güzelim bembeyaz tuvali, önce çamur eden, sonra nası becerdiğini anlamadan saniyeler içinde kar efekti, ağaç, dağ, kıl tüy haline getiren, 1995'te hakk'ın rahmetine kavuşan, ismini bilmediğim ama wilt chamberlain gibi saçları var ıdı diye hatırlayacağım amca.
edit (ilk giri olmasına binaen, ayrıntılı br tanımı hakediyor);
29 ekim 1942'de daytona beach, florida'da doğmuş; 4 temmuz 1995 günü prostat kanserinden ölmüştür.
ömrünün 20 senesini amerikan hava kuvvetlerinde çalışarak geçirmiş, ordudaki görevi esnasında genellikle alaska'da bulunmuştur. muhtemelen bu soğuk memlekette geçirdiği sürenin uzunluğu; çizdiği tüm ağaçlarda bulunan kar zerreciklerini de açıklıyor.
"the joy of painting" isimli programında sevimli arkadaş canlısı (çoğunlukla manzara) resimleri çizmeyi öğretti bizlere. ona göre herkes ressamdır, tek sorun cahil olmamız. kendi değimiyle bu durumu şu şekilde açıklıyor;
"herkesin içerisinde bir yetenek ve ressamlık vardır; yarım saat verilirse herkes benim öğrettiğim şekilde manzara çizebilir."
badana rulosu ölçülerindeki fırçaları ile ağaç, dağ, taş, bulut çizebilmesi; asla hantallığı göze batmacak şekle sokması bu pofuduk şekilleri, en büyük özelliğidir herhalde.
televizyon programlarının yanı sıra, "how to" diye başlayan, resim üzerine kitapları ve bob ross metodunu öğretmesi ile benjaminleri çuvalla toplamıştır.
1982'de başladığı televizyon programı, 11 sene sürmesine rağmen; bugün bile onlarca ülkede yayınlanmaya devam ediyor.
allah rahmet eylesin
amcamızın ismi bob ross'tur. hızlı ressam ünü dışında, orijinal renk isimleri kullanmasıyla da dikkatimizi çekmeyi başarmıştır.
(bkz. van dyck kahverengisi)
(bkz. titan beyazı)
amcamızın oğlu da ressamdır, aynı yolda ilerlemektedir.
resmetme yeteneğini, bir ressam maharetinde olmamak suretiyle, programı izleyen herkese aşılayan, bir öğretim görevlisi gibi ders verirken de diyalog yeteneğini çok güzel bir şekilde yansıtabilen eğitmen ve ressam.
bir zamanlar izlemekten zevk aldıgım
guaj boyayla resimlerini çizmeye çalıştığım
resim hocam sayesinde resim ve sanat anlamında değeri olmayan şekiller şeettirdiğini anladığım
onun malzemeleri bende olsa ben de yaparım dememe neden olan bonus.....
alizarin kırmızı, sarı hooker, gibi renklerle ve duvar fırçasıyla genellikle doğa resmi yapan (bikere dalga resmi de yapmıştı çevirisini yapan amcamın sesiyle de farklı bi şahsiyet kazanan bonus ressam...
tuvalin üzerine gelişigüzel sürdüğü fırçasıyla (veya ben öyle olduğunu sanıyordum) harikalar yaratan yeteneğin ne demek olduğunu defalarca bana anlatmış olan insan
dur bende deneyeyim bakalım şu manzara resmini denilmemesi gereken, ama onu dikkatli izlemenin yağlıboya teknikleri hakkında birşeyler kazandırdığı kesin olan bob ross amcamız *
yarım saatte hayvan resimler yapabilen insanımsı resim makinasıdır.önemli olan resimleri değil onları yaparken söylediği sözler ve tasvirlerdir zannımca
lise döneminde resim hocama adam nasıl resim yapıyor diye sorduğumda herif burun kıvırmıştı bunlar teknik bende yaparım diye *