1. şarlatanın en son boyutudur kendisi. ama şarlatan olması bu adamın salak olduğu anlamına gelmez. bu adam suçlu değil. suçlu olan bizim salak insanımız. bu salak insanımızı eğiten kurumlar. eğitim sistemi suçlu.
  2. 'bende bir keramet var, benimle uğraşanı allah cezalandırır.' demiş yayında. sonra bu cümleden ötürü idari para cezasıyla cezalandırılmış program yapımcısı.

    rtük başkanı prof. dr. davut dursun da cezanın şekline karşı çıkmış, 'kişiler fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edilemez' hükmünün ihlalinden değil, 'olsa olsa belki de manevi değerlerin istismarı' bakımından ceza verilmesini istemiş. peşinden de rtük'ten şu açıklama gelmiş:

    'konuşmaların ifade özgürlüğü kapsamında olduğu görülmektedir. gerek türk hukuk mevzuatı, gerekse aihm içtihatları nazara alındığında, iddia konusu ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğu açıktır.'

    gözlerim yaşardı bu muhteşem açıklamanın akabinde, düşündükçe hala yaşarıyor kendimi ağlamamak için zor tutuyorum *

    bozacının şahidi şıracı!

    küfretmekten nefret eden bir insanım ama bunlar beni zorla analarıyla akraba yapıyorlar ya!!!
  3. normalde püff şarlatan deyip geçeceğim amaaaan zaten kim inanır ki bu adama bırak ne hali varsa görsün bakış açısıyla yaklaşacağım türden bir adamken kendisi; kendi, öz, birebir kan bağına sahip olduğum annemin adamın mehdiliğine inanıp programının müdavimlerinden, dergisinin satıcılarından olduğunu öğrenmemle hayata barışa bilimselliğe akılcılığa din alimlerine olan inancımı kökten sarsmış olan adam. düşününce halkımızda hiç mi akıl yok nasıl böyle din tacirlerine inanır demek geliyor içinizden biliyorum ben de öyle diyordum ama kendi annemin de o aklı olmadığı varsayılan güruha dahil edildiğini farkedince saf, eğitimsiz yurdum insanının inanmaya hazır doğasından faydalanmak suretiyle yapılan türlü şaklabanlıklara amaaan püf şarlatan diyerek bakıp geçen benim, sizin, "yetkili kurumların" aynı akılsızlığa katkı sağlamıyor olduğumuzu idaa edebilir miyiz?
    sanırım adnan hocasıyla tuncay çiftçisiyle anca sosyal paylaşım sitelerinde dalga geçmeye kadarlık ilgileniyoruz, buna gerçekten inanıp hayatını adayan adamlar var (şaka gibi ama gerçek).
    ne zamandan beri bu kadar sadece kendimizi düşünür olduk ki biz.
  4. "gönlünüzden geçirin , hep birlikte allahımızdan isteyelim!.."

    saat gece 01:00 uykum kaçtı.can sıkıntısından kanal kanal geziniyorum."kanal t" diye de bir kanal varmış meğer.tam ordan da sekiyordum ki ; "tuncer çiftçi ile hoş sohbetler" isimli bir programın tanıtımı dikkatimi çekti.şimdi ne denildiğini tam hatırlamıyorum ama ;fonda duyulan kadın seslerinden tuncer çiftçi'nin bir tür şifacı olabileceğini düşündüm.

    hotbird'de bolca hıristiyan versiyonunu gördüğüm türden bir program olabilirdi.
    bu alana islamcı dinsömürganlarının bu güne kadar el atmamış olması, beni şaşırtmaktaydı.
    hotbird'de rastladıkça kısa süreler izlediğim hıristiyan versiyonlarında ki sömürganlar ve sömürganların yaptıkları türlü trajikomik atraksiyonlar beni güldürürlerken , inanırların bunlar karşısındaki çaresiz safiyane duruşları ise içimi burkardı. bu inanç showlarında ki tek olumlu taraf kilise korist ve solistlerinin profesyonel icracı tadındaki performanslarıydı.

    neyse uzatmayayım!...bakalım "bizim toprakların dinsel şifacısı" nasıl bir performans sergiliyor? diye biraz izlemeye karar verdim.

    ilk izlenimim olarak tuncer çiftçi'nin , dua ederken kullandığı arapça kelimeleri , isimleri düzgün telaffuz edemediğini söyleyebilirim.

    birileri sürekli telefonla bağlanıp "annem hasta , babam yatalak , küçük kızım havale geçirdi , oğlum belinden ameliyat olacak!..hocam!..ne olur , bir dua edin şifa bulsun!" diye neredeyse bu adama yalvarıyorlar.

    bu da arayan ve kendisinden şifa için dua isteyen izleyicilerine , programını ne kadar zamandır? izlediğini filan soruyor. eğer aldığı cevabı beğenmezse istekliyi hemde başından savdığı iyice belli olacak şekilde savıyor ya da klasik cümlesini kuruyor.
    "gönlünüzden geçirin , hep birlikte allahımızdan isteyelim!.."

    ama arayan bu programı kaçırmadan izlediğini ve dostlarına tavsiye ettiğini ya da bunun goncanın özlemi diye bir dergisi var, arayan o dergiyi alıp dağıttığını söylüyorsa ,işte o zaman başlıyor tiyatora.

    mesela arayan kadın dua isterken demiş olsun ki ,"ayağım çok ağrıyor ağrıdan yürüyemiyorum"
    tuncer çiftçi, dua ederken(?!?!?!?) sağ elini sol göğsüne sertçe bastırıp ,yüksek sesle hafif peltek sıralıyor ardı ardına.

    ahir zaman nebisi olan efendimiz.
    hz muhammed mustafa!..
    allahummesalli alaseyyidina muhammedin ve ala ali seyyidina muhammed
    sallallahu ve aleyhi ve sellem'in yüzü suyu hürmetine.
    7 kat yerin sahibi sen!..
    7 kat göğün sahibi sen!..
    aralarındakini bilen sen!..
    hepimizi affet!..
    sıkıntılarımızı kaldır!...
    hastalarımıza, hastalıklarımıza, hepimize;
    efendimizin, kaim hazretlerinin , zaman sahibinin hatırına!..
    ismi azam duası yerine koyarak,
    söz yere düşmez!..
    allahım affeder'..
    ayağın da ki acıyı alıverir,
    eyüp aleyhisselamın şifasına söyler!..
    hiç bir şeyiniz kalmaz..
    kalkarsınız!..
    anlasınızda, anlamasınızda!..
    efendimizin, kaim hazretlerinin ,zaman sahibinin hatırına
    söz yere düşmesin!..
    eyüp aleyhisselamın şifasına söyler!..
    ayağınızdaki acıyı, hepsini kaldırır..
    allahım dünyaya duyurur ve gösterir.
    şimdi kaldırır ve dünyaya duyurur..
    allahım seni seviyoruz.
    hayırlı bir gece hayırlı bir program nasib et.
    dualar yere düşmesin..
    allahummesalli alaseyyidina muhammed.
    ve ala ali seyyidina muhammed.
    fatiha...(burada bıdır, bidır dua okuyordu, bir ara sesi duyuldu telaffuz yine çok başarızızdı)

    sonra kadına sordu.
    -ablacığım bir şey hissettin mi?
    kadın ne diyeceğini şaşırdı. başladı tekrara..
    -allah senden razı olsun hocam. ben seni hep izliyom. herkeslere seni anlatıyom.dergilerini de aldım dağıtıyom.
    dualışifacı kızdı!..
    -onu sormuyorum..hani telefonla bağlanan herkes diyor ya; dua edildikten sonra, bir ateş yükselmesi oluyormuş(burada telefonda ki kadını yönlendiriyor) hani... bir karıncalanma filan, böyle birşey hissettin mi?
    -evet hocam!..allah senden razı olsun.her yolunu açık etsin, her işinde, geyretinde kolaylık versin..
    dualışifacı kuru "evet" sevmiyor..yönlendirmeye devam etti.
    -ablacığım!.. bırak şimdi onları..sen duadan sonra hissettiklerini söyle..nasıl bir ateş oldu ağrıyan yerinde? dalga dalgamı, hafiften başlayan mı?
    kadın tarif etti.
    -evet hocam!..ateş oldu sonra karıncalanma!..allah senden razı olsun!.. sayende şifa bulacağım inşallah..
    dualışifacı tatmin olmadı..
    -ablacığım!..kalk şimdi bak bir.yürüyebiliyormusun?ağrın var mı?
    -kalktım hocam!..
    -yürü bakalım...ağrın azalmış mı?
    -biraz var ama oda geçecek inşallah senin sayende..
    -öyle şeyler söyleme..benimle bir alakası yok.hepsi allahtan...
    (seyrettiğim bölüm boyunca bu tür söylemlere itiraz etmiyordu aslında)
    -evet hocam şöyle yumurta gibi bir şiş var bacağımda o acıyor hala...(anlaşılan bu şifa duası pek işe yaramamış)
    dualışifacı konuşmanın mecrasını değiştirmek için atıldı.
    -allahın izniyle hepsi geçecek !.. ağrı, şiş hiç biri kalmayacak inşallah...
    -inşallah hocam...hep sana duacıyız hocam hep senin arkandayız.
    dualışifacı kendinden emin soruyor.
    -ablacığım soyismin ne?
    kadın soyismini söylüyor.
    dualışifacı özgüveni tavanda garip bir işe girişiyor...
    -....(ismi saklı) ablacığım bizi nereden arıyorsun?
    -.....'dan(ili saklı) arıyorum hocam...
    dualışifacı devam ediyor.
    -adresin ne?
    kadıncağız; soyismini söyleyip, adresini de; sokağını , caddesini, oturduğu evin numarasına kadar sayıp dökerek veriyor canlı yayında..
    dualışifacı soruyor tekrar adresi kısmen tekrarlayarak...
    -şimdi biz gelsek ....'ya.., ...... sokağında sorsak gösterirler mi evini? ..... abla nerede oturuyor? diye..
    -gösterirler hocam...
    -peki sen dermisin kardeşlerimize bu program sayesinde, dualarımız aracılığıyla iyileştiğini...
    -söylerim hocam..zaten hep söylüyorum..kanal t'de tuncer hocam var hastalar sayesinde hep şifa buluyor diye...
    -estafirullah...allah celle celalühü sayesinde...
    -olur mu hocam? senin sayende..başkaları da dua ediyor onlar şifa buluyor mu?
    dualışifacı tevazu gösteriyor...
    -kardeşlerimiz böyle şeyler söylemesin..herşey alahımız sayesinde , efendimizin ,kaim hazretlerinin , zamanın sahibinin hatırına...
    -evet hocam....
    program böyle sürüp gidiyor...işte...
    peki tuncer çiftçi'nin iddiası ne diye soracak olursanız?anlaşıldığı kadarıyla iddiası yok, ama bir iması var...
    dedi ki programın bir yerinde...
    -ben duysaydım, birisi varmış...allah rızası için hergece saat birde program yapıyormuş, allah rızası için dua ediyormuş ve hastalar şifa buluyormuş.derman bulmaz denen dertler derman buluyormuş.kansermiş başka hastalıklarmış yok oluyormuş.ben o adamın peşinden hiç ayrılmazdım..herşeyimle , malımla canımla...(diyor ki ne duruyorsunuz? gelin...ama boş gelmeyin...)
    iması ne derseniz? bağlananların bazılarının ona "zamanın sahibi" filan dediğini, onun da bu söyleme sert olmasada(bazen yüzünde müstehzi bir gülümseme ile) karşı çıkar göründüğünü söyleyebilirim.
    sonradan araştırdım da; bazı tarafgirleri dualışifacı'nın kelime telaffuzunda ki başarısızlığı imam suyuti'den rivayet edilen bir hadisle açıklamaya çalıştıklarını görünce tablo aydınlanır oldu.
    ne yani? diyor tarafgirleri.. mehdi'nin de telafuzu bozuk olacakmış, oda hafif peltek olup bazı kelimeleri söylemekte güçlük çekecek miş.. ne var ki bunda..diyorlar. yalnız "tuncer çiftçi" mehdi'dir demiyorlar.. onu da söyleyeyim ,sonra diğer mehdi çok kızar buna...karstan, ardahandan celp gelebilir, benden söylemesi....

    (bkz: @10577121)
  5. rtük hakikaten ne işe yarıyor? sorusunu sorduran adamdır.
    geçenler de adam müridleriyle kanal t'de program yapıyordu..
    kadın'ın biri tuncer hocasına olan sevgisini ifade etmek için.
    -desen ki bana çocuğunu kaldır camdan at. hiç gözümde değil atarım senin için. dedi.
    sonra tekrarladı.
    -iki çocuğum var feda olsun sana...
    bekledim düzeltsin desin ki "yok. yahu ben manyak mıyım niye isteyeyim çocuğunu atmanı"
    desin ki;"hem sen niye çocuğunu atasın ki? insan hiç bir şey için çocuğunu feda edemez , etmemeli!.. "
    desin ki; " böyle şeyler söylemeyin, eğer böyle saçma sapan şeyler söyleyecekseniz, bir daha yanıma gelmeyin"
    demedi arkadaş. hiç birisini demedi. bilakis keyifle gülümsedi bu söz üzerine..hatta bana sırıttı gibi geldi.
    şimdi bu söylemin dinde ki yerini islam adına kelamı dinlenen hoca takımı ve bir televizyonda kamuya malolmasını da rtük tartışsın..
  6. üçkağıtçı ve şarlatan -net.

    giresun'da eskiden çalıştığım bir okuldan çok tatlı küçük bir öğrencim şimdi sekizinci sınıf öğrencisi olmuş. facebook'tan beni ekledi ve bana "tuncer abimizin" videolarını izlememi önerdi.

    yazık lan biz dalga geçiyoruz belki ama çoluk çocuk inanıyor bu üçkağıtçılara. bunlar da zenginleşiyor. samanyolu tv dizileriyle bir de bu dolandırıcılarla bir neslin içine edildi, duyurulur.