hayatın onlara koymasından, toplum tarafından sürekli aşağılanmalarından kaynaklanabilecek hadisedir. anlayıştan ve empatiden uzak bir toplum olduğumuz için bizden hep en kötüsünü duymaya alışkındırlar, en kötüsünü beklemeye de... dolayısıyla bu tarz bir savunma mekanizması geliştirmeleri gayet doğaldır. bunun için onları suçlayamayız.
bir akşam kız kardeşimle kuaföre gitmiştik, sürekli gittiğim salondu. tavırları ve giyimleriyle dikkat çeken iki kadın -travesti- saçlarını yaptırıyordu. postişler takılıyor, makyajlar tamamlanıyordu. benimle ilgilenmekte olan kuaför, "gelmeyin diyemiyoruz" diye açıklama yapmaya çalıştı, "müşteriler de rahatsız oluyor ama" şeklinde devam etti özürlerini sunarak...
ardından bir travesti daha geldi salona vamp halleriyle. benim kuaför yine açıklamaya girişti: "diğeri aradı, çağırdı." hanımlar-travestiler- giderken, kuaför onlardan iki kat para aldı. "iki kat para alıyoruz, yine de geliyorlar, oysa gece kuaförleri var caddenin aşağısında... herkese davrandığımız gibi davrandığımız(!) için geliyorlar." buyurdu.
onlar da kendilerine insanca davranılmasını istiyorlar ve bunun için iki kat bedel ödüyorlar, bu adil mi? sesleri çıkmıyor; yeter ki seçkin bir mekanda saygı görsünler, paralarıyla rezil olmasınlar...
kardeşim şöyle cevap verdi kuaföre: "aslında onlar çok daha zor şartlarda kazanıyorlar o parayı!"
bir ömür içimi sızlatacak anlar olarak geçecek kendi kişisel tarihime bu yaşananlar. lütfen biraz empati kuralım ve ne kadar yalnız olduklarını görelim... ilerde nasıl çocuklara, kardeşlere, kuzenlere, yeğenlere sahip olacağımız belli değilken ve bu durum onların elinde değilken...
not: hadise
altıparmak caddesi'nde bir kuaför salonunda geçmiştir. bilenler bilir, altıparmak ve çarşamba civarlarında travestilere rastlamak günün her vakti olağan bir olaydır.