yaklaşık yarım saatlik çalışma sayesinde aralarından ayrıldığım kalabalık. fazla bir çalışma gerektirmeyen eylemi gerçekleştirememiş tembel adaylar topluluğu *
güzelinden bir şeyler yazma uğraşı içinde olduklarından dolayı içlerinde bulunmaktan onur duyduğum, çaylaklık mertebesinden bir yukarıya eriştiklerinde cacıklaşmamalarını umduğum heyecanlı gurup
(bkz: nerede o eski günler)
an itibariyle bu rakamın 1000 e yakın olduğunu düşününce uzun bir süre daha çaylak kalacağım hissine kapıldım. sonra da 7 moderatör olduğunu öğrenince, her moderatör günde 10-15 çaylak değerlendirse, çaylaklığım çok uzun sürmez hissine kapıldım. sonra da adamların başka işleri de vardır diye düşünmeden edemedim. offf ya çaylaklık sıkıcı olmaya başladı. kendini kas kas nereye kadar. baskı altında hissediyo insan kendini, taraftar baskısından kendi sahanda gol atamamak gibi bişey bu. sırf iyi olsun diye yazmak bazen şu anki gibi kötü yazılar doğuruyo.
uzunca zamandır toplam sözlük kullanıcılarının yaklaşık üçte birini oluşturan, örgütlenseler ortalığı dağıtacak kadar çok çaylak olduğunu gösteren bir istatistik verisidir. ama hani eğer bu yazıyı okuyabiliyorsanız ve moderatör değilseniz, pek de umrumda olmayan içler acısı halde bir kitledir kendileri.
(bkz: yani umarım öyle olur)
toplam 4 gün içinde, içlerinden ayrılıp terfi ettirildiğim grup. çaylaklığım 4 gün sürünce, herhalde iyi yazıyorum diye düşünmeden edemedim, zira 1.5 aydır çaylak olanlar varmış. onlara tavsiyem: toplam çaylak kullanıcı hakkında yazabileceğiniz bir şey varsa ortam sizin (güzel yazın)
sayısını gördüğümde şaşırdığım olgudur..
"peeh zamanında böyle miydi" diye düşünmüyo değil insan..
zamanında dediysek pek de eski değil yani yanlış anlaşılmasın..
tır kornasına karşı bisiklet kornası çalmaktan bünyeleri 1950 model bir mercedes'e dönüşmüş yazar adayları topluluğunun sayısı. ders bitsin diye saate bakan çocuklar gibilerdir sürekli. tik tak sesleri rüyalara bile girebilir. yakında birlik olabilirler...
istatistikler bölümündeki 1612 sayısına bakarak ohoo boku yedik lan dediğim istatistiksel veri. kimseyi de tanımam etmem ki ne kadar sürede peteklerimizden havalanıp özgür birer arı olabiliyomuşuz sorabileyim.
birleştikleri taktirde sözlüğün amına koymak eylemini gerçekleştirebilecek potansiyel devrimci kitledir. nitekim hayattan soyutlanmışlardır, ezilmişlerdir, acayip de gazlardır. bu mevzuyu tersine çevirene kadar yazmama gibi bir eylemde bulunurlarsa şayet, mesaj, istenilen kitleye ulaşmaz. kendi çapında grev vaziyeti alır. bu da istenmeyen bir olaydır.
(bkz: şair burada hayatın karmaşasından söz etmiştir)
çaylaklığın kıymetini bilin. yazarlık zor iş. bir kere sorumluluğu var. tekrar çaylak olmamak için verdiğin mücadele streslidir, zordur. bir de yeni nesil gelinceye kadar, yazar olsan bile seni çaylak gören bir grup yazara girilerini beğendirmen gerekir. ya da beğendirmesen de olur ama içinde bir yerde beğenseler iyi olur dersin. siz en iyisi çaylak olmanın tadını çıkarın ve ne yazarsanız yazın çöpe gitmekten daha fazla bir şey olmayacağını bilin. hesabınız silinse tınmazsınız bile, yeniden hesap açarsınız. işte bu rahatlığın ispatı bu giriyi yazıyor olmamdır. benim de çaylak olduğumu eklememe gerek var mı?