toplumun içinde tekillik   

adana çık aradan

  1. her toplum mecburiyetten(japonlar aksini iddia etmedikçe) dolayı tekil bireylerden oluşur. ve her birey de kendisinden. yani kendi farkındalığından oluşur. kendinden first person shooter baktıkça herkes, toplum genelinde izometrik kamera açısı tezahür eder. her tekil kendi içerisinde çoğuldur aslında. en az iki kişidir, kendisinin topluma karışan, erimiş "koyun" belleği ve kendisi olmak üzere...

    her insan düşünür sokakta ölen bir insanın gazeteyle kaplanmış cesedine bakarken; "hayat ne boş, her an gidebiliriz" der. ama aslında kendisinin farkındalığı sadece kendisine ait olduğu için kendisini özel ve "tekil" hissetme eğilimindedir. bundan dolayı "hayat ne boş" derken kendisini o boşluğa koymaktan kaçınır, koyarsa da sadece kısa bir an için zihninde bir gölge gibi belirir ve ardından esrimiş tekilliğinin kuytu sokaklarında kaybolur bu korunaksız düşünce.

    herkes "dünya"dır o ise "her şey"dir kendi gözünde. o'na dokunulamaz, o egodur etten kemikten. insan neden ölmekten korkar? yaşamaktan başka bir şey bilmediği için... biz değil miyiz kendimizi "taş" olsak da pirincin içinde kaynatmaya çalışan? ve biz değil miyiz puslu havadaki kurt gibi hem sürü oluşturmaya hem de oluşturduktan sonra sislerin ardında kaybolmaya yarışan?
    (draco, 28.06.2008 14:36)