|
|
- (bkz. türkiye radyo ve televizyon kurumu)
- (bkz: anti trt)
- (bkz: tayyip radyo ve televizyonu)
- (bkz: tırt)
- türevleri için;
(bkz: kanal 7)
(bkz: samanyolu tv)
- "çok kanallı televizyon döneminin başlamasıyla ne kadar tırt olduğu ortaya çıktı mı desek, çok kanallı döneme geçiş, devletin yozlaşması ve devlete bağlı kurumların kadrolaşmaya alet edilmesi, piç edilmesinin had safhaya çıkmasıyla çakıştı ondan tırtlaştı mı desek?" dedirten kurum.
- önceleri milli maçları bile ağdalı bir dille anlatan bir kanaldı. pink floyd'un patladığı dönemlerde "şimdi pink floyd ve arkadaşları söylüyor the wall" anonsunu yapan sunucuları vardı. devlet kanalı olduğu için herşey ağır resmi bir düzlemde seyrederdi ama son yıllarda büyük gelişme kaydetti. yabancı sinema transferleri çok iyi gerçi onlarında çoğu öpüşme sahnesi dahi kesildiği oluyor ama bu bile trt adına büyük bir yol demek. ayrıca rtük tarafından uyarı almayan ya da kapatılmayan tek kanaldır.
- dün akşam proof of life filmini bir reklam bile vermeden bir çırpıda yayınlayarak hayret etmemi sağlayan kanal.
(phoarbix, 06.12.2007 16:01 ~ 29.03.2008 14:22)
- türban düzenlemesini haberlerinde başörtüsü düzenlemesi diye sunan sözde tarafsız tv kanalı.
- (bkz: trt de fethullah gülen rüzgarı)
- (bkz: ibo show/!asasdas)
yağma hasan'ın böreği...
devlet televizyonu halkın parasını pervasızca savuruyor
trt’den ibo’ya 150, hülya’ya 80 milyarcık haftalık
yok, “şeriatçı” falan olmaları söz konusu değil...
öyle olsa...
ibrahim tatlıses gibi bir adama haftada 150 bin kayme bayılacak kadar cömert olabilirler miydi?
bence asıl mesele “şeriatçılık” değil...
hesapsızlık...
öngörüsüzlük...
şöyle ki:
bu ibrahim tatlıses denilen zat, kendi adına yaptığı şov programlarının reyting yapamaması nedeniyle büyük kanallardan sürülmedi mi?
sürüldü...
küçük kanallarda kendine barınak aramadı mı? aradı...
oralarda dahi tutunabildi mi? tutunamadı...
bunun üzerine ibo’muz, “jüri üyesi” falan olup var oluşunu sürdürme mücadelesi verdi mi? verdi...
orada da mesela bir bülent ersoy kadar katma değer yaratabildi mi? yaratamadı...
peki bu durumda “al sana haftalık 150 bin kayme... dansözüne de 30 bin kayme” falan denilip, “kuyudan adam çıkarma” gayreti nedendir?
daha “sen trt’sin... fark yaratmalısın... misyonuna sahip çıkmalısın... agresif reyting yarışı sana yakışmaz” meselesine gelmedik bile...
yani “ibo şov” denilen programın trt’ye yakışıp yakışmayacağı tartışmasını bir tarafa bıraktık...
diyelim ki trt’ciler, “yakışır” dediler ve yakıştırdılar da...
o zaman...
150 bin kayme bayılmak da ne oluyor?
ibo’nun önüne...
düşen reytinglerini koyacak, hafiften sönmeye başlamış yıldızından söz edecek, bir “tutunamayan” haline geldiğini anlatacak...
biri çıkmaz mı koca trt’de...
mesela bütün bunlar en azından zorlu mu zorlu bir pazarlığın malzemesi yapılmaz mıydı?
ya da şöyle soralım:
trt’ciler, sonunun hüsranla bitmesi mukadder bir macera için, halkın parasını değil de, kendi babalarının paralarını bu kadar pervasız harcarlar mıydı?
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/...
- 1965 yılı yapımı ve baş rollerini cüneyt arkın ile belgin doruk ’un paylaştığı “kırık hayatlar” isimli türk filminin hasta muayene sahnesini sansürleyip toplum ahlakımızı son anda kurtaran cengaver kanaldır.
http://www.hurriyet.com.tr/...
|