|
|
- insanlara yapmadıkları şeyleri yaptıran, hayatlarında girmedikleri şekillere sokan bir psikolojidir. beterin beteridir.
sidik yarışı dışında bir dalda, çoğu zaman pek de başarılı olamayan yurdum insanları; biraz da bu psikolojinin onları içlerine soktuğu hava ile bir anda şampiyonluğa oynamaya başlarlar, tay gibi sekerler.
ne dedeler, nineler tanırım kapının açılmasıyla maurice greene gibi atağa kalkan, aynı edayla koltuğa koşan. tabii ki burada bu insanlara gereken değeri, saygıyı göstermeyip yapmaları gerekenden kaçan; genellikle gençlerin, bazen diğer yaş kesimlerinden insanların payı da var ama bu tamamen başka bir konu.
ne insanlar gördüm, trenin kapısını açmamla beni ve yanımdaki insanlar ezip geçen, araca binerken inenlere öncelik tanımaktan bihaber olan. sorsan hepsi duyarlı, görgülü ve bunun gibi daha çok reröyü kendinin etrafına bezemekte sakınca görmeyen insanlardır.
toplu taşıma araçları, bizim yerel olimpiyatlarımızdır. avrasya maratonu da onların bir koludur.
bu psikolojinin insan üzerindeki ruhsal ve moralman etkileri de, bir cesaret hapının insan üzerindeki etkisinden pek de farklı değildir. bu etki aracın o anki doluluk oranıyla doğru orantılıdır. otobüs ne kadar dolu olursa o kadar tetikleyici, cesaretlendiricidir.
mesela, sokakta ya da başka bir ortamda hayatta terslenemeyeceği otobüs şoförüne ya da yolculardan birine; kalabalığın verdiği gaz ve güvenle horozlanan pigme kardeşlerimizi, haktan hukuktan bahsedip karşısındakini bir hiç sayarken elbet hepiniz görmüşsünüzdür.
haddim olmasa da salık vermek isterim ki, kaptırmayınız kendinizi bu pisliğe. neyseniz o olun. o olduğunuz şeyi de, insanlığa yakın bir şeye denk getirmeye çalışın. ne kadar yakın olursa güzel olur. iyi geceler.
- (bkz: toplu taşıma araçlarında mp3 dinleyen ezik tip)
(bkz: kendini ezik hissetmek)
(bkz: kendimden biliyorum)
- (bkz: dolmuştan inmeden önce herkesin elini sıkmak)
- (bkz: ayın sonu nasıl gelecek)
(bkz: hala işsizim)
(bkz: ben böyle hayatın ızdırabını sikeyim)
- genellikle şöyle arkalara doğru ve kanerdan biryer seçilip otululduktan sonra yer vermem gereken biri binmez diye sürekli içinden dua eden insan , mutlaka gruptan kendini soyutlayacak bir davranış içersine girecektir , mp3 dinlemek , pahalı telefonunu karıştırmak , güneş gözlüğü takmak yada asla içeriğini anlayamadığı best seller bir kitap okuyormuş gibi görünmek . ki tüm bu davranışların altında gruba aslında ben sizin gibi değilim bu otobüse de bu günlük mecburiyetten bindim havası vermek istemesidir .
|