|
|
- mütemadiyen her sokağa belediya tarafından tahsis edilen kişi ayrıca üstlerine zimmetli bıcakları ve telle çevrili bahçeleri vardır.
- (bkz: keserim topunuzu)
(ben söylemiyorum; amca söylüyor.)
- kendi yalnızlığının dışa vurumudur.
- (bkz: sinan engin)
- küçükken biz de oynardık böyle amcaların evlerinin önünde. hem öyle tehditlerle sınırlı kalmazdı. cidden topumuzun kesildiği zamanlar oldu. çok kızardık, yaşımızın küfür skalasına uygun olarak iyi niyetlerde bile bulunurduk. büyüdük ve evimizin önünde top oynayan çocuklara kızmaya, kovalamaya, balkondan üstlerine su boca etmeye başladık. hayat ne tuhaf, vapurlar falan...
- birde bunların kürekle top patlantanları vardır ki top inatla onların bahçelerine, evlerine kaçar ve top -çaktırmadan- alınana kadar bünye adrenalin patlamaları yaşar.
- genelde polis olursa adamın ağzına sıçan amcadır ama diğerleri pek etkilemez ki polis ikinci kattaysa onun etki etmediğine bizzat şahit olumuştur.
- alınlarında çizgiler çabuk çıkar bu amcaların. kaşları hep çatıktır. emekli orta düzey memur filandırlar. karıları da kahkahayla gülmez çoğunun. patlıcan musakka yanında rakı içerler bazen. haftada bir filan. 60 yaşına varmadan enfarktüs ya da kardiyal nedenlerle ölmeleri sıkça görülür.
o soğuk ve neşesiz hayatlarının çabuk gelen sonunda, arkada kalan yaşlı bayan gülmeyi unutmuş olsa da ilk işi duvarlarını daha canlı bir renge boyatmak olur amca ölünce.
- evet bizim de böyle bi amcamız vardı. tarlasına top kaçtığı zaman çok fena sinirlenirdi. sahanın bir 25 m ilerisinde bahçesi ve evi vardı. neyse bi gün bizi top oynarken görür hacı amca ve pis pis bakar. oyun biter ve ertesi gün için sözleşilir. lakin ertesi gün görülür ki inşaatlardan kalaslar , sahalardan fileler yürütülüp bin bir zorlukla yapılan caanım kaleler yıkılmış. hatta bi daha çocuklar oynamasın diye kırılmış. tabi intikam yemini eden bütün mahallenin çoluk çocuğu hacı amcanın kirazına , eriğine , vişnesine , armuduna , hatta dometesine kadar çoğu sebze meyve dalar. bunu gören hacı amca ve iki karısı(birisi resmi birisi imam nikahlı) elllerinde kızılcık sopalarıyla koşmaya başlarlar. işte böyle başlamıştı 1. mahalle savaşı. sonra yaklaşık 15 kişilik bir grup olan 7-14 yaş arası çocuklara soykırım başlar. hacı amca ve karıları 3 ayrı koldan saldırır. planlanmış bi şekilde tarladaki mahsülleri tüketen çocuklara, ittifak güçleri stratejik bir saldırı yapar. sol taraftan domatesleri kemiren çocuklara dalan 1 nolu kadın çocukları kaçıştırır, 2 nolu kadında sağdan erik ağacındakileri dağıtır. hacı amcada kaçan çocukları ortadan sopaya geçirir. yani tarih derslerinde öğrendiğimiz selahaddinin hilal tekniği, nese sayı üstünlüğüne sahip çocuklar sopayla başa çıkılamaz. bir çocuk yediği dayaktan sonra tekrar tarladakileri yemeye devam eder. yenilen dayağın ve meyvenin tokluğunu anladıktan sonra çocuk kuvvetleri geri çekilir. sonrasında bölgede savaş kalıntıları olarak meyve ve sebzeler kalır. akşama ise çocukların çoğuna evde de bir posta dayak.(ispikçi amca)
- (bkz: ismet arzuman)
(kl7mu, 04.11.2007 00:48)
- (bkz: otto rehhagel)
- büyüdükçe benzeyeceğimiz ve hatta benzediğim gıcık amca(lar)dır...
- sırf bu amcalar yüzünden altyapılardan bu kadar yeteneksiz oyuncular geliyor.
hemen tezimi açıklayayım: yetenekli çocuk kaprisli olur,bu amca bir oynatmaz iki oynatmaz sonunda yetenekli çocuk bana ne ya zaten bu oyunu süper oynuyorum,kimse beni durduramıyor,bi de bu adamla mı uğraşıcam der başka denizlere yelken açar,yeteneksiz çocuk yüzsüzdür,zaten yetenek yoksunudur,ulan biraz bişeyler öğrenirim diye her bulduğu fırsatta,koşullar zor olsada topunu oynamaya çalışır,amca'nın yerinde olmadığı saatleri kovalar,gün gelir karşımıza futbolcu olarak çıkar.
ben şimdi isim de veridim ama kendilerinin yeteneksiz olduklarını kabul etmezler diye sözlük yönetiminin başını ağrıtırım.
- bu amcanın bide karısı vardır.topunuzu kesicem diyen teyze.
küçükken mahallede topu en yükseğe kim dikicek oynardık.oynadığımız alanın ordaki apartmanın birinci katına kaçardı hep de lanet top.ben yamuk , o yamuk olucak tabi o kadar. sarışın cadı sila kılıklı bi teyze vardı sürekli bizi yalvartıp egosunu tatmin ederdi.bazen keserdi gri kames topumuzu.sonra baştan para toplayıp alırdık bakkaldan yeni top,sonra yine kaçardı yine yalvarırdık.bazen kocası çıkardı cadı silanın o biraz daha insaflıydı,bazen karı koca çıkarlardı balkona.ses çıkarıyoruz diye kızarlardı.olay olmuştu topu o balkona kaçırmak mahallede.hey gidi günler be.
demem o ki birinci katlar daha yükseğe yapılsın,yavrucukların topları kesilmesin.
- kendi çocukluğunda top oynatılmayan kişidir ve içinden ah eder;
- ulan ben de sizin çocuklarınızı oynatırsam ne olayım nah şu kale direği yerine geçen taşa yazıyorum
- (bkz: okul müdürü)
- (bkz: git kendi mahallende oyna)
- maçların daha bir zevkli olmasını sağlayan amcadır. bizim mahallede iki versiyonu vardı. biri kel, şiko, kısa boylu olan diğeri de hacı olan.
onlar sayesinde maç yapmak daha zevkli olmuştur. onların her an ortaya çıkma, işlerinden dönme endişesinin verdiği tetikte olma zorunluluğu maç zevkinin kat kat katlanmasını sağlamıştır.
ne yapalım okul bahçesi yapyakın değildi.
ismail amcaya ve hacı hebip* amcaya selamlar, biz büyüdük artık.(akort, 04.11.2007 16:09 ~ 16:10)
- (bkz: oğlunun eşcinsel olduğunu öğrenen baba)
- birde bu amcaların bazı versiyonlaarı top oynamayla ilgili hikaye anlatır.
a) burada mezrlık vardı eskiden tepişmeyin ölülerin üstünde..
yada
b)hz. hüseyinin kafasıyla top oynamışlar bu top ordan çıkmış diye...
ama hiç bir laf,bağırtı, yada dayak alıkoymazdı top oynamaktan bizleri...
- bir amca daha hatırlıyorum aslında ona amca demezdik dayı derdik. ne gariptir ki o da bir hacı dayıydı (bkz: @2057012) . bizim top oynadığımız saha da ineklerini otlatırdı biz tabi bunu istemezdik. inekleri öyle bi mübarekti ki bi gübreliyordu sahayı dağ gibi bok tümsekleri yapıyolardı. doğal ki kimse sahada top oynamak istemiyordu. o tezekleri temizlemek içinde öyle uğraşırdık ki anamız ağlardı. neyse tabi biz sahada koşunca otlaklar kuruduğu için hacı dayı da bizim orda oynamamızı istemezdirdi. kazanan hacı dayı oldu belediyedn makinayı getirtti sahayı eşti ve oraya mısır dikti. bizimde yaklaşı 12 yıl oynadığımız saha devri kapanmış oldu . ogünden sonra halı sahaya mahkum olduk . o sahada oynanan oyunun zevkini başka hiç bi yerde bulamam. duygulandım şincik.ah zalim hacı dayı söyleseydin biz sana mısır getirirdik her gün. bu arada
(bkz: top oynatmayan teyze)
- küfür etmeyi bu tip adamlar sayesinde öğrendik. bizim sokakta da vardı bu mamüllerden bir tanesi. top sesine duyarlı sensörleri olduğundan şüphe etmiştim hep. biz daha takım kurmadan cama çıkar çemkirirdi orospu tıynetli. şimdilerde öğrendiklerimizi tekrar ederek ''ne güzel orospu çocuğuydun sen top oynatmayan sikitoş amca'' deyip kendisini hunharca anıyoruz.
- bi de bunların teyze hatta anane versiyonları vardır ki hiç çekilmezler ama yaşlılık,işte 'he deyip geçmek' makbuldür.
|