fox tv'nin yeni sezon futbol programı. kadro sağlam vallahi. engin verel ve adnan aybaba gibi 2 efsanenin aynı programda bulunması bu sene çok bombaların olacığının sinyalini şimdiden verdi. geri kalanlar zaten önemli değil. adnan aybaba program başlar başlamaz güzel bir cümleyle karşıladı bizleri " sıcaklar adam öldürmez insan kendi kendini öldürür ". bu sene çok eğlenceli geçecek.
an itibarı ile ortalığın karıştığı program. hayri hiçler adnan aybaba ile barış mesajı verirken kapıştılar araya engin verel girdi falan. hayri hiçler, adnan aybaba'ya ben ziya şengül'e benzemem dedi dansöz gibi fener forması giymedin mi? dedi. adnan aybaba ahmet çakar'a gönderme yaptı bikini giymem dedi. program çok eğlenceli.
an itibarı ile çığırdan çıkmış program. hayri hiçler koparıyor. engin verel koptu. hayri içler geçmişe dönüp " bursanın kestanesini çizdiler " manşeti atıp atmadığını ersan çelik'e soruyor. inanılmaz gerçekten inanılmaz. adnan aybaba ara gazında ise bir numara.
oktayın jübilesi sırf bu programın reklamı uğruna katledilmiştir. türbün ateşi türbün ateşi deyip durdular maç boyunca. yine kolpa yine yalan bi yorum programı olacağa benzer kadrosuna bakılırsa.
kesinlikle bu yılın en flaş futbol programı. bu bünye ne telegoller ne santralar gördü ama böylesini görmedi. hayri hiçler vs adnan aybaba. sıkıcı pazartesi gecelerine bire bir. kaçırmayın.
fox tv'nin reyting için neler yapabileceğini gösteren program. abi kontejanından yazar adnan aybaba ile, aziz yıldırım kontejanından engin verel reyting için çamurda güreş yaparlarsa hiç şaşırmam
futboldan fazla başka konuların ateşli ateşli konuşulduğu 30 dk bunlar ne yapıyor, bu bir kadın programı mı? nerdeyse saç baş yoluşacaklar dediğim ilginç bir programdır.
bu programı izledikten sonra ntvdeki futbol zirvesi adlı programı izlemek beni çok rahatlattı.sessiz sakin bir futbol programı izlemek iyi geldi doğrusu.
500. kişiyi yayına bağlamaları programın bir başka komikliği zaten..ah beni bağlamıyolarki yayına. bi bağlasalarda neler diyeceğim neler söylyeceğim görsünler.. hoş mesajda atmıyorum ama her 500. msajda acaba beni bağlarlarmı bu sefer diye heycanlanıyorum... anlayacağınız o derece ateşli ve insanlarıda o derece kendinden geçiren bi program bu ''tribün ateşi''..
telegol efsanesinin yerini alabileceğinin işaretlerini vermiş programdır. vakti zamanında simpsons un bir bölümünde homer antrenör oluyordu gelişen olaylar akabinde elemanın biri "fox tan sonra sporun başına gelen en kötü şey" diyordu homer ın antrenörlüğüyle ilgili... evet fox gerçekten spor adına kötü işlere imza atıyor ama şov dünyası bu programı unutmıycak.. "ebenin .mı ali sami" yi "shaq basketçi değil" i bile geride bırakacak geyiklere gebe..
(bkz: ilgiyle izliyoruz)
adnan aybaba'nın hararetli tartışma arasında hayri hiçler'e "papyonunu yiyeyim senin" dediği bir garip program. herhalde programdan sonra kendileri de bol bol gülüyorlardır bu abukluklarına.
resmen adamı futboldan soğutan bir program
ulan bir kere de sesinizi yükseltmeden , hep bir ağızdan konuşmadan , esas mevzudan sapmadan , birbirinize saygı duyarak konuşun
bu nasıl bir program
ondan sonra bu yazar niye ahmet çakar izliyor
izler tabi oturup sizi mi izleyecek...
jeneriğinde program yorumcuları futbol topu ile çeşitli hareketler yaparken program yorumcularından hayri hiçler "eeh uğraştırmayın beni topla mopla" dercesine topu birine atıyormuş gibi umarsızca bırakıyor...
programı izlemek için öle pek de futbolla ilgileniyor olmanız gerekli değil. sıradan bir talk show gibi değerlendirebilirsiniz, zaten pek de futbola, maçlara değinmiyolar. maksat birbirlerine muhalefet olup, komik uydurma söz öbekleri sarf etmek:
-ya hakeme nonoş derse bir oyuncu , kural kitabında yok bu kelime cezası ne olur?
-cezası hakemin nonoşluğuna göre değişir.
yorumcularından hayri hiçler'in topu görse bomba diye karakola götürecek kadar futbol cahili olduğunun alenen ortaya çıktığı programdır.eskiden de öyleydi zaten...ben bildim bileli...
yok canım , bu program kaçmaz, dizi tadı vermeye başladı artık iyice. birbirine küsen yorumcular, mikrofonu çıkarıp tavır koyanlar, masadan kalkıp seyircilerin arasına oturanlar... bir fiil her hafta takip etmek lazım ilişkiler ne düzeye ulaşmış diye. zaten ortada bir senaryo olmadan böyle bir program yapılamaz, bir nevi interaktif tiyatro eseri, sunucu-yorumcular-seyirciler üçgeniyle. bu programı prime-time yerleştirmeli, herkes izlemeli, sevmeli, desteklenmeli...