ankarada punkımsı arkadaşların içmek, sıçmak ve yiyişmek için kullandıkları mekan..
hoş bir ortam olup kimse kimseye karışmaz.. kusmak belli başlı geleneklerdendir bu şekilde gübreleme yaparlar..
(bkz. gül parkı)
(bkz. gül bahçesi)
http://www.tusonline.com adlı sitede sınavın ardından sorularını barındıran ve bu soruların site üzerinden çözümü doğrultusunda hediye kazanılan sınav ki bu sınavın sorularını siteye ekleyen zat ben oluom.. cevaplarda benim elimden gecio.. ama istemeyi düşünecek adam avcunu yalayabiler..
ingilizce, temel tıp bilimleri ve klinik tıp bilimleri olmak üzere üç bölümden oluşur. ancak doktor olacak kişileri belirlemek için bir de kişilik ve psikoloji sınavı eklenmelidir. sapıklar, psikopatlar vb. uzman doktor olamamalıdır.
bu sınava doktor olmak için girilmez, doktor olanlar ihtisas için girer
bilinen neredeyse her sınavdan daha zordur, daha çok çalışma gerektirir aylarca evine kapanıp, günlük uyku saatini azaltan, gün içerisinde ders çalışmak dışında sadece yemeğe ve temel ihtiyaçlarına zaman ayıran, zombiye dönen kişiler istedikleri yeri kazanır sadece, senede iki defa uygulanır ve istediği yeri kazanamayanlar yine 6 aylık bir eziyetin içine girer
sınavın sonuçları açısından hastanelerin ilgili uzmanlık bölümünde açacağı kontenjan da çok önemlidir
tıp fakültelerinin başarılarını kıyasladığı sınavdır. ancak bu başarı sıralamasına sadece o yıl okuldan mezun olup, tusa hazırlanıp girmiş öğrencilerin değil de; yirmi yıldır çalışan, bi bakayım ne olacak diye girenlerin de sonuçları dahil olduğundan net bir sonuç vermez; bir fakülte ne kadar yeni ise ve ne kadar az mezun vermiş ise o kadar öne geçer bu sıralamada
her sene eylül ve nisan aylarında ankara'da gerçekleşen tıpta uzmanlık sınavı. hayatı sınavlarla geçmiş ve bu da sonuncu olur inancıyla girilen, muhtemelen her doktorun bir veya birkaç kere tatma fırsatı buldugu, tadı batasıca sırat köprüsü. 100 temel bilimler 100 klinik bilimler sorusu sorulur ve 200 soruya 3.5 saat süre verilir, ilk 1 saat 15 dakika boyunca salondan çıkış yasaktır, madem bilmiyorum o zaman formula1'i izlemeye yetişeyim diye düşünülüp ayaklanılırken salon görevlisinden uyarı alınır, dışarı çıkılamaz, gece özetler izlenir. ankara dışından gelen tüm hekimler sınav bitiş düdüğü ile birlikte söz birliği etmişcesine ve muhtemelen yer yön bilmemek dolayısı ile kızılay'da toplaşır, tanıdıkları insanlar geldikçe madem geldik gezelim diyerek etrafa dağılırlar. ankara dışından geliyorsan kalacak yer problemdir, soğuk hava problemdir, yolların tek yönlü olmasından dolayı gittiğin yoldan gelememek ve nerde oldugunu bilememek problemdir, bunların hepsinden de önce sınavla ilgili ne bildiğini bilmek problemdir. bütün bu problemlere rağmen hayatının akışını değiştirecek kaderini tayin edecek sınavdır kendileri.
efendim 1. sınıftan itibaren her oğrencinin belleğini işgal eden canı sıkan muhabbetlerin temel konusu olan ve herkesin ust sınıftan kendisiyle ilgili duyduğu gayri bilmisel gayri ciddi gayri real ne varsa kendi sınıfına yaymakla mukellef saymasına gorevlendirmesine ve parası olanların 4. sınıftan 3 yıl surecek dersane surecine azimle sarılmalarına sebebiyet veren alternatifi olmayan/olamayan/olmaması gereken/olmasını istemediğimiz/ torpil olmasın bebeler olmesin dediğimiz sınav/savaş/bilmem ne
girip girilebilecek en zor sınavlardandır. 6 yıllık zor tıp eğitiminin ardından o 6 yıl boyunca gördüklerinizi en incik gıncığının sorulduğu sınava çalışma esnasında normal insanlıktan çıkıp farklı bir boyuta geçildiği sınavdır.
6 yıl tıp okuyup doktor olduktan sonra teyzelerin,amcaların 'ne doktorusun evladım?' sorularına cevap verebilmek için girilmesi ve ayrıca kazanılması gereken sınavdır.ayrıca öyle nükleer tıp,anestezi falan gibi teyzelerin,amcaların anlamayacağı bölümlerin kazanılmaması gereken sınavdır.kadın doğum,göz falan uygun olabilir bu açıdan.bu arada 25 yaşına gelip hala ders çalışmaya çalışırken çekilen eziyetler sizin sorununuzdur zira doktor olmayı seçtiğinize göre dünyanın bütün çilesini çekmeyi göze almışsınızdır zaten.müstahaktır size..