1. toprak reformu hükümet tarafından başlatılan ya da desteklenen tarımsal alanların mülkiyetinin yeniden dağıtılmasıdır. terim sıklıkla çok geniş arazilere sahip olan çok az sayıdaki toprak sahibinden (toprak ağaları, soylular, ya da büyük şirketler gibi) bu toprakların alınıp onları işleyen bireylere ya da bu bireylerin oluşturduğu kollektif oluşumlara verilmesi anlamına kullanılmaktadır. bu el değişikliği toprak sahiplerinin rızası alınarak ya da alınmadan, tazminat verilerek ya da verilmeden yapılabilir. bu tazminatın miktarı da sembolik miktarlardan toprağın gerçek değerine kadar değişebilir. georgistler tarafından savunulan toprak vergisi advocated by georgists toprak reformunun ılımlı ve piyasa ekonomisine dayanan bir çeşididir.

    bu tanım devletin mülkiyetindeki kolektif çiftliklerin işin içine girmesiyle karmaşıklaşır. çeşitli dönemlerde bazı yerlerde, toprak sahipliğinin (küçük köylüye ait olan topraklar dahil olmak üzere) devlet mülkiyetine geçmesine de, devlet mülkiyetindeki kolektif çiftliklerin bireylerin mülkiyetine bölünerek verilmesine de toprak reformu denmiştir.

    toprak reformu dünya tarihinde çok önemli sonuçlar doğuran ve sürekli tekrarlanan bir konudur. örneğin mö 133 yılında tiberius sempronius gracchus tarafından önerilen ve roma senatosu tarafından kabul edilen "lex sempronia agraria" roma cumhuriyeti'nin yıkılmasına neden olan sosyal ve siyasal savaşlara yol açmıştır.

    tarihsel olarak toprak reformu yapılmasını tetikleyen en önemli baskı unsurlarından biri vergiden muaf bireylerin ya da oluşumların giderek önemli miktarda araziye sahip olmasıdır. hristiyan dünyasında bu kiliseler ve manastırlar için böyle olmuştur. müslüman dünyasında ise 718 yılında ispanya'da hürr bin abdurrahman tarafından müslümanlardan alınan toprak vergi alınan hristiyanlara dağıtılmıştır.

    çağımızda, sömürgeciliğin ve sanayi devrimi'nin ardından dünya üzerinde çeşitli yerlerde toprak reformu yapılmıştır: 1910 yılında başlayan ve 1917'de yapılan meksika devrimi'nden komünist çin'e, bolivya'dan (1952, 2006) zimbabwe ve namibya'ya kadar değişik zaman ve yerlerde. toprak reformu özellikle afrika ve arap dünyasında sömürgeciliğin izlerini silmek için çok popüler bir yöntemdi ve afrika sosyalizmi ile arap sosyalizminin programı içinde yer alıyordu. latin amerika'daki en eksiksiz toprak reformu küba'da gerçekleştirilmiştir. toprak reformu ii. dünya savaşı sonrası dönemin üçüncü dünya ülkeleri arasında ekonomik kalkınmayı sağlamak için önemli adımlardan biri olmuştur. buna doğu asya kaplanları'nı ve "kaplan yavrusu" ülkeleri sayabiliriz: tayvan, güney kore ve malezya gibi.

    çin'in ekonomik reformları deng xiaoping tarafından yönetildiğinden beri çin halk cumhuriyeti'nde tekrar büyük toprak sahiplerinin ve topraksız köylülerin ortaya çıkmasında toprak reformları önemli bir rol oynamıştır.

    (bkz: wikipedia)
  2. ayrıca türkiye deki toprak reformunda ki son durum için tmmob toprak reformu kongresi 2005 sonuç bildirgesi ni okuyabilirler. 3 yılda değişen pek birşey yoktur.
    ilgili adres;
    www.hkmo.org.tr/etkinlikler/etkinlik_detay.php?kod=214

    ülkemizde toprak reformunu belli gazete ve çevreler faşist ve demokrasiye karşı bir eylem olarak gösteriyorlar. bu düşünceyi tıpkı köy enstitülerigibi diyerek niyetlerini ortaya koyuyorlar. toprak reformu köyden kentte göçü önlemek amacında olan ve tarımda verimliliği artırmak amacında olan bir uygulamadır. sendikalaşmayı ve köylünün organize olmasını amaçlar. tarım arazilerini belli bir şekile sokarak makina kullanımını sağlamak amacındadır. bu yüzden bu faşistlikse ben bir faşistim.
  3. oy kaybı, para kaybı ve biraz da göt kaybı korkusu ile habire sallanan reformdur. artık seçim vaatlerinden bile çıkmıştır.
  4. atatürk'ün hayatı boyunca yalnız yaşadığının göstergesidir. kurduğu meclisten geçmeyen yasanın adıdır.
  5. atatürk'ün ve ecevit'in hayalidir..yıllarca söylenmiş,çabalanmış ama iki siyasetçinin de gözünü arkada bırakrak gerçekleşememiştir..ortaçağ'ın feodal sistemi memleketin doğusunu/güneydoğusunu kemirirken "ağalık sistemi ağabeyliktir aslında","toprak reformuna katılmıyorum,miras çok eşit paylaşıldı" diyen hanımağalar vardır..
    sistem yüzyılda hanımağayı kabul etmiştir,yüzyıl sonra da marabasını kabul eder belki..biz de o zamana kadar ülkenin batısından romantik hayal olan toprak reformu fikirlerimizi yazmaya,teröre,töreye,göçe üzülmeye devam ederiz..
  6. bu ülkenin en şiddetli ihtiyacı toprak reformu ve eğitim sisteminde yapılanma.

    atatürk ün olsun deyip de olduramadığı tek mesele. ve durumun ciddiyetinin farkında olan, reform için mücadele veren tek politikacı ecevit.yıllarca mücadele verdi.robert kolejinde okumuş yüksek sosyal statüde bir devlet adamı nasıl oluyorda halka bu kadar yakın, onun refahı için bu kadar içten mücadele veriyor diye düşünmeyin.
    meclis çarıklı diye yaftalanan anadolunun bağrından kopmuş ama anadoludan bi haber vekillerle dolu iken..
    kasımpaşalı başbakan bugün milyondolarlık özel uçaklar arabalar tesis ettirirken ecevit thy nı tercih ederdi.eşiyle kuru fasülye pilav yiyerek anadoluyu gezerdi.bugünse emine erdoğanın lüks merakı ,14.000 dolarlık çantası konuşuluyor.
    ecevit köy köy gezip tarlada çiftçinin sorunun dinlerken; bugün sesini duyuramadığı ankaraya giden çiftçi feryat ederken erdoğan ananı da al git diyor.

    ecevit köykent projesini hayata geçiremede giderken akp hükümetinden tek isteği projeyi desteklemek..bugün mesudiyede açılan fabrika çatıları yıkıldı.devlet desteğini alamadığı için proje ölü doğdu.hükümetin işine gelmedi desteklemek.tarımkent adı altında yeni bir proje üretmek istediler o da can çekişmeye başladı.

    toprak reformu bu ülke geleceğini düşünen politikacıların uykularını kaçıran mesele iken bugün ideolojik çıkarlarını hayata geçirme kaygısı güden hükümet sebebiyle yıllardır başörtüsü, imamhatip katsayıları, .. ülkenin birincil sorunu haline geldi.
  7. atatürk'ün kendi yarattığı nedenlerle geçiremediği yasadır zamanında.belki de mecbur kaldı ama geçmişte yaptığı siyasi hamleler bunu mümkün kılmadı ve toprak reformu uygulanamadı.onun yerine köy enstitüsü tarzı eğitim yerleri kurularak köylülerin eğitimle geriliğinin giderilebileceği düşünüldü.köy enstitüleri de 1940'ta kurulabildi zaten.toprak reformunun yapılmasını engelleyen en büyük sebep atatürk'ün kurtuluş savaşı sırasında köylüden yeterince destek bulamaması ve bu nedenle toprak ağaları ve yerel eşrafla işbirliğine gitmesidir.köulünün kurtuluş savaşı'na çok da inanmadığı ve geçmişteki savaşlardan çok da farklı olarak görülmediği bir gerçektir.tek derdi işgal edilmemesini umduğu topraklarıydı.bu anlaşmalar(müdefaa-i hukuk cemiyetleri gibi) ileride bir toprak reformu sırasında çok güçlü bir konuma ulaşmış toprak ağalarının lobisinin sert muhalefetiyle karşılaşacağından yapılmasına pek olanak olmadı.atatürk döneminde yapılan ikili seçimlerde aslında bir bakıma toprak ağalarını koruyan bir sistemdi.ayrıca türkiye'de toprak reformunun uygulanmaya çalışıldığı diğer bazı ülkelerdeki gibi(örneğin arnavutluk) toprak sıkıntısı çeken bir ülke değildi,sıkıntı tarımın ticarileşmesiyle toprağın hep belli insanların elinde birikmesi ve feodal ağaların oluşmasıydı.kısacası türkiye'de uygulanmak istedi gibi önermeler çok da gerçek değildir.