belki ilginizi çeker
  1. · ilker başbuğ
gündem
  1. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  2. · the twilight saga new moon
  3. · kesilen kediye acıyıp koyuna hiç acımamak
  4. · sözlük yazarlarının dinlemekten bıkmadığı şarkılar
  5. · babaların garip huyları
  6. · giyotine yolladılar gitmedim
  7. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  8. · ölüm
  9. · seviyor olup da sevmiyormuş gözükmek

tsk nın eleştirilemiyor olması  

  1. (cursed, 16.10.2008 00:01)
  2. (bkz: otoritenin eleştirilemezliği)
    *: kitap ismi gibi oldu lan, içeri almasınlar bizi.
    (keyif pezevengi, 16.10.2008 00:02)
  3. tsk'yı eleştirenlere "yıpratma" gibi klişe bir argümanla saldırmaktır.
    (yojimbo, 16.10.2008 00:14)
  4. ordu sistemden bağımsız bir kurum değildir ki neticede sisteme yöneltilen her eleştiri onun kolluk güçlerinede legal şiddet uygulama araçlarınada yapılmaktadır.

    sorun türkiyede yaşanan darbeler sonucunda toplumsal muhalefetin un ufak edilmesi ve sonucunda ülkede tutarlı sağlam eleştiriler getirecek muhalif bir yapının olmamasıdır.bu ülkede hangi egemen odaklara eleştiri yapılabilmektedirki ki tsk bunun dışında kalmış olsun.
    (kasaba insanı, 16.10.2008 00:31)
  5. artık türkiye'de yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlayan durumdur. son yaşanan olaylar gösteriyor ki geç bile kalınmıştır. keşke bu durumun ortaya çıkmasına vesile olan konu kaybettiğimiz şehitler, gözyaşlarıyla dolu cenazeler olmasaydı. bazı şeyleri konuşmaya başlamak için ergenekon yeterde artardı bile.
    (yavuz çetin özlemi, 16.10.2008 00:34 ~ 00:35)
  6. -teseka neden eleştirilemiyor? eleştiririm ben.........
    -usta o değilde bunlar neden dokunulmaz?
    (evinin kadını çocuklarının anası, 16.10.2008 00:35 ~ 00:36)
  7. (bkz: @2768190)
    (umran, 16.10.2008 00:41)
  8. farzedelim bu ülkede yarından itibaren tsk eleştirilmeye başlasın.bu durum ülkede insanların bir anda sistemi çözdüklerinin ve karşısında bir tavır sergileyceklerinin ve ayrıca mevcud düzenin böyle bir muhalif tavra karşı demokratik bir eylem olarak yaklaşacağının göstergesi midir yoksa varolan durumda egemenlerin artık kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan köhnemiş bir yapıyı tasviye etme hareketlerinin başladığının bir göstergesi midir?

    eğer çok yakın bir gelecekte ortada ciddi sosyal dayanaklar yokken böyle bir eleştiri hareketi gelişirse anlayın ki tsk'nın mevcud yapısı ve anlayışı tasviye ediliyor ve yerine yenisi getiriliyordur ama bu yeni oluşacak yapının eskisinden daha baskıcı, otoriter ve muhafazakar olması kaçınılmazdır.
    (kasaba insanı, 16.10.2008 00:47 ~ 18:26)
  9. (cellman, 16.10.2008 00:49)
  10. efendim,

    bebelerden birisi hastanede ölse muhalefet "sağlık bakanı istifa " der,

    rogara bi insan düşse ölse muhalefet "iski başkanı istifa" der,

    yurtlarımızda bi skandal olsa muhalefet "ailden sorumlu nimet çubukçu istifa etsin" der,

    onlarca şehir verirken ?
    (mys, 16.10.2008 00:52 ~ 00:52)
  11. taraf gazetesinin haberi ve ilker başbuğ'un buna verdiği tepki ile ilgili olarak aklıma iki ihtimal geliyor. ya gerçekten tsk'nin aktütün ve dağlıca baskınlarında (ve tsk'nın asla sorgulanamaz kabul edildiği yıllarda yaşanan benzeri vakalarda) aslında trajediyi önlemek için gerekli bilgi ve askeri güce sahip olduğu ancak -üst komuta kademesinin bilgisi dahilinde olarak- bunu çeşitli nedenlerle engellemediğini, ölen askerlerin de biz sokaktaki vatandaşın deyişiyle 'vatan uğruna, kahramanca' ölmediklerini söylememiz gerekiyor. bu durumda, tsk'nın neden yeterli bilgi ve imkana sahipken bu faciaları önlemediğini sorgulamak gerekiyor. ve böyle vakaların neticesinde galeyana gelecek insanların verecekleri -uygun yere kanalize edilecek- anlık tepkilerin tsk'ya ne gibi bir getirisi olacağını tartışmak gerekiyor.
    diğer ihtimal olarak da, tsk üst komuta kademesinin bilgisi dışında gerçekleşen bir süreçten bahsetmek gerekiyor. yani, tsk içerisinde ayrı bir yapılanma -çete oluşumu- var ve bu grup pkk ile mücadelenin bitmesini istemiyor gerçekten. bunu sadece askeri yanlış yönlendirerek yapmıyor, aynı zamanda pkk'yı dolaylı olarak destekleyerek de yapıyor.
    ilker başbuğ'un basını ve tsk'yı eleştiren herkesi açıkça tehdit eden açıklamasını, sadece haddini aşmak olarak görmüyorum, biraz çaresizce bir davranış olarak da değerlendiriyorum. göreve yeni gelen bir ekibin, bulundukları pozisyonun ağırlığını henüz kaldıramadıklarını, olan biten neticesinde fazlaca üzerlerine gelindiğini düşündüklerini, görüyorum.
    şurası gerçek ki, yakın zamana dek ülkenin en güvenilir kurumu tsk idi, hala da bir numarada olabilir araştırılsa, ancak açık ara bir numara olduğunu sanmıyorum artık. doğru, tsk'yı yıpratmak vatan hainliğidir, eğer bunu yapan en nihayetinde ülke çıkarlarının aksine bir amaç peşinde olarak yapıyorsa vatan hainidir. ancak tsk'yı en öncelikli olarak yıpratan kişiler, bizzat bu kurumun içinden kişiler ise, hatta ortada onlara sunulan bunca imkanın açık bir istismarı görüntüsü varsa, bu 'zararlı unsurları' tsk'dan uzaklaştırmak isteyenlerin yaptığı vatan hainliği değil vatana büyük bir hizmettir.
    genelkurmay başkanı ve çevresindekiler, seleflerinden kendilerine intikal eden saltanat anlayışı içinde olarak tsk'nın hala kutsal bir inek olduğunu sanmaya devam ediyorlar sanırım. tsk efendisi değil hizmetçisidir memleketin.

    (bkz: taraf gazetesine yayın yasağı)
    (sadece kırkikindi yağmurlarını özledim, 16.10.2008 02:10)
  12. aklıma geldi de, osmanlının en büyük başbelası, düşman devletler değil, yozlaşmış olan yeniçeri idi. hem memleket savunmasını boşlamıştı bu yeniçeri, hem de kendisinin artık beceremediği bu savunma işini layıkıyle yapsın diye kurulmak istenen alternatif askeri yapılara da (nizamı cedit gibi) en sert tepkiyi vermiş ve padişahları yok etmeye kadar vardırmıştı durumu.
    köken itibariyle doğulu olan toplumların tabiatindan kaynaklanan bir durum bu sanırım, devleti 'baba', askeri 'kutsal' görmek.
    güvenlik ihtiyacı, bir organizmanin en temel ihtiyaçlarından biridir, bunu yadsıyamayız. ancak otoritenin sahibi olan baba yerine devleti şefkatin tezahürü olan 'ana' olarak görebilsek durum daha kolay olurdu bizim için.
    askeriye de, art niyetlilerin kolayca kötüye kullanabileceği sınırsız krediye sahip bir kutsallık yerine hakları ve sorumlulukları olan (imkan verilen ve hesap da sorulan) bir konuma oturtulsa, insanların kafalarında oluşan saltanat imajı yerine herkesin zaten bir şekilde hayatının bir dönemini geçirdiği ve çocuğunu da gönderdiği için bağrına basacağı bir kurum olurdu. askerlik çağı gelen delikanlılar gerçekten coşku ile bu göreve giderlerdi. askerliğin gereği olarak hayatlarını da verirlerdi, üstlerinin de en az kendileri kadar bu olaylarda hayatlarını ortaya koyduklarını görerek. ve pkk gibi aslında kürtlerin de hayrına çalışmayan bir maşa eliyle hayatını kaybeden binlerce genç de bugün anne babalarının yüreklerinde bir ateş parçası olarak anısını sürdürüyor olmak yerine tam gaz memleketin hayrına çalışıyor olurdu.

    bunu ve önceki giriyi beğenmeyen arkadaşlara not: tsk gibi güvenilir olması gerekirken hızla kredisini tüketen bir kurumu (kurumu temsil edenleri) eleştiren birinin, tsk kadar güvenilir olma zorunluluğu olmayan kendisinin de eleştiriye açık olmaması düşünülemez. ilginizi diger girilerimize de bekleriz. ancak düşüncenizi tek butona basmak yerine açıklıkla yazmanız sadece kendinizi tatmin etmekle kalmayacak, ilaveten, konuyla ilgilenenlerin farklı düşünceleri tanımasını da sağlayacaktır.
    (sadece kırkikindi yağmurlarını özledim, 16.10.2008 02:36 ~ 03:55)
  13. eleştiri vardır, bok atma vardır, saldırma vardır.

    misal geçtiğimiz günlerde bir karakolumuza saldırı düzenlendi ve hava kuvvetleri komutanının bundan 24 saat geç haberdar olduğunu öğrendik. bu konu epey eleştirildi. komutanın vurdumduymaz olup olmadığı sorgulandı, tsk'nın üst kademelerindeki iletişim sorgulandı ve tsk bütçesinin golf ve yeni karakol inşaası ekseninde kullanımı eleştirildi. bu eleştiriler ordu yetkilileri tarafından açıklıkla cevaplandırıldı, gerekli açıklamalar yapıldı. eleştriler kabul edildi ve kendi içlerinde gerekli görünenleri yaptılar.

    sonra bir gazete, büyük bir habercilik başarısı (!) ile genelkurmay'ın elindeki bazı gizli belgeleri çaldı ve izinsiz yayınladı. evvelden beri, ordunun bu çapulcular karşısında ne kadar zayıf kaldığı iddiasının üzerine bir de "genelkurmay müsade etti karakola saldırmalarına." gibi bir iddiayı üstü kapalı olarak belgelerle sundular. ordu da kızdı.

    kızar. bir kere orduya ait "gizli" nitelikte belgeler dışarı sızdırılıyor. onlardan çalınıyor. ortada bir hırsızlık var. ordu içinde bunu yapan adamlar var. dahası bunlara para veren, dışardan adamlar var. bu adamların amacı da büyük ölçüde orduyu küçük düşürmek. ve dahası ordunun bu konu ile ilgili süre gelen bir soruşturması da baltalandı bu bilgilerin halka duyurulmasıyla.

    bu yapılan eleştiri değildir. bu yapılan düpedüz hırsızlık ve saldırıdır. bunun bir eleştiri olarak kabul edilmesi söz konusu değildir.
    (azwepsa, 16.10.2008 08:34)
  14. tsk'yı eleştirmekle yıpratmak,karalamak ayrı şeylerdir.
    ülkemizdeki emperyalizmin kucağına oturmuş gayrımilliler ordumuzu sürekli yıpratmakta ve saldırmaktalar.
    tsk eleştirilemiyen bir kurum değildir.sadece eleştirdikleri görüntüsü verenler saldırarak,dış mihraklarla işbirliği yapıyorlar.her ülkenin ordusu kutsal ve önemlidir.
    herkes haddini bilecek.
    (serpil barlas, 16.10.2008 08:34)
  15. tamamen türk halkından kaynaklanan sorundur. halkın kendi yarattığı ve taptığı tabular yıkılmadıkça durum değişmeyecektir. şimdi tabu yıkılması derken tsk'nın yerden yere vurulmasından bahsetmiyoruz. zira memleketin en önemli unsurlarından biridir, hatta en önemlisidir. ama imam osurursa cemaat ne yapmasın olayı vardır.
    şöyle ki tsk da olsa eleştirilebilmeli, hiç kimse dokunulmaz değil, hiç kimse tanrı değil. şayet bir yerlerde yanlış varsa tartışılmalı konuşulması gerekirse kadrolar değiştirilebilmeli. tsk gücünü milletten alıyor, e öyleyse eleştirilere de açık olmalı.
    velhasıl kelam bu millet yanlışları sorgulamadığı için sürünmüyor mu ?
    (alt ve üst kenarları paralel olan dörtgen, 16.10.2008 10:49)
  16. (kaldırımmühendisi, 16.10.2008 11:37)
  17. (uzaktan algılama, 16.10.2008 12:28)
  18. değişmekte olan durumdur.
    (ebilona, 16.10.2008 12:34)
  19. sağlık skandalı sonucu bebek ölümü nihayetine sağlık bakanından istifasının istenmesine binaen, şehit verilmesi durumunda bilimum türk silahlı kuvvetleri kurmaylarının istifasını bekleyen zihniyetin köküne kibrit suyu !

    bu nası bi cehalet? bu nası bi kompülsif zihniyet ? neyle besleniyosun olm sen ? malevladı !

    tsk eleştirilemiyor diye bişe yok.. ergenekon zırvası kapsamında paşaların tutuklanmasına istinaden "türkiye bağırsaklarını temizliyor" diyen bülent arınç şahsiyeti bile tsk'ya atfen söylecek söz bulabiliyorsa, ordu tüm eleştirilere hedeftir.

    akraba evliliği böyle kötü bişe işte !

    edit: imla
    (classy humanoid, 04.06.2009 04:47 ~ 05:22)
  20. saygın bir kurumun eleştirilerle daha iyiye yönelmesini düşünmekten kaçanların uydurduğu bir dogma tabu ve önyargı
    (serif cicekdag, 04.06.2009 05:30)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil