tramvay hikayeleri   

adana çık aradan

  1. tramvayda yaşanmış efsaneler zinciri.

    bir gün akşam eve dönerken zeytinburnu istikamati her zaman ki balık istifi gibi doluydu. arada kavga edenler, bağıranlar, çağıranlar da çabası. neyse makinist 7-8 kez kapatmaya çalıştığı kapıyı sitem dolu bir ikaz ile kapattırmıştı. tramvay hareket etmişti, ancak unuttuğu bir durum vardı, mikrofonu hala açıktı ve birazdan o efsane cümle gelecekti. (tabii içinden söylediğini sanıyordu)

    -uyarmasam kapıyı kıracaklardı amuaaa kodumunun çocukları.

    o andan sonra tüm tramvay yolcuları gülmekten yerlere düşmüş, az önce kavga eden didişen yolcular bile gülümsemişlerdi. sonrasında makinist ikinci bombayı da patlatarak yeniden neşe ile dolmamızı sağlamıştı.

    -az önce verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür dilerim.
    (dünyayı kurtaran adam, 19.04.2007 23:14 ~ 23:17)
  2. yağmurlu bir günde gülhane'den yukarı doğru süzülen pek kıymetli tramvay arıza yapar sultanahmet'in ortasında, pek sevgili yurdum insanından gelen teklif:

    +itsek mi acaba?

    acaba dedim bir yerden mi esinlendi - ki (bkz: @1270247) - ama gayet ciddi idi.
    (catch your dream, 19.04.2007 23:16 ~ 23:19)
  3. geçen gün bana pollyanna tadı yaşatmış eee şeylerdir.
    tramvaya bindikten sonra genç bir adamın gayet kibar bir şekilde arkadaşımdan kalemini rica etmesiyle başladı, bizim yediğimiz çubuk krakerden tramvaydaki çocuklara ikram etmemizle devam etti. sevgi pıtırcığı tadında herkes birbirine teşekkür ettikten sonra, en son tramvaydan inerken küçük çocukların ellerinde çubuk krakerler yüzlerinde mutlu bir tebessüm, yaşlı anaların ise gözlerinde buruk bir sevinç vardı.
    şaşırdım lan. böyle de bir şey.
    (blacksunshine, 11.09.2007 23:11)
  4. tramvayın aniden fren yapması sonucu savrularak tanımadığım bir çocuğun kucağına oturduğum günün güzide bir örneğini oluşturduğu yaşanmışlıklar. savrulurken düşmemek için arkadaşımı da çekmişim, o da bonus olmuştu çocuk için. hey gidi günler hey.
    (blacksunshine, 25.10.2007 00:38)
  5. bir gün tünelden istiklale çıktığımda diye başlar (en azından benimki). iş çıkışı koştur koştur tünelden istiklale çıkarım, meydanda bekleyen sevgiliye bir an evvel ulaşmaktır amacım, tramvaya ilk ben binerim, akbilimin dı dı rıt sesini duyup yerime geçerim. sonra binenlerden ilki sorar akbili olan var mı, bakarım öğrenci bir elinde bozuk para diğerinde sevgili hadi derim dikilmesinler öyle, uzatırım akbili, parayı uzatırlar, sonra arkasındaki bayan ben de kullanabilir miyim der ama ardı arkası kesilmez tramvaya binenlerin benim akbil elden ele, elimde gittikçe artan bozuk paralar... sonunda tükenir akbil, yolculuk da başlar. istiklal meydanda ilk ben inerim sevgiliye sarılacağım ya hemen, sevgili hemen tramvayın kapısı önünde durur, sarılırım hemen ama şansıma ardımdan inen herkes teşekkür ederler, ilk 4 kişi de erkek kavlinden olunca sevgili bir garip bakar, ya sevgilim şöyle derken cebimden boşalan bozuk paralar...
    (celibon, 25.10.2007 12:40)