*n : top benim oynatmıyorum *a : eğer top yoksa nasıl oynatmayacaksın ?
n : aaa hakkaten top yok, hep aynı numara amnskym
a : biz onun yerini söyle topunu verelim
n : bak morpheus geldi, bir şey desene şunlara
a : tamam topunu al ama mahallede benim amına koyayım, siktirin gidin ziona
ne zaman biri topun kendinin olduğunu söylese, mahalleyi sahiplenen biri de çıkardı.
çocuklukta mahalle maçlarında özellikle topun sahibinin de içinde olduğu takımın yenilmesi durumunda topun sahibinin atacağı naradır. genelde topun gökyüzüne dikilmesiyle ve topun sahibinin topu dikene söve söve topun peşine koşmasıyla biter kavga. çok fazla top kelimesi kullandığım için anlamsız gibi gelse de top mahallee maçlarında en zor bulunan objedir. boş saha, oynayacak adam, kale için taş kolaydır fakat top, top sahiplerine muhtaç eder adamı.
+ ya siktir git nereye oynatmıyon asıl biz seni oynatmıyoz. 25 kuruşluk plastik topu almış gelmiş bi de ayak yapıyo oynatmıyom diye. al şakir şu parayı da bakkaldan bi top al gel oynayalım. 50 kuruş olanından al.
çocukluk yıllarında iki santim kalınlığında plastik futbol topuna duyulan benmerkezci yaklaşım biçimidir. top bir kişiye aittir, o izin verirse diğer çocuklar topla oynayabilir. eğer hoşuna gitmediği bir arkadaşı varsa ''top benim oynatmıyorum'' denir. kıl olduğu arkadaşı da cebinden çakısını çıkarıp, ''mahmut beni de oynatmassan patlatırım topunu bak mına kodummm'' deyip topun sahibini dolaylı yoldan tehdit eder. çocukken çok gülerdim bu tip şeylere, topun sahibi ben olduğum için.
"al topu öne patlat sonra da o çocuğa yedir ya da daha güzel bir şekilde değerlendir" şeklinde sonuçlanacak gıcık çocuk cümlesi. karpuzun dilim dilim sokulduğu gibi...
akla ilk önce alpay erdem'in top canavarını sonra ise barcelonayı getirmiştir.
mahallede çocukların ağzına dolanmıştır.
genelde mahallede ali isimli çocukta bir adet top bulunur.
kuka-tek pas-istop hep bu oyunla oynanır.
genelde kerem isimli bir arkadaşla bu ali "kukada arkana baktın" gibi bir sebepten kavga eder.
ali bu kerem'i "top benim değil mi?oynatmıyorum ulen" diyerek kovar.
intikam almaya ant içmiş olan intikamım acı olacak diye bağırır ve ortadan kaybolur.
kerem bir adet mikasa top ile akşam mahalleye döner.
ali yepyeni topu görünce kerem'den özür diler.
maçlar artık kerem'in topuyla yapılmaya başlar.
günler eskisi gibi şen ve mutlu geçer.