|
|
- zordur, kaldığın yerden başlamanın ne zor olduğunu görürsün. seni yıpratan şeyin sebebi neyse bir omzunun çökmesine engel olamassın. zaman geçer, alışırsın ya da alıştığını zannedersin ve beklemediğin bir anda yaptığın işin toparlanmak değil de olduğun yerde saymak olduğunu görürsün. kararını verdin mi başlar her bir köşedeki ince tozların silinmesi. öyle bir uçup giderler ki, sen de şaşırırsın. şaşırdığın kadar da hafiflersin, dik yürümeye başlarsın, omzuna verdiğin geçici yük umrunda bile değildir artık. nasıl olsa gitmiştir ya, nasıl olsa senin olmayan o yük yerine ulaşmıştır ya gerisi de önemli değildir. nereye gitmiş, nasıl olmuş... hepsi bir toz zerresi gibi uçup gider çöplüğüne.
- rahmetli anam böyle yapardı yatakları, yorganları felan bir yere göç edeceğimiz zaman. top top olurdu o üzerinde oynadığım, zıpladığım malzemeler. yuvarlardı onları önce sonra ortalarından iple bağlardı. bir top -ki top yuvarlak anlamına gelmeli burada- biçimi alırdı onca yatak yorgan vs.
demek ki; toparlanmak bir kere bir yerden bir yere gitmek üzere iken gerekli hazırlıkları yapmak anlamına gelmeli öncelikle.
bunun yanında hani eskiden büyükler yanımıza girdiğinde böyle bir edep takınır, oturuşumuzu, üstümüzü başımızı vs. tertip ederdik. o duruma da toparlanma denirdi. anneler pek bir hevesli idi bu kelimeyi kullanmaya. -eee oğlum babanın yanında toparlansana biraaaaz! gibisinden.
bir de bu toparlanma, kendini iyileştirme, eksikliklerini giderme gibi bir anlam taşımalı ki; hani sakatlıktan çıktığından beri kendini toparlayamadı x isimli futbolcu denir.
buna benzer olarak psişik bir travma geçiren insanları nitelerken de kullanabiliriz bu kelimeyi. şöyle ki; erkek arkadaşından ayrılan bir küçücük kız çocuğunun, içine düşeceği durum elbette yaralayıcı, bereleyici, psişik alt yapısını bozucu bir hal alacaktır. e hal böyle olunca darmadağın bir yaşam kaçınılmaz olacaktır gelecek günler için.hele o ilişki için çok çaba sarf edilmiş, pek bir fazla enerji harcanmış veya sağlam prensiplerden ödünler verilmişse durum daha da bir vahim olacaktır. yeniden denge durumuna geçiş amacıyla ilerletilecek süreç işte hep bu kelimeyle anılır olacaktır. nedir efem? toparlanmaya çalışıyorum o gittiğinden beri. hmm. olabilir. ancak bence buna toparlanmak denmemeli.bu bence biraz daha hani böyle esenlenme, rehabilitasyon türü birşey olmalı ya. neyse saygı duyalım selam edelim.
- türkçede eki ve kökü belli olmayan, dil kurallarını alt üst eden kelime
- yayılmaya göre daha heycanlı eylem.gidişler sanki hep bi beklenmedik olur.
- dilinde dört bir yana dağılmış bütün 90'lı yıllar ve özellikle de 1999lar (ki hiçbir yıl daha çok yanmamıştır bende), bütün bunca zaman boyunca arkanda düşürdüklerin yeniden seni çağırmaya başladığında "artık kendime gelmeliyim" diyerek yapmak zorunda olduğun.
yeniden kırdığın sözleri hatırlamazsan paramparça olacaksın çünkü, dünde bıraktığın heveslenmeleri doyurmazsan yüzünde hep yamuk yumuk bir beklenti spazmlar geçirecek, toparlanmazsan bütün seni terk edenlerden daha çok ihanet etmiş olacaksın bileklerindeki arzu tapınaklarına, toparlanmazsan savaş sensiz devam edecek! toparlanmazsan yenilemeyeceksin bile!
kuşluk vakti hala o eski bildiğin baş dönmesiyle esiyor..
toparlanmanla birlikte garipleşecek sözlerin, yeniden bozuşacaksın birileriyle, birileri ayrılacak yanından, masanın üzerinde garip notlar birikmeye başlayacak yeniden..
kendini hatırladığın anda yeniden çığrından çıkacak gün ve tarih boyunca komutanların kazandığı bütün savaşlar için yeniden harp ilan ederken delicesine bir kahkaha çıkacak gözlerinden;
"nerede kalmıştım ben, nerede kalmıştım! geri döndüm kan ve pisliğin içine"
(bu birinci günün başlangıcı.)
- eğer gidiyorsanız ve arkada bıraktıklarınız varsa bu toparlanma dediğimiz şey zor bir eylem..siz aslında o toparlanma işlemini yaparken toparladığınız şeyler geride bıraktıklarınızdır..
hepsini bir kutuya atıyorsunuz,ağızlarını bağlıyorsunuz ve gittiğiniz yerde onları çıkarıyorsunuz..bazıları pişmanlık oluyor,bazıları umut,bazıları kırıklık bazıları ise "gerçek" olarak size dönüyor..
düşsel bir şey toparlanma eylemi..
ama o toparlanacaklar içinde muhakkak bir "o" vardır..sanırım en acı vereni de o'dur..
|