|
|
- ölesiye korkuyorum hatta ne yalan söyleyeyim, altıma sıçıyorum.
bir ülkede, insanların birbirlerinin haklarına ne derece saygılı olduklarını en kolay gözlemleyebileceğiniz mecradır trafik. anketlere, uzman görüşlerine filan asla gerek bırakmaz, her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlatır size. [rauf tamer / on] işte sevgili okurlar ülkemizde de trafiğe bir göz attığımız zaman birbirimizin haklarını gasp etmekte nasıl da sınır tanımaz olduğumuz ayan beyan ortaya çıkmaktadır [rauf tamer / off].
[küçük iskender / on] emniyet şeridini ihlal eden bir de her götü kaşındığında kornaya basan orospu çocuklarına, oldum olası sinir olurum. ne yapıp edip onlardan nefret ettiğimi ve ağızlarına sıçmak istediğimi belli ederim [küçük iskender / off]. emniyet şeridine girip, ileride bir yerlerde milletin önüne direksiyon kırarak akılları sıra açıkgözlülük yapanlar mı var? derhal şeridin yarısını kapatacak konuma getiririm arabamı, arkada korna çalıp küfür eden uzun bir kuyruk yaratır, eğlenirim. trafik lambası sarıya döner dönmez zart diye kornaya basan bir embesil mi var arkamda? hemen el frenini çeker, dörtlü flaşörleri yakar beklerim.
[ertuğrul özkök / on] ne zaman ki başıma büyük bir bela geldi, o günden beri trafikte insanlarla dalaşmaktan, ders vermeye çalışmaktan korkar oldum. başıma ne mi geldi? anlatayım... (yazının devamı 26. sayfada) [ertuğrul özkök / off]
yine bir gün, emniyet şeridinden sıvışanlarla türlü yöntemlerle canhıraş savaşıyorum. içinde irice bir yaban domuzu oturan bir cherokee'den el-kol işaretleriyle sağa çekmem emredildi, durdum ben de. en az 7 metre boyunda bir adam yanıma geldi:
- ne kıllık yapıyon lan makaryos? hasta mısın?
+ sensin lan hasta! hem çakallık yapıp milletin hakkını gasp ediyorsun bir de utanmadan hesap soruyorsun!
- ulan sen önce saçına bak! karı gibi uzatmışsın, bir de ahlak dersi vermeye kalkma millete. işimiz var ki emniyet şeridinden gidiyoz göt!
+ ulan it! ağzını topla, sikerim toynağını!
(bu esnada, adam belinden çek çek bitmeyen bir silah çeker...)
- son söylediğini duyamadım, mikrofona söyle.
+ ...
- neyimi sikiyordun? söyle söyle, çekinme.
+ ayıp bu yaptığın, aşk olsun (inanamıyorum ya, ne kadar korkak bir hayvanmışım, hala gülüyorum, "aşk olsun"muş)
- bak yavşak, şanslısın ki benim gibi delikanlıya çattın, akıllı ol, sikerler seni. siktir git şimdi yoluna! (pezevenge bak, şanslıymışım! 357 magnum'u burnuma dayadın şerefsiz, ne şansı!)
+ iyi günler (ahahhhaha ulan tiksiniyorum kendimden)
- istanbul trafiğinde kavga etmekten zerre kadar çekinmeyen ben, adana trafiğinde üç buçuk atıp mahsunlaşırım. neden? istanbul'da trafiği karıştırana bağırır çağırısın, en fazla o da sana bağırır çağırır. dayılanır oturursun. ama adana'da öyle mi? herkes ayrı bir dayı. bi bakarsın havadasın, bi bakarsın yerde. gözünü açtığında arabanı bile bulmazsın, yaa. o yüzden, adana'da araba kullanırken rahat olun, termosa yeşil çay koyun, onu için sık sık. ney cd'leri falan dinleyin. hayat güzel.
- yakından şahit olan biri olarak korkulması doğrudur.olay şöyle gelişiyor.istanbul'da 3 insan(!) arabasıyla yolda ilerliyor.sebebini tam bilmiyorum ama bir şekilde arkadan gelen araç bunların önüne geçiyor.artistlenen bu üçlü adamın önüne geçip sıkıştırıyor ve önünü kesiyor.önünü kestikleri adam 'ben kalbimden rahatsızım,uğraşmayın diyor'..neyse çevredekiler filan müdahale ediyor.biniyorlar arabalarına.dağılıyorlar.derken hızını alamayan bu gençler tekrar kalp hastası adamın önüne geçip durduruyor.bu sefer tam anlamıyla adamı döveceklerdir.ancak bir şeyi hesap edemiyorlar.adam belindeki silahı çekip üçünü birden vuruyor.sonra gidip polise teslim oluyor.şimdi her gün bu ve benzeri olaylarla karşılaşan biri olarak tavsiyem istanbul trafiği denince oturup düşünmeniz,arabanızda haydar,elektrik kablosu,beyzbol sopası gibi aparatlar bulundurmamanız.öyle.
- bireysel silahlanmanın hat safhada olmasının yanında şoför koltuğunun hemen altındaki budaklı bir haydarın bile ne kadar sevimli kaldığı göz önünde bulundurulursa ne kadar uygun bir hareket olacağı aleni bir şey..
- la havle çekip yola devam etmekle üstünden gelinen sorunsal
- televizyonda denk geldiğim bir haberi izleyene kadar nedense zerre sikimde olmamış durum. lakin haberi izleyip de etkisinde kalmamak mümkün değil.
olay ana hatlarıyla şöyleydi: emekli bir baba 2 çocuğunu okula bırakmaya gidiyor. yolda başka bir arabayla "yol vermemek" gibi saçma bi nedenden ötürü atışıyorlar. neyse o an bir tatsızlık çıkmıyor, baba yoluna devam ediyor. lakin babanın atıştığı orospu çocukları hızını alamıyor, 2 sokak ötede adamın yolunu kesip 2 çocuğunun gözleri önünde adamı öldürüyorlar.
ne yazık ki toplumumuz böyle psikopatlarla, böyle polat alemdar yarrağı yemiş embesillerle dolu. siz siz olun yol verin karşınızdakine, kornaya da çok gerekmedikçe basmayın, gideceğiniz yere 5 dakika geç gidin ama sağ salim gidin. ya da bu ülkeden kaçın gidin, en temizi.
|