikten altına işeyip veya sıçıp daha fazla iş çıkartmaya neden olacak durumdur. bu yüzden ivedilikle bilgisayar başından kalkılıp tuvalete gidilmelidir.
bi yere kadardır. bi yerden sonra, tüm üşenmeye rağmen bünye kişiyi alır tuvalete götürür. çişini yaptırır, sifonu çeker.
bu üşenme meselesi nedense "çiş" üzerinden ele alınır. oysa ki üşenmenin devamında, herhangi sağlıklı insan için "kaka" meselesi de ortaya çıkar. bu sorun, kimi kaynaklarda "kütle sorunu" olarak da geçer.
-bilimsel açıklama: eğer kakanızı fazla tutarsanız, kalın bağırsakta yaşayan bir kesim mutualist, kommensalist ve hatta kapitalist bakterinin hayatlarını sürdürürken çıkardığı gazların sonucu olarak, yellenme ihtiyacı hissedilebilir. eğer ki gaz salınımı hususunda kyoto sözleşmesi'ne sadık kalıp, "mümkün olduğunca az" gaz salma niyetindeyseniz, biliniz ki tutulan gazın metan yoğunluğu fazla olacak, bunun neticesinde de koku duyularınızı rahatsız edecek bir son ürün bırakacaksınız demektir. toplum içinde buna "cart osuruk canım osuruk, fıs osuruk pis osuruk" denir. tabi bunlar "tu kaka" terimlerdir. "yellenmek" daha güzel bir terimdir. hem iki anlamı var: hani "yel" diyor ya, sanki serinlieme gibi bir durum var. rahatlamayı çağrıştırıyor. öyle bir şey.
en iyisi üşenmek yerine zamanında helâya gitmek, eğer biraz üşenme durumu varsa peyderpey gaz salınımı yaparak vaziyeti kurtarmak gerekir. gaz salınımında mümkünse deri bir koltuğa oturmalı, yellenme esnasında ses çıkarsa ortamdakilere "koltuk deri ya, ses ondan geliyor" diyerek ses kamuflajı sağlanmalıdır.
son olarak şunu unutmayın: "sıçmıyor ki yemek yemesin" veya "sıçıp yiyor, o kadar yoksul" gibi terimler tamamen mecaz. gerçek anlamı yok. tutmanın bir faydası yok. söyleyeyim dedim.
garip olanın aslında burada ki üşenmek mevzusu değildir kanımca..
öyle bir zamanlar da gelir ki bunun sancısı tam bütün günün yorgunluğundan arınmak, hiç birşeyi düşünmemek kendinizle başbaşa kalmak isteyip haz alıcağınız bir kaç saatlik zaman diliminin en başında gelir ve mahveder sizi..tam da arkanıza kaykılmış koyduğunuz film'in fragmanını bitirip ona başlamış ve yanınıza aldığınız cips ve meşrubattan yudumlamayı deli gibi isterken vurur beyninize..olcak iş değildir..ama mecbursunuzdur bir an önce gidip içinizde ne var ne yok döküp yerinize filminize dönmek istersiniz..
veyahut tam şöyle biraz şekerleme yapayım dediğiniz vakit yatağa uzanır gün içerisinde olan biten güzel şeyleri, sevdicek ile yaptığınız, deli gibi eğlendiğiniz o güzel zaman dilimini aklınızda kurcuklarken ve o an'a kadar ihtiyacınız olmadından bilhassa emin olduğunuz şeyin o an'da, o mühim ve haz aldığınız saniyelerde birden ayağa kalkmanızı ister.gariptir.
uf'tur, püf'tür..
bir yandan üşengeçlik bastırırken öbür yandan çiş adamı sıkıştırır ve siz tuvalete gidip gitmeme arasındaki ince çizgide debelenirsiniz. çok kötü birşey olmakla beraber rabbim kimseyi böyle bir çelişkiyle sınamasın.
çişinizi yada kakanızı tutup tutup sonra tuvalete gitmek için yerinizden fırlamanızla sonuçlanır..toplu yaşanılan bir yerdeyseniz yurt,okul vs tuvaletin dolu olması sonucu altınıza yapmanızla da sonuçlanabilir.