gerçek arabaların
** da çarpışan arabalar gibi lastik tamponlara sahip olduğu bir dünyanın trafiğini hayal ediyorum. arabalara fazla değer vermeyen kalender insanlarla dolu, yüksek hızlara çıkılan otoyolları olmayan bir dünya. şoförlerin çarpışmamak için fazla çaba harcamadığı, etrafa ve diğer arabalara çarpa çarpa, koltuklarında hoplaya hoplaya, camlara kafalarını vura vura gittikleri bir trafik hayal ediyorum. insanların arabadan inip "önüne baksana kardeşim!" demeye mecalinin kalmadığı, umarsızca ve bezgince çarpışmaya devam ettiği bir trafik.
şimdiki kadar düzenli olmazdı o trafik. gevşek şoförlerin arabaları her yere çarpıp sekerek saçmasapan pozisyonlarda sıkışıp kilitlenirdi, bunu gören diğer araçlar hızlanıp çarparak o kümeyi dağıtmaya çalışır, çoğu zaman da çözülmesi dakikalar alacak yığılmalar oluştururdu. ama eminim, çok eğlenceli olurdu o trafik. korna çalmanın, yerini öndeki aracı arkadan ittirmeye bıraktığı bir trafik... akşam eve dönerken çarpıştığın hiç tanımadığın bir teyzeyle inatlaşıp, saçlarının fönü dağılıncaya dek, yoruluncaya dek "ehe mehe" diye aynı sokakta döne döne çarpışmaya devam ettiğin bir dünya... ütüden vazgeçmiş bir dünya...
bunu bir düşün.