|
|
- tiyatronun atası. eski yunanlıların tanrıları için hazırladığı antik tiyatro.
- yunan yeşilçamı.
- (bkz: trajedi)
- kurucusu sophokles olan tiyatro türüdür.
- - tanrı dionyssos şerefine söylenen şarkıların (dithyrambos)gelişmesinden doğan tragedya kelimesinin etimolojisi satyr (keçi görünümlü) kılığındaki korodan gelmektedir. eski hellence tragos+ode tragos =keçi ,ode= şarkı ..
-klasik tanimlamasinda,yüceltilmis sözlerle konusulan, yüceltilmis bir kahramanin iyi bir durumdan kötü bir duruma düsmesiyle seyircinin korku ve acima duygularina yönelmesi ve böylece entelektüel arinmaya gittigi oyun türü. çagdas tanimi için da, sirdan bir kisinin gerçekçi bir çevre içinde toplumsal çeliskilerini hissetmesiyle ortaya çikan bir oyun türü. (bkz: a.s)
- seyircide korku ve acıma hislerini uyandırarak onu kötü duygularından arındırmayı amaçlayan tiyatro türüdür. özellikleri aşağıdaki gibidir.
* konu seçkin insanların hayatından ya da mitolojiden seçilir.
* kahramanları soylu insanlar ya da mitolojik canlılardır.
* üslubu kusursuzdur, kaba sözlere yer yoktur.
* çirkin olaylar (cinayet, kavga ....) seyirci önünde gerçekleşmez.
* yer- zaman- olay birliğine önem verilir. oyun hep aynı yerde, aynı dekorla oynanır ve olay bir günde geçecek izlenimi verilir.
tragedya, halktan kişileri cahil olarak niteler, onlara soylu insanlardan çıkmış müsveddeler olarak bakar. tragedya tiyatrolarında halktan kişiler hiç konu edilmez.
eski yunan'da; aiskhylos, euripides ve sophokles,
klasik fransız edebiyatında; corneille ve racine en ünlü tragedya yazarlarıdır.
|