irvine welsh'in muazzam eseri, bir başyapıt, başucu kitabım. bir de 16 yaşındayım grunge'ım annem babam beni sevmio , erkek arkadaşım beni terketti, kimse beni anlamıyo insanları bu kitapla uğraşmayı bıraksalar da bizim olan bir şey sadece bize kalsa...
danny boyle'un yönettiği ve yönetmenin favori oyuncusu olan ewan mcgregor'un başrol oynadığı 1996 yapımı mükemmel film. film yoğun biçimde uyuşturucu temasını işliyor.
choose life. choose a job........
uyuşturuya gerçekçi yaklaşımın ağırlığını mizah süslemeleri ile azaltan, özendirmeyen, aksine uzaklaştıran , uyuşturucu üzerine değil iskoçyadaki gençlerin durumu üzerine inşa edilen film. dağdaki yürüyüyüş sahnesi, baştaki choose life sahnesi ve son sahneler ayar üzerine ayardır.
defalarca seyredilebilecek, ve seyretmekten sıkınılmayacak, kırmızı halının içine göçme sahnesini hayatım boyunca unutamayacağım, ne b.k bi dünya bu böyle dedirten muhteşem film.bunun asıl kaynağı irvine welsch damgalı kitaptır, hoştur, güzeldir.
filmin adı ingiltere'de demiryollarında yaşayan evsiz insanlara verilen addan gelmektedir. bu filme danny boyle ve ewan mcgregor şöhreti yakalamışlardır. etkileyicilik ve senaryo kalitesi had safhadadır.
trip sahnelerinin zekice çekildiği, iggy pop ve lou reed gibi adamları bi güzel dinletip hayran ederler.. "herşey değişiyor renton müzik, tarz uyuşturucular bile.." diyen kızın rentonla birlikte takılması ilginç gelmiştir hep..
renton'ın perfect day eşliğinde halıya gömüldüğü film.filmdeki unutulmaz sahnelerin içinde en unutulmazı sanırım bu sahnedir.şarkıyla manyak bir uyum vardır.ne desek boştur.adam yapmış.keşke porno'yu da çekse de izlesek.
(bkz: danny boyle)
"choose life. choose a job. choose a career. choose a family. choose a fucking big television. choose washing machines, cars, compact disc players and electrical tin openers. choose good health, low cholesterol, and dental insurance. choose fixed interest mortgage repayments. choose a starter home. choose your friends. choose leisurewear and matching fabrics. choose diy and wondering who the fuck you are on a sunday morning. choose sitting on that couch watching mind-numbing, spirit crushing game shows, stuffing fucking junk food into your mouth. choose rotting away at the end of it all, pishing your last in a miserable home, nothing more than an embarrassment to the selfish, fucked up brats you spawned to replace yourself. choose your future. choose life... but why would i want to do a thing like that? i choose not to choose life. i choose somethin' else. and the reasons? there are no reasons. who needs reasons when you've got heroin?"
alıntıdır.
kısmıyla aşmış film. ayrıca o bok sahnesi kadar iğrenç bir sahnede görmedim. aslında öyle koparan bir sahnesi yok ama yinede insan aşırı eğleniyor.
eroin kullanmayı "yaşadığın en güzel orgazmı düşün , bunu binle çarp , bu bile yaşayacağın zevk yanında bir hiç kalır" olarak tanımlayan , izleyenlerin sadece belirli bir kısmının tam olarak anlayabileceği bir başyapıt...
uyuşturucunun ne halt olduğunu görürken uyuşturan film. muhteşem bir başyapıt.
halüsinasyon sahnelerinde tüylerimin diken diken olup cenin moduna girdiğimi fark ettim. o kadar etkilenmiştim.
etkilenilmeyecek gibi değil zaten. aptal hollywood yapımları gibi, iyi budur, doğru budur yanlış yaparsan sonun bu olur bok olur püsür olur yorumlarına girmeden en açık ifadeyi kullandıkları için bu kadar beğenildiği kanısındayım.
bu film başka bir şeyi anlatıyor.seni, beni değil, o' nu...hep bizimle var olan başka bir kişiyi.belki biz onun gibi olmak isterdik.hayatı seçmemeyi..yaşadığımız yerin,birlikte yaşadığmız insanların, onlara verdiğimiz değerlerin, yaşam biçimizin onunla aynı olmasını..en azından görmek için, seçmediği bir hayatın nasıl olup olmadığını..
bu toplum içinde bizler hep birşeyleri seçtik,iyi bir işi, iyi bir aileyi, iyi bir eşi en basitinden iyi bir televizyonu..bu seçim kendimiz için miydi yoksa hayatımızda yaşayan insanları mutlu etmek, bizler hakkında iyi birşeyler düşünsünler diye miydi..onlar gibi olmaktan korktuk belkide.ama sonra korkuyu seçip yani hayatı seçip yaşamaya başladık..biz hayatı seçtik,onlar bizim seçtiğimiz hayatı yönlendiriyorlar.
hangimiz doğru seçimi yaptık, mutlu olduk..sanırım bunu bekleyip hep birlikte göreceğiz.onların hayatı seçtiğini gördüğümüzde veya biz hayatı seçmeyi bıraktığımızda..
kimilerince uyuşturucu kullanımını özendirdiği düşünülse de uyuşturucu bağımlılığı simgeleyen film.bir taraftan iskoçyanın ingiltere ye bağımlı olmasını anlatırken bir taraftan da tüketim toplumuna göndermeler yapmaktadır.
klozetin içine dalış sahnesi ve tavanda yürüyen bebek sahnesiyle, uyuşturucunun insan zihnine olan etkilerini çok iyi anlatan film. kral bir jedi olan ewan mc gregor abimizde hoş oynamış hani.