|
|
- portakalların futbola bir armağanıdır. bu sistemde bilinen anlamıyla bir santrfor yoktur. herkes gol arar. ve herkes defans da yapar. toplu hücum toplu savunma olarak da özetlenebilir ama o kadar yüzeysel de değildir. üzerine sistem kurulan bir yıldız yoktur ama bu sistem hep yıldızlar yaratmıştır. ceza sahası ablukaya alındıktan sonra vurucu darbeyi kimin yapacağını kestiremeyen defans kötü anlar yaşar. günümüzde klişeleşen 'beklerin hücuma aktif katılımı' da total futbolun bir ürünüdür.
- italyanların 1960'larda kullandığı meşhur catenaccio'suna hollandalıların verdiği cevaptır. total futbol, hiçbir oyuncunun rolünün kalın çizgilerle çizilmediği, her oyuncunun bir diğerinin boşluğunu doldurabildiği akışkan bir futbol sistemidir. total futbolun ideal bir şekilde işleyip randıman verebilmesi için oyunun bütün yönlerini oynayabilecek* ve taktik açıdan son derece donanımlı oyunculara ihtiyaç vardır. yani oldukça dinamik ve bir o kadar da talepkar bir sistemdir. bu yüzden bir teknik direktörün biranda "ulan ben artık takımımı total futbol oynatacam" demesi mümkün değildir. total futbolda oyuncular sürekli olarak pozisyon değiştirmelidirler. zaten total futbolun hücumdaki temel felsefesi oyuncuların sürekli hareket ederek rakip sahada boşluklar yaratması ve bu boşluklardan azami şekilde istifade edilmesidir.
bugün kullanıldığı anlamıyla total futbolun yaratıcısı hollandalı ünlü futbolcu ve teknik adam rinus michels'dir. michels total futbol felsefesi sayesinde hollanda milli takımını 1974'te dünya kupası finaline ve 1988'te avrupa şampiyonluğuna, kulüp bazında çalıştırdığı ajax'ı da 1971'te avrupa şampiyonluğuna taşımıştır. ajax, michels takımdan ayrılıp barcelona'nın başına geçtikten sonra bile avrupa şampiyonluğunu sonraki iki senede de kimseye bırakmamıştır. özellikle 1972 avrupa kupası finalinde ajax'ın inter'i 2-0 yenmesi, total futbolun catenaccioya karşı kazandığı kesin bir zafer olarak değerlendirilmektedir.
- (bkz: euro 2008/@2480642)
|