an itibarıyla haber kanallarına "son dakika" ibaresiyle düşmüş bir gelişmedir.
(bkz: http://www.bbc.co.uk/...)
bu harekat, karakteri itibarıyla şu özellikleriyle ortaya çıkmıştır kanımca:
-tsk'nın koşullar ne olursa olsun-abd'nin hurdaya ayırdığı g3 piyade tüfekleriyle de olsa-hareket kabiliyetinin ortaya konması
-uluslararası arenada bir onur savaşının sahnelenmesi ve kabul ettirilmesi
-hedefin pkk'dan ziyade uluslararası baskın güçlere "istersek yapabiliriz"mesajının ana hedef olarak ortaya konması ve hedefe ulaşılması.
-gerilla hareketinde ele geçen karşılığında verilen şehit oranının kabul edilebilir ölçüsünün 1/7 olduğu göz önüne alınırsa,tsk bu oranı elde ettiği sonuç itibarıyla alt üst ederek,olağanüstü bir işe imza atmıştır.
-son iki gündür operasyonun hem abd ve hem de ıraklı yetkililerce eleştiri alması;nihayetinde abd'nin beyanlarıyla bir anlamda"çekilseniz iyi olur" demesi...lakin operasyonun bitirilip,birliklerin hemen çekilmeye başlaması,tsk'nın "işimizin bitiş tarihine biz karar veririz" şeklindeki karşı beyanlarına olan inancı ne yazık ki zayıflatmıştır.
bize de asker yolu gözleyenlerin gözü aydın olsun demek kalmıştır.
edit:g3 piyade tüfeği esasen cetme adıyla anılan ispanyol tüfeğinin üzerinden ortaya çıkan alman malı bir üst tasarım silahtır. ancak,nato'nun her anlamda itici gücü olan amerika'ya tarafımdan maledilmesi tamamen ironidir.tsk'nın mke tarafından üretilen modelleri ise oldukça hantal ve kullanımı zor silahlardır. bu nedenle yine tarafımdan "hurda" olarak nitelendirilmiştir.
içeriğini ve sebeplerini bilmeden üzerinde spekülasyonlar yapmanın son derece faydasız olacağı durumdur.
askeri bir kararla girilmiş operasyon yapılmış ve askeri bir kararla çıkılmıştır. yok amerika dediydi yok şöyleydi yok böyleydi, bunların hepsi boş laflardan öteye gidemez.
çekilmenin kararını asker verecekti ve verdi, o kadar.
tüm mehmetçiklere ve komutanlarına teşekkür ederiz. allah razı olsun. ama artık bu düşük yoğunluklu savaş son bulmalı, zekice, ulusumuzun birliğini korumaya yönelik demokratik ve ekonomik adımların atılmasıyla bu sorunun çözümüne gidilmeli, savaş üzerinden sömürü yapanlara daha fazla fırsat verilmemelidir.
27 şubat 2008 :
amerika birleşik devletleri savunma bakanı robert gates 27 şubat 2008 tarihinde, türkiye'ye gelmeden önce gazetecilere "türklerin bu operasyonu mümkün olduğunca kısa sürede yapması ve sonra ayrılması çok önemli. ırak'ın egemenliğine önem vermeliler" demiştir. operasyonun süratle bitirilmesini isteyen bakan gates, "süratle"den kastının "aylar" değil, "bir ya da iki hafta" olduğunu ifade etmiştir.
28 şubat 2008 :
28 şubat 2008 tarihinde ankara'ya gelen robert gates, abd'nin ankara büyükelçisi ross wilson eşliğinde önce meslektaşı vecdi gönül ve genelkurmay başkanı orgeneral yaşar büyükanıt ile görüştü. ardından cumhurbaşkanı abdullah gül ve başbakan recep tayyip erdoğan ile görüşen robert gates, bu görüşmelerin ardıdan türkiyeden ayrıldı.
genelkurmay başkanı orgeneral yaşar büyükanıt ve robert gates görüşmesinde amerikalı bakan, büyükanıt'tan afganistan'da taliban ile savaşmak üzere "muharip asker" talebinde bulundu ancak bu talebi büyükanıt tarafından "biz şu anda zaten terörle kuzey ırak'ta savaşıyoruz, dolayısıyla afganistan'a tek bir asker bile gönderemeyiz" gerekçesi ile red edildi.
bu görüşmeden birkaç saat sonra gerçekleşen, ispanya genelkurmay başkanı felix sanz roldan ve orgeneral yaşar büyükanıt görüşmesinden sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan büyükanıt, bir gazetecinin abd savunma bakanının bir gün önceki sözlerini hatırlatması üzerine “kısa süre izafi bir kavram, bazen bir gün, bazen bir senedir. biz 24 senedir terörle mücadele ediyoruz. onun için bizim terörle mücadelemiz devam edecek. abd de terörle mücadele ediyor. afganistan'da kaç yıldan beri. aynısını kendisine anlattım, anlayışla karşıladılar" demiştir.
akşama doğru, ajanslara amerika birleşik devletleri başkanı george bush'un açıklamaları gelir. başkan bush "pkk ortak düşmanımız. harekat olabildiğince çabuk sonuçlandırılmalı ve türk askeri en kısa sürede kuzey ırak'tan çekilmeli" şeklinde konuşur.
29 şubat 2008 :
29 şubat 2008 tarihinde, kuzey ırak sınırındaki hareketlilik, bölgede görev yapan habercilerin dikkatini çeker ve televizyonlardaki haberlere bu hareketlilik damgasını vurur : türk askerleri geri dönmektedir. ilk önce, bölgede uzun süredir görev yapan yorgun birliklerin geri döndüğü, ardından görev yapılan bölgelerin ve kampların tamamen temizlendiği, sıranın diğer kamplara geldiği iddia edilir. bu sırada genelkurmay başkanlığının resmi internet sitesinden açıklama yapılır : konuya ilişkin kapsamlı basın açıklaması genelkurmay başkanlığı'nca bugün yapılacaktır.
bu açıklamadan birkaç saat sonra nihai açıklama yapılır; harekat sona ermiştir.
ve son olarak, 29 şubat 2008 tarihinde gerçekleşen bir diğer hadise : "dünya bankası'ndan 6.2 milyar dolar mali destek"
---
tüm bu yaşananların tesadüf olmasına duyduğum inanca ve ülkemiz yüksek makamlarına karşı bu hassas konu nedeniyle duyduğum güvene rağmen, rahatlık söyleyebilirim ki : skandal. eğer tüm bunlar bir tesadüften ibaret değilse, artık türkiye cumhuriyeti'nin bağımsız bir içişleri ve dışişlerine sahip olduğundan bahsetmek oldukça güçtür.
"harekatın başlangıç ve bitiş zamanı tamamen askeri gerekçe ve ihtiyaçlara göre tarafımızdan belirlenmiştir. türk silahlı kuvvetlerinin bu kararına içeriden ya da dışarıdan her hangi bir etki söz konusu değildir. kaldı ki, bu konuda bazı haberlerin çıktığı gün, harekata katılan birliklerin bir kısmı başlangıçtaki planlama gereği sınırlarımız içine çekilmiş durumdaydı"
bu hareket'in gösterdikleri konusunda söyleyecek fazla birşeyim yok. en fazla 3 madde
harekatın kısa tutulması iklim şartları göz önüne alındığında gayet mantıklıdır.
bu iklim koşullarının seçilmesi sadece tsk nın her şartta manevra kabiliyetini göstermek değil, özellikle tsk nın yumuşak karnı olan mayın'a karşı doğal bir koruma sağlamaktır.
buraya dikkat: en önemlisi ise g3 serisi tüfeğin amerikan malı sanılması ve amerikan hurdaları diye nitelendirilmesidir. g3 alman patentli bir silah olup, mke tarafından üretilmektedir. ismini germany kelimesinden alır.
''bu kadar da olmaz, bugün çekilme planlamış bile olsa sadece başka bir ülkenin güdümünde olmadığımızı göstermek için bile bir - iki gün daha kalınırdı'' denilen ve resmen aciz olduğumuzun kanıtı eylem.
(bkz: yazık)
(bkz: güdüm)
(bkz: manda ve himaye kabul edilemez)
not: türkiye ırak'tan çekilmiştir. onlarca yıldır kuzey ırak denilerek kafamıza kazınan olgu yine burada da ortaya çıkmıştır.
tsk nın ne girmesi ne çıkması sorunu çözmemektedir. bugün kuzey ırak olarak nitelediğimiz bölgede yaşayanlar her şeyden önemlisi insandır. can ve mal güvenliklerinin sağlanması gerekir. 36. paralelin üstünün bm ve nato ca derhal boşaltılması gerekir. bölge halkı bağdat' ın güneyinde yada suriye' nin güney batısında kurulacak mülteci kamplarına yerleştirilmelidir. insanlık bize bunu emrediyor.
kuzey ırak'a gireceğiz, hepsinin, tüm pkklıların, tüm türk düşmanlarının, mehmetçiklerimizin masumlarımızın canına kıyanların canına okuyacağız diye gittik, 3-5 kişi öldürdük, şehitler verdik..
olsun dedik.. şehitlerimiz vatana feda olsun, köklerini kazıyacağız şerefsizlerin dedik bir umutla, bir heyecanla..
..
dedik. dedik de, ne oldu..
karşı çıkanların linç tehdidiyle karşılaştığını,zap'ın zaptı yakın çığlıklarının üzerinden 24 saat bile geçmeden başbakanın soluğunun ve konuşma metinlerinin kesildiğini,ülkenin alayını dut yemişe çeviren bu durumu göreceğiz ve hala iyimserlik giysimizi giyeceğiz.
salağız da biz,birilerinin yalan söylediğini anlayamayacağız.
uncle sam' in maho ağaların boynuna taktığı tasmaları 2 ilik daha sıkmasını sağlayan operasyondur.
talabani daha 2 gün önce biz kürtler millet ve devlet olma bilincine ve kültürüne sahip olmadığımız için hayaller kurmuyoruz mealinde laflar etti ve tsk çekildi.
tarihi gelişimi şöyle olan olaydır: sakın girmeyin dediler tamam dedik sonra hadi havadan operasyon yapın bari biz de size istihbarat sağlayalım dediler lütfettiler balıklama atladık bir günde böyle olmaz kara harekatı başlatalım havadan hırpaladık artık son darbeyi vurma zamanı dedik boş olan kamplara girip 300 teröristi öldürdük ve şimdi çıkıyoruz bu muydu yani 300 kişi miydi sadece bize karşı savaşan ya da etkisiz hale getirilmesi gereken?hiç sanmıyorum.
her koşulda bir düzüne alternatifi olan silahlı kuvvetlerin, böylesine bir önyargıya meydan bırakacak şekilde hareket etmesine çok masum bakamıyor insan. taraf olmak isteyipte tatmin olamamanın çıbanı batıyor kıçımıza.
başkasının isteğine göre türk silahlı kuvvetleri'nin bölgeden çekildiğini ima etmek veya açıkça ortaya koymak biraz ayıp olmaktadır. her türlü kişi, parti veya kuruma amerika'nın etkisi tartışılabilir bir konu kapsamındayken türk silahlı kuvvetleri ile bunu bağdaştırmak yakışık almamaktadır.
mantıklı bir zamanda bitirilmiş operasyonun amerika'nın görüşleriyle paralellik göstermesin diye uzatılmasıdır abes olan. kaldı ki sürekli konuyla ilgili informasyon alışverişinde bulunulduğu her fırsatta vurgulanan bir ortamda açıkça emir(!) alır mı ordumuz tüm dünyanın gözünün önünde?
bilmiyoruz ne olduğunu ve hiç de bilemeyeceğiz tam olarak.sorun da budur ya.youtube'a düşen görüntülerin kimden geldiğini bile bilememekle açıklamaya çalışan bizler, tsk'nın verileri ile olanı görüyor, duyuyor ve anlamlandırmaya çalışıyoruz.bilmemek sadece acıyı değil, komployu, sallamayı, korkmayı, güvensizliği ve daha başka şeyleri de getiriyor bize.amerika diyoruz, oha artık göz göre göre diyoruz, onlar istedi diyoruz.ama niye sadece "biz" diyoruz?özneler nerde, niye nesneler cümleyi hep vurgulayan öge? sevinsek mi üzülsek mi bilemiyoruz.neyi hayal ettiğimizi bile bilmiyouz, kaç pkklının ölmesi çıkmamız için yeterliydi, askerimiz mi istedi bunu, planlanan her şey bu mu ve oldu mu, ee şimdi noolcak soruları var aklımızda.bush çıkın dedi diye mi çıktık, ya bu buşt ne menem bi buşt böyle, hayır asker zaten her şeyi planladığı gibi yaptı buşla ilgisi yok mu?her halükarda devletten devlet sırlarını istemiyoruz ki, gerçeğin bizim yarı sahamıza bakan tarafını istiyoruz sadece ve hakkımız var buna..susmamız için birilerinin konuşması gerek..
kim ne derse desin anormal bir şekilde gerçekleştiği aşikar olan olaydır.çelişkilerle doludur.amerikan savunma bakanı ve bush'un "en kısa sürede çekilmeliler" uyarıları, başbakanın "operasyona süratle devam ediyoruz, pkk varlığını ortadan kaldıracağız" türü söylemleri ve geçmişte 3000 den aşağıya terörist öldürmeden bitmeyen operasyonlar düzenlemiş olan tsk'nın bir haftada 200 küsür ölü terörist ve 27 şehit ile "amaçlarımıza ulaştık" diyerek operasyonu bitirmesi ve tüm bunların aynı zamanlara denk gelmesi insanı biraz huylandırıyor.
operasyonun bu kadar çabuk bitmesi elbette hepimizi şaşırttı.ancak operasyonun çabuk bitmesinden daha çok şaştığımız birşey vardı ki o da başbakanın son güne kadar operasyonun durumundan bihaber bir şekilde "kara harekatına devam ediyoruz, teröristlerin kökünü kurutacağız" şeklinde söylemlere devam etmesiydi.
bu noktada birkaç ihtimal var.
+ amerika'nın söylemleri tsk'nın operasyonu erken bitirmesine yok açmış olabilir veya hükümetin orduya bu şekilde bir talimat vermesine neden olmuş olabilir.
+ başbakanın operasyonun süreceği yönündeki söylemlerine bakılırsa, ordu operasyon hakkında hükümeti bilgilendirmiyor olabilir.
+ daha kötü bir ihtimalle, ordu hükümetten bağımsız hareket ediyor olabilir.
+ veya en iyi ihtimalle, bunların hepsi birer tesadüften ibaret olabilir.
ancak bu saatten sonra hiçbir ihtimalin türk ordusunun ve hükümetinin dünya kamuoyunda çizilen karizmasını düzeltemeyeceği kesindir.
amerika' dan bir kaç eleman geldi (isimlerini ve konumlarını yazmakta istemiyorum, hatırlamakta) ve harekat başladı. amerika' dan bi adam geldi harekat sona erdi. noter huzurunda yapılan çekilişte >yapılan< 'numaralar' gözümü kapadığımda gördüğüm sahneyi filtreleyerek anlatabilirim. şu saatlerde içi fokur fokur kaynayan türk gençliği için durumu şöyle izah edebilirim.
tsk nın en önemli çekiliş sorunu ırak ın içine boşalmak istememesi değil zaten girerken korunmuş olmasıdır. harekat öncesi masada planlananın uygulamasıydı. "(siyasi kanadın çırpınışları)" yani bu şu anlama geliyor, tsk başkasının sikiyle gerdeğe girmiştir zaten. ve ne medyayı ne de türk milletini tatmin edebilmiştir.
anlamayı çok isteyipte anlayamadığım ise kuzey ırak ın tc sınırına paralel uzanan kamplara yaptığı operasyonu neden kandil dağına yapmadı. herkesin de bildiği pkk lıların kandil dağında olduğu kaçanların da pejak saflarına sığındığı. acaba pejak a ulaşmak g noktasına ulaşmak mıydı? bütün bunlar tam bir muamma gibi göz kırparken, pkk lıların bıyık altından gülümsemelerini görür gibi oldum. birilerine mesaj vermek istiyorum. fuck off ya. o değil de çok of dedim bugün de. içim sıkıldı.
anlaşılan o ki amerika göster ama verme taktiğini yine başarıyla uygulamıştır. bence devreye burada kondansatör eklenmeli. yoksa önümüzdeki yıllarda birilerinin götü daha çok yanacak.
milletin bu operasyondan beklentileri heralde musul'la kerkuk'u türk topraklarına bağlamak falandıki herkeste böyle büyük bi hayal kırıklığı görünüyor göstere göstere harekat yapıldı nerdeyse bi yıl onceden kuzey ırak sınırına cephane ve asker yığnağı yapıldı terörıstlerde salak olmadıkları için o bölgeyi terk ettiler aslında bu durumda 240 terörist vurmak bile bi başarıdır. asıl önemli olan pkk ya ait kampların cephane ve ikmal depolarının yok edilmesiydiki tsk bunu yapmayı başardı bu pkk ya karşı ne ilk nede son harekat olacak bu bi gerçek pkk yı yok etmenin tek yolu halkın onlara desteğini kesmek buda harekatla değil doğuya yapılacak yatırımlarla, halka verilecek eğitimle olacak şeyler. işin acı yanı abd nın isteğinden sonra ıraktan çıkmaktırki bunun suçlusuda tsk değil bu ülkeyi, geleceğimizi abd nin lütfüna bırakan(satan) siyasilerdir.
kuzey ırak'a askeri bir kararla girilmemiştir.en azından sadece askerin kararıyla böyle bir harekat yapılamaz.boşuna tezkere oylamaları yapılmadı bu ülkede.bilgi sahibi olmadan fikirlerimizi öne sürmeyelim.bu ülke askeri bir hükümetle yönetilmediğine göre bu tür kararları tsk veremez.tıpkı çekilme kararında olduğu gibi tüm mesuliyet askeriyenin üzerinde değildir.o yüzden "bu askeri bir karardı girildi ve yine askeri bir kararla çekildi" lafları boştur.
resmi verilere göre 27 şehit verdiğimiz harekatın sonu.
sonuç, kaybettiğimiz 27 tane insanımız ve arkalarında bıraktıkları acılı yürekler başka hiçbir şey değil. lütfen artık şunun beline darbeyi vurduk bir daha sittin sene kendilerine gelemezler, her koşulda operasyon yapabileceğimizi gösterdik gibi masalları bırakın. bu operasyon verdiğimiz şehitlere değdi mi? değmedi mi? siz onun cevabını verin. her ne kadar harekata dibine kadar karşı olan biriysem de, madem yaptık sonu böyle olmamalıydı. nasıl bir oyunun içine daldığımız bir gün bir yerlerde muhakkak ortaya çıkar.
ama benim aklım yine de şehit verdiğimiz insanlarımızda. her zaman olduğu gibi vatan sağolsun, teröre lanet olsun nidaları eşliğinde kendilerini toprağa verdik. verdiğimiz şehitlik sıfatıyla da kendilerini en yüksek mertebeye ulaştırdık, vicdanen rahatladık. ya geride bıraktıkları?
bir anne olarak ne çizilen karizmayı, ne gelen bilmem kaç milyon doları, ne de tsk ile hükümetin iletişimsizliğini düşünemeyeceğim, duyduğumda yüreğimi soğutan yerinde karar.
kimse kusura bakmasın ben tarafım. bir hafta boyunca, güle oynaya çıktığı baba ocağına ve ana kucağına bayrağa sarılı tabutla dönen 27 şehidin ve sınır ötesindeyken bu gün geri çekilen 10 000 vatan evladının analarının tarafındayım.
iktidarın tsk'ıyı da alet ettiği oyunun son perdesidir.
17. maddede değişikliği unutturmak, el altından milletvekillerinin emeklilik maaşlarına zam yapmak, türbanı üniversitelerde serbest bıraktıktan sonra gündemi değiştirebilmek için tsk'yı gaz getirerek karın kışın içinde onca mehmetçiği cepheye sürdüler.
10.000 asker bir o kadar tank, top, techizat ile gidilen operasyondan topu topu 237 terörist öldürülerek dönüldü. peki ya kaybımız?
27 tane gencecik şehit. ocaklar söndü. analar feryat etti. babalar oğulsuz kaldı. işin maddi boyutundan bahsetmeye gerek bile yok.
30 yıldır terör belasıyla boğuşuyoruz. yada boğuştuğumuzu zannediyoruz. bu ülkede terör olmazsa nasıl gündem değişir? bir yerlerde onlarca askerimiz şehit düşmez, bomba patlamaz, karakol basılmazsa neye bakıpta yolsuzlukları, hortumcuları, ihaleye fesat karıştıranları, o gün evimize ekmek götüremediğimizi unutacağız.
her gün her saat vergi veriyoruz bu devlete. yeri geliyor canımızı veriyoruz. 30 yıldır birşeyi beceremiyorlarsa bizi yönetenler ben artık art niyet arıyorum bu işin altında.
madem komplo teorisi türetiyoruz, biraz da burdan yakalım. acaba abd ve türkiye nin başındakiler ve ordu komutanları hiçbişey bilmiyorlarmıdır da dünkü konuşmalardan hemen sonra geri çekilip aha millet bize böyle böyle desin diyorlardır. gerçekten operasyon bitmiş olamaz mı. ya da bir şaşırtma. ya da söz konusu ülkelere buyrun girdik nooldu deme olasılığı. ayrıca çok daha detaylı düşünürsek (bkz: hilal taktiği)