türk silahlı kuvvetleri'ni savunmak için kullanılan en gülünç argümanlardan biri. şu kısa ömrümde "abi tamam doğru söylüyorsun da türk silahlı kuvvetleri'ni yıpratmayalım lütfen." şeklinde cümlelerle sıklıkla karşılaşmış biriyim, o yüzden rahat konuşmamın kusuruna bakmayın.
nato ile ilişkilerini eleştirirsin >> "yıpratmayalım lütfen."
abd'ye,
ab'ye karşı suskunluğunu eleştirirsin >> "abi bi bildikleri vardır onların. yoksa niye sussunlar? aa yıpratıyorsun bak."
11 askerinin başına çuval geçirildikten sonra en ufak bir tepki vermemesine bozulursun >> "sen daha iyi mi bileceksin lan? yıpratma tsk'yı!"
`
laiklik` söz konusu oldu mu muhtıra üstüne muhtıra yayınlamasını ama iş `terör`e geldiğinde, teröre destek verenler için ağızlarının bıçak açmamasına içerlersin >> "yeter ulan, yıpratma diyorum yıpratma!"
kürdistan için "savaş nedenidir" demesini, ama
oyak'la tonlarca çimentoyu k.ırak'a taşımasını, kürdistan'ın kurulmasına bizzat kendi elleriyle yardım etmesinden bahsedersin >> "tutmayın lan beni, şimdi sktim belanı!"
bunun sonu nereye gider bilinmez. ama türk silahlı kuvvetleri'nin iki-üç eleştiriyle yıpranacak bir kurum olduğunu iddia edenler, türk silahlı kuvvetleri'ni eleştirilemez bir kurum hüviyetine sokanlar nasıl bir hayal aleminde yaşıyorlar hala çözebilmiş değilim.
türk silahlı kuvvetleri hiç hata yapmayan, her şeyin en iyisini bilen, her zaman devletin ve milletin iyiliğini düşünen bir kurum değildir. yeri geldi mi laikliğe en büyük zararı vermiş, yeri geldi mi terörün en büyük destekçisi olmuş, yeri geldi mi de demokrasiye en büyük darbeyi vurmuştur. bu ülkenin nasıl medyasının, siyasetinin, ekonomisinin içine sızılmışsa, askeriyesinin de içine sızılmıştır. bu kurum kendi içinden,
kenan evren gibi bir genelkurmay başkanı,
çevik bir gibi bir orgeneral çıkarmıştır, başka söze gerek var mıdır? türk silahlı kuvvetleri'nin dışı kurşun geçirmez bir zırhla kaplanmamış, koruyucu bir kalkanla etrafı sarılmamıştır. bazılarının bunu anlamasında yarar vardır.