marksist estetiğin ikinci evresinde ortaya çıkan ve geliştikçe gelişen sanat akımı. birinci evredeki
fütürizm ve
konstrüktivizm gibi yenilikçi ve asi akımlarla kıyaslandığında stalin döneminin baskıcılığı ve sanatı parti ideolojisinin bir yansıması gibi gösterme çabası açıkça fark ediliyor. ama iyi örnekleri yok mu, var tabii. mesela alman şair
bertolt brecht bu alanın sınırlarını zorlamış, aşmış bir adam.
nazım da hiç azımsanacak bir temsilci değil hani.
sanatın toplum için olduğunu, halk dilinden konuşulması gerektiğini savunuyorlar. çözüm sunmadan gedikleri göstermenin hiçbir anlamı olmadığını iddia ediyorlar ve işçileri köylüleri eğitmeyi bir görev addediyorlar. biçim kaygısı gütmeden ama
biçimcilikten de korkmadan veriyor eserlerini seçkin olanlar.