belki ilginizi çeker
  1. · nuri bilge ceylan
  2. · türkiye üzgün yurdum güzel yurdum
  3. · nuri bilge ceylan
  4. · tutkuyla sevilenden vazgeçmek
  5. · kürt
  6. · güzel ve yalnız ülkem
  7. · türkiye
  8. · ben leğen ve kirli çoraplarım
  9. · üç maymun
  10. · yalnız ve güzel ülkem
  11. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  2. · annelerin yakışıklı anlayışı
  3. · disko kralı
  4. · 100 opera
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · yılmaz özdil
  7. · thierry henry
  8. · iris
  9. · mozaik diyenler

tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkem*  

  1. nuri bilge ceylan'ın 61 inci cannes film festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü alırken yaptığı teşekkür konuşmasının aslı astarı, hâli-i pür melali.

    bir ülkeyi sevmenin, kendini bir bütün hâline getiren ayrıntılarını sevmek olduğunu; yıllardır var olmakla ve varlığını kanıtlamakla uğraşmış insanlarının yalnızlığını, kendine kattıklarını anlatmanın ille de yıkmadan, sarsmadan, sövmeden yapılabileceğini; yan yana yürürken küfrünü anladığı, sevildiğini anladığı dili konuşan insanlarının, ona bir yol açmış olduğunu kabul ettiğini; her nerede doğsaydı oranın insanları, kültürü için de bunları söyleyebilecek olmasının gerçekliğini fark etmek bir yana, bu yaşına kadar hissettiklerini paylaştığı insanların varlığını yadsıyamayacağını belirttiği bu teşekkür konuşması için ben de nuri bilge ceylan'a teşekkür ediyorum.

    biliyorum ki artık onun filmlerinde, onun sahnelerinde, onun planlarında benim sevgimin, benim dilimin, benim küfrümün de payı var. ben de nuri bilge'nin sinemasının bir parçası olmuşum haberim olmadan. benim yalnızlığımı, annemin güzelliğini sevmiş, aşağılık bir kavga ve düşmanlık geleneğine tutunmadan. tutkuyla bağlı olduğu ülkesi; ona filmlerinin özünü ve kıvamını vermiş insanlarıyla, kültürüyle ve paylaşılan aynı yalnızlığıyla onu nuri bilge ceylan yapmış.

    evet, nuri bilge ceylan fransa'da doğsaydı da, amerika'da doğsaydı da film çekebilir, aynı ödülü alabilir, aynı konuşmayı yapabilirdi. belki zengin ve şanlı olur, belki mağrur ve sağlıklı olurdu ama asla ve asla aynı şeyi anlatmazdı.

    nuri bilge'nin teşekkürü, bu incelik ve ayrıntıyadır. toprak sınırları, faşizm, milliyetçilik eksenli değil, insan merkezlidir. yalnız ve güzel ülkesinin, yalnız ve güzel bir nuri bilge yetiştirmiş olmasıdır. bir teşekkür de, benden onadır, nacizane yalnızlığım ve güzelliğimle.
    (kadın giyinmiş zaman, 25.05.2008 21:35 ~ 26.05.2008 01:35)
  2. türkiye.

    nuri bilge ceylan ın cannes film festivalinde "en iyi yönetmen" ödülünü alırken konuşmasında aldığı ödülü itaf ettiği yalnız ve güzel ülkedir, türkiye....

    aklına, diline ve eline sağlık ceylan ın...
    (demouser, 25.05.2008 22:20)
  3. nuri bilge ceylan'ın akşam akşam gözlerimi dolduran sözüdür.
    (mulder, 25.05.2008 22:53)
  4. üzerinde dikkatle düşünülmesi elzem durum, ne alınan ödülün türkiye'ye armağan edilmesi, ne de nuri bilge ceylan'ın ülkesini tutkuyla sevdiğini ifade etmesi. orada 'yalnız' kelimesi geçiyor, yalnız ne demek farkında mıyız ? bir sanatçının, dünyanın izlediği bir platformda ülkesine 'yalnız' ve güzel demiş olmasının sebepleri ne ola, düşünüyor muyuz ? evet, türkiye yalnız, yalnız bırakılmış bir ülkedir, bütün bu türkün türkten başka dostu yok, avrupa duy sesimizi başlıklı komplekslerin sebebi de budur. bunu ifade ettiği için nuri bilge ceylan'ı bir kez daha alkışlamalı.

    peki bu ödülü 'vatan-millet-sakarya' açısından önemli gören ve ülkenin tamamına maletmeye çalışanlar kompleksli de, yönetmenin ifadesini belli bir güruha yaranmak olarak gören sözde 'realist' güruh komplekssiz mi, değil. kişilerin ifadelerini neden her türlü sosyolojik ve politik olaydan bağımsız değerlendiremiyoruz, anlamak mümkün değil. bir yönetmen, kazandığı bir ödülden sonra yaptığı konuşmada herhangi bir art niyet düşünmeden hareket edemez, mümkün değil bu demek ki.

    nasıl yorumlarsanız yorumlayın sözlerini, ama oradaki o 'yalnız' a dikkat edin.
    (scherzi, 25.05.2008 22:56)
  5. yukardaki bıyık ve aşağıdaki sakal ikileminde olan ülkesini en iyi şekilde anlatan cümlesi nuri bilge -sean penn' in sunumuyla- 'seylan' nın. belki seylan kadar uzak değil onun ülkesi cannes' a. ama ifadesinden anlaşılacağı üzere artık sıkılmış iki boyutlu kalmaktan. kimbilir kaçının kafasında uzakken, içten içe bunu hissetmekten daralmış. asyalılığından ya da avrupalılığından. hepsinden arınıp dünya insanı olmak istemiş. bedenleşmek istemiş. -olamaz mı?-

    en iyi yönetmen. "nuri bilge seylan".

    ve çıkıp beyaz bir sahneye, ordan dile gelmiş. -olamaz mı?-

    kaç maymunlu bir denklem acaba, "tutkuyla sevdiğim 'yalnız' ve güzel ülkeme " diyebilmek? salakça yergilere, ahkamlara ve eleştirilere maruz kalabilmek. yuh artık ya.

    en iyisi tevazuyla susmak ve en fazlası tutkuyla bağlanmak.
    (alkolikikon, 25.05.2008 23:23)
  6. hayır bu cümleye neden bu kadar takıldı hala anlamıyorum,kazanılan bir ödül varken..

    benim anlamadığım şey fatih akın da geçen sene cannes07'de en iyi senaryo ödülü'nü aldığında yeterince politik ve alt mesajları olan cümleler kurmuştu.
    neden o zaman şimdiki gibi sözlükte yer yerinden oynamadı ki?
    o zamanki cümleler bundan daha mı az milliyetçilik ya da daha az mı "ön adlar" barındırıyordu.yoksa fatih akın'ın aldığı ödül bu kadar ses getirecek bir ödül değil miydi de yer yerinden oynamadı?

    bir su içelim önce..

    bir filmini izleseydik,belki filmi yeterince politiktir.belki onunla alakalıydı o cümle,hadi filmle de alakasız diyelim o cümle,başka bir açıdan bakalım.

    şimdi bu adam ödülü aldığında diyelim ki "yalnız ve güzel karıma ithaf ediyorum" deseydi.ne olurdu?sadece öznesini değiştirdik.o zaman nbc için romantik bir adam mı diyecektik.onun karısına bakışını bilmeden bu adama romantik gibi bir ön ad yapıştırmak acizlikten başka nedir ki..

    biz bu adamın bu ülkeye bakışını bilmeden,bu adamı milliyetçilikle,ağlaklıkla yargılıyoruz ya da saçmalıklarımızla.
    o adam en iyi yönetmen ödülünü aldı ve yaşadığı topraklara adadı ve yaşadığı toprakları nasıl görüyorsa öyle söyledi.
    (eyvah vecihi geldi, 25.05.2008 23:48 ~ 23:50)
  7. ironi olan nokta sarfedilen bu sözcüklerden dolayı nuri bilge ceylan'ın popülizmle ilişkilendirilmesi durumudur. yaptığı filmlerin popülizmle uzaktan yakından alakası olmayan bir yönetmenin popülizmle nitelendirilmesi ironiden öteye gidemeyecektir. ülkesine sevgisini sözcüklere dökmüştür, gerisi yalandır.
    (uykulu, 26.05.2008 14:49)
  8. uluslararası bir arenada ödül almanın keyfi ve mutluluğunun yanında , sanatı ve filmlerine bizler ne kadar değer verebilsek , anlayabilsekte takdiri hak eden bir sanatçının ince ve anlamlı sözleri..anlayabilene...
    (sentenced59, 26.05.2008 20:08)
  9. nuri bilge ceylan sahneye doğru yürüyüp o mağrur ve insanı kendine hayran bırakan duruşuyla ödülünü aldıktan sonra mikrofona doğru yönelip:
    -bu ödülü tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum deyinceiçimden bir şeyler koptu gitti.

    o an anladım ki benim içimde öyle bir parça gerçekten varmış ve kopmayalı titremeyeli o kadar uzun zaman olmuş ki onun orda olduğunu unutmuşum.ve nuri bilge ceylan'a bu ülkenin unuttuğu bir şeyi-bu ülkeyi çok sevmeyi tutkuyla sevmeyi- hatırlattığı için burda yaşayan ve her gün anlamlandırmakta zorlanacağı şeylerle uğraşan onlarca insan için çok derinden teşekkür ediyorum.

    90'lı yıllara gitti aklım o zamanlar 3. olunan eurovision'a deliler gibi sevinilir türkiye grup maçlarını kazanınca konvoya çıkılırdı.19 mayıslarda atatürk 30 ağustoslar da şehitler hatırlanırdı ve insanlar inanırken bunu kimseye ispatlamaya çalışmazlardı.

    şimdi o insanlar fener alayları'nın şeker bayramları'nın yarattığı bütünlükten ışık yılı uzakta sabaharı üniversitelerde türbanı,akşamları türkiye'nin kuzey ırak a saldırısını tartışıyorlar ve eurovision'da 7. olan temsilcileriyle t.şak geçip o yarışmayı kim ipler ki geyiklerine vuruluyorlar.

    o insanlar artık bir yaz gecesi arkadaşlarıyla sahilde 2 duble içen cumhuriyet insanına dinsiz diye bakıp diz üstünde eteği olan kızları polat alemdar edasıyla kezzapla yıkıyorlar.

    yurdumun güzel insanları artık apartman dairelerinde akşamları plazmaların karşısında uyuya kalırken o apartman dairesinin balkonundan asla görünmeyen gecekondularda oturan yurttaşlarından ve oturdukları yerden sürülen romen vatandaşlarından asla haberdar olmuyorlar sabahları işe giderken radyodaki ajansın kısık sesine rağmen.

    işte o ülke de hala yaşadığı o toprakları"tutkuyla" seven birilerinin olması aklım"lan yoksa?" sorusunu getirdi.

    evet yoksa o,arada aklıma gelen sorunun cevabı evet olabilir mi.bu üleyi gerçekten seven insanlar ve bunu tutkuyla bir çocuğu sever gibi yapan insanlar,hulusi kentmenler,sadri alışıklar münir özkullar hala var mı?

    evet dese birisi,sabah kadar uyumaya bilirim mutluluktan.

    hadi nuri bilge ceylanlar,biz ödüllerini ülkeye adamak yerine o ülkede yaşamaktan uzaklaşanlara o kadar alışmışız ki seni televizyonda görünce tüylerimizin diken diken olmasına bile seviniyoruz.

    teşekkürler,tebrikler.
    (bir yaz gecesi ruyası, 26.05.2008 20:35 ~ 09.02.2009 03:25)
  10. "tutkuyla sevmek", "güzel ülke" ,"ithaf etmek" gibi sıradan ve kalıplaşmış sözlerin doğru bir anda ve tonda bir araya gelmesiyle oluşan iç titreten cümledir.nbc'nın filmlerini ancak bolca sabır kullanarak izleyebilsem de sanatçı olmak tam da böyle sıradan birkaç malzemeyle iç titretmektir biliyorum.yaratanın nedense dağıtmakta cimri olduğu o enfes yaratma yetisi karşısında kıskançlıkla karışık bir saygı duyuyorum.
    (vicious circle, 26.05.2008 20:56 ~ 20:56)
  11. gurur verici, şiirsel ve biraz da hüzünlü. nuri bilge ceylanı hem kazandığı ödülden hem de bu şık hareketinden dolayı tebrik ediyorum. ödül bana adanmışçasına sevindim.
    (ozerk, 26.05.2008 20:59)
  12. dostla içilmiş sade kahve gibi bir cümle bu aslında.

    her içtiğinizde, önce muhteşem bir lezzet kalıyor damağınızda.
    sonra mutlulukla karışık muhabbet devam ediyor yanıbaşınızda.

    aşkolsun be adam.

    sevgi, bu kadar mı güzel ve bu kadar mı sade anlatılır?

    aşkolsun.
    (diabetik nöropati, 26.05.2008 22:04)
  13. evt nuri bilge ceylam bu sözleri söyledi. o sırada biz ailecek kendimizi kaybedip ulumaya başlamışız. babam kolunu keserek beyaz perdemizi kanıyla dev bir türk bayrağı haline getirmiş. asena, pardon, annem eline geçirdiği boya kovasıyla gidip türk olmayan bütün mahallelinin kapısına çarpı işaretleri çizmiş. ben de ellerim ilelebet kurt pozisyonunda kalacak şekilde parmaklarımı birbirine çivilemişim.

    neymiş bir türk yönetmen cannes'ta ödül aldı ve bu ödülü ülkesine adadı diye gururlanmışız. halbuki altın palmiyeyi kazanan fransız filmi için sevinmeliymişiz. aman ne milliyetçi, ne yavan, ne bayağı insanlarmışız.
    (ozerk, 27.05.2008 00:20)
  14. bir insanın ülkesini sevmesinden daha doğal bir şey olamasa gerek.

    hele ki bu ülke yüz yıllardır üzerinde çeşitli komplolar kurulan bir çok millet ve devletin bölmek için uğraştığı türkiye ise insan daha bi sever ülkesini, ülkesini bölmeye çalışanlara, ülkesi üzerinde planları olanlara dik duruşunu ne yaparsanız yapın biz sağcısı da solcusu da gerektiği zaman bu ülkeyi her türlü savunuruz mesajı veren ve çok da sanatsal bir cümledir.

    ayrıca belirtmekte fayda var üzerin de yaşadığınız, onunla var olduğunuz, yeri geldiği zaman onunla gurulandığınız, onun ayıpları ile utandığınız ülkenizi sevmek faşistlik değil olsa olsa erdemdir.
    (hidrolaz, 27.05.2008 00:44)
  15. bir insanın ülkesini sevmemesi, seviyorsa da bunu öyle ulu orta söylememesi gerektiğini gösteren laftır.

    bir insanı bir lafından dolayı sevmenin de ne kadar ayıp olduğunu göstermiştir. ben mesela bir filmini bile izlemedim kendisinin. fakat bu sözü söylerken gördüğümde, hiçbir art niyet görmedim. zaten bu adam bu lafı kendi ülkesinin insanlarına söylemedi. aksine avrupaya bir mesajdı bu söz. yoksa sadece "bir başkadır memleketim, acayip güzeldir, öyle böyle değil" demekle yetinirdi. aradaki "yalnız" kelimesi bence lafın niyetine dair çok önemli ipuçları vermektedir. en azından ben böyle anladım, ki bunun hazırlanmış bir konuşma olmadığını da düşünüyorum. şimdi bunlardan dolayı bu adamı çok sevdim birden. çünkü, kusura bakmayın, ben de ülkemi çok seviyorum. tüm dünyanın önünde bu mesajlarla bunu söyleyen bir insanı da, yaptığı işler hakkında bir fikrim olmamasına rağmen, çok sevdim. etiketlenmeden, fişlenmeden dert yanarken, çatır çatır herkesi, ulusalcı, faşist, popülist diye fişlemek de insanın kendisiyle çelişmesidir.

    herkes öyle değil tabii ki ama bu sözler yüzünden bu adamı sevenleri eleştirenlerin içinde, sırf ülkesini eleştirdiği için başka insanlara saygı duyan yok mu sanki? orhan pamuk u malum olaylardan dolayı savunanlar orhan pamuk un arkasında bu görüşü savunmuyor mu? ceylan'ın bu sözlerini sevenlerin içinde saçma sapan ideallere inananların yanında, ülkesini kalpten seven insanlar yok mu?

    bir ülkeyi sevmek, kara parçasını sevmek değildir. ülke içindeki insanlarla beraber sevilir. ülkesinin insanlarını sevmek ayıp değildir, bunu söylemek de "her zaman" popülizm değildir. ben nuri bilge ceylan'ı sırf bu sözlerinden dolayı seviyorum, çünkü anladım ki o da beni seviyormuş.
    (depik, 27.05.2008 01:30 ~ 01:32)
  16. son günlerde sözlükte de çok moda olan "ülkeni seviyorsan; milliyetçisin, faşistsin" dar görüşüne sahip insanlara batan bir tanım. bir de anlamadığım tuttuğu takım avrupada maç kazanınca gaza gelen, "heyt be koskoca avrupalı takımı yendik, helelelölö.." nidalarıyla ortalıkta gezinmekte bir sakınca görmeyenler, konu sanat dalında (sinema, müzik vs..) ödül kazanan birine gelince adamın samimiyetle söylediği birkaç sözü yüzünden adamı ve aldığı ödülden, sarfettiği sözlerden gurur duyan insanları, itin götüne sokmayı marifet sanıyorlar. halbuki insan yaşadığı evi kendine nasıl yakın görüyor, onu sahipleniyor ve seviyorsa, yaşadığı kültürü, coğrafyayı, bu coğrafyadaki insanları da elbette kendine yakın görecektir. bunu dile getirmenin de nasıl bir sakıncası olduğunu anlayamadım bir türlü.
    (ekipler amiri kenan, 28.05.2008 01:55 ~ 13.07.2008 02:58)
  17. ...
    utanırım,
    utanırım fıkaralıktan,
    ele, güne karşı çıplak...
    üşür fidelerim,
    harmanım kesat.
    kardeşliğin, çalışmanın,
    beraberliğin,
    atom güllerinin katmer açtığı,
    şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
    kalmışım bir başıma,
    bir başıma ve uzak.
    biliyor musun?
    ...

    diyerek aynı şeyi başka dizelerle ifade eden bir diğer büyük adam için;
    (bkz: ahmed arif)
    (bkz: anadolu)
    (nvr ws a crnflk grl, 04.06.2008 14:28 ~ 23:17)
  18. bir insanın cansız bir nesneyi sevebilmesi için kafasının anormal şekilde çalışması gerekir diye düşündürmüş söz öbeği.
    (serseri82, 04.06.2008 15:25)
  19. bir de şu zibidiler var (bkz: @2461413)
    (electro, 06.06.2008 14:46)
  20. ataol behramoğlu'nun türkiye üzgün yurdum güzel yurdum şiirinden esinlenilmiş gibi.
    (kurutulmus kelebek, 12.06.2008 15:44)
  21. bugün gazetesi yazarı gülay göktürk'ün 28 mayıs 2008 tarihli yazısından alıntıdır:

    "yalnız ve güzel ülkem"

    nuri bilge ceylan'ın o sözleri neden bu kadar içime işledi bilmiyorum. yalnız ve güzel ülkem... galiba ben de, aynen böyle hissediyorum türkiye için; güzelliği her bakışımda içimi aydınlatıyor; o mahzun yalnızlığı ise yüreğimi titretiyor.

    herkesin ülkesini sevişi farklı farklı. kimisi onu sarıp sarmalayan bir ana kucağı gibi hissediyor vatanını. en zor zamanlarda, en büyük yenilgilerden sonra yara bere içinde koşup sığınabileceği ve yeniden küçük ve aciz bir çocuk gibi olabileceği bir sığınak gibi seviyor. kimisi ise onunla hep gurur duymak istiyor; her şeyde birinci olsun, hep en iyisi, en güçlüsü olsun; herkes önünde selam dursun...

    güçle ilgili olarak taşıdığı bütün takıntıları onun üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyor. bu zorlayan, hırpalayan bir sevgi türü ve kaçınılmaz hayal kırıklığının ardından da öfke geliyor. ben çocuğunu bütün zaaflarıyla, günahlarıyla kabullenen bir anne gibi seviyorum türkiye'yi. koruyucu, kollayıcı, affedici bir şefkatle seviyorum. bazen, buluğ çağında, kimliğini tam bulamamış, ne yapacağı pek belli olmayan bir genç kızın annesinin duyduğu tedirgin sevgiye benziyor sevgim. onun için hep endişe duyuyorum.

    onun kendine zarar vermesinden, kendi kendini incitmesinden korkuyorum. kendini incittiği zaman da başına kakmak gemiyor içimden. gelsin, başını dizime koysun, "üzülme güzelim, bir dahaki sefere... bir dahaki sefere birlikte başaracağız" diye avutayım istiyorum. bazen de hayatı acılar içinde geçmiş, kadri bilinmemiş, itilmiş, kakılmış ama çektiklerini kader diye sineye çekmiş, asla isyan etmemiş yorgun, yaşlı bir bilge oluyor. ama hep kadın...

    ben onun savaşkan, iddiacı, "erkek" hallerini sevmiyorum. öyle olduğu zaman uzaklaştığımı hissediyorum. "yalnız ve güzel" evet çok güzel...

    her geri dönüşümde onun kimselere benzemeyen o gizemli güzelliğini yeniden keşfedip yeniden hayran oluyorum. ama ille de o yalnızlığı nasıl da içime dokunuyor. hayatları boyunca hiçbir yere tam ait olamamışlarda, iki arada bir derede kalmışlarda; kendini bir türlü tam olarak anlatamamışlarda, anlaşılamamışlarda görülen hüzünlü bir yalnızlık bu...

    son sevgilisi de "biz farklı dünyanın insanlarıyız" deyip çekip gitmiş; bir türlü dengini bulamamış soylu güzeller gibi, iki dünyanın arasında bir yerde, bir başına öylece yapayalnız duruyor.
    (esmeralda, 23.06.2008 02:51 ~ 02:53)
  22. bu sözü başkası dese, hadi oradan milliyetçilik yaparak öne çıkmaya çalışıyor derdim. ama nuri bilge ceylan, gözümden yaş getirecek kadar içten şöyledi. evet ne yazık ki ezelden beri yalnızdın, ebediyete kadar yalnız olacaksın benim güzel ülkem.
    (modone, 26.05.2009 01:15)
  23. nuri bilge nin ödül aldıktan sonra çıkıp öyle s.kindirik şeyler söylemek yerine,söyerken gözlerinin parladığı ve aynı anda gözlerimin dolmasın ve güzel ülkeme bir daha aşık olmamı sağlayan sözleridir
    (diabloe25, 26.05.2009 11:43)
  24. komünist , sosyalist , sınırları aşmış arkadaşlar tarafından nefretle karşılandığına eminim bu cümlenin. nuri bilge , sinemasıyla kendine ne kadar hayran bıraktıysa beni , bu cümle ile de bir o kadar hayran bıraktı. halbuki orhan pamuk ya da elif şafak gibi yapıp , milyonlarca gaz beleşi çoşturabilirdi. seviyorum seni nuri.
    (hplovecraft, 16.06.2009 14:57)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil