transkripsiyon   

adana çık aradan

  1. gen kopyalarının dna moleküllerinden m rna moleküllerine aktarılması işlemidir.
    (ichgeheindaskino, 23.03.2007 23:04)
  2. bir dilin sözcüklerinin, ki bunlar genelde özel isimler olacaktır, bir başka dilde okunmaya uygun şekilde yazılması. mesela chicago'yu şikago olarak, george'u corç olarak, charlemagne'ı şarlmayn olarak, bordeaux'yu bordo olarak, mercedes'i merso olarak yazmak gibi. (bu sonuncusu olmadı ama neyse.)

    artık pek uygulanmadığını görüyorum, mümkün olduğunca orijinal yazılışı muhafaza etmeye çalışıyoruz. eskiden transkripsiyon ders kitaplarında olsun, çeviri romanlarda olsun, gazetelerde olsun çok yapılırdı. "mizuri zırhlısı tophane limanı'na yanaştı." hesabı.

    yine de dilimize bu şekilde yerleşmiş, özellikle yer isimleri yok değildir, vardır. aklıma gelen bir örnek; italyan şehri firenze (okunuşu firentse) fransızca transkripsiyonundan (florence, okunuşu florans) hareketle dilimize floransa olarak girmiş. ya da daha bariz örnekler; italia -> italya, france -> fransa.

    yok bir de farklı alfabeye geçiş yapılıyorsa o apayrı bir konu oluyor. (bkz: transliterasyon)
    (tembel, 18.07.2008 17:41 ~ 17:48)
  3. arap alfabesi ile yazılmış türkçe metinlerin latin harflerine aktarılması olayı için de kullanılan bir ifadedir. bu işlem için kimileri 'latinize etmek' der, fakat uydurukça bir ifade olduğu için, sözlü ya da yazılı olarak kullanılması durumunda ilgili hocalar tarafından fırça yenilmesine vesile olabilir.

    eğer bütün kuralları belirli olan 'tam transkripsiyon' yapılmıyorsa, eski okunuşların günümüz harflerine aktarılması çok baş ağrıtıcı bir iştir.
    (wer bin ich, 25.11.2008 00:33)