merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.

tonyukuk

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. söylendiğinin aksine ne çinli, ne de yabgu olan göktürk kağanın kutlu bilicisi, danışmanı, veziri, nickim
    eteği öpülmüş manasına gelir ton-yuk-uk, birde yazıtı vardır kendinin

    “tanrı yarlığadığı (nasip ettiği) için türk budun içinde silahlı düşmanı gezdirmedim. damgalı atı koşturmadım. ilteriş kağan çalışmasaydı; ona uyarak ben kendim çalışmasaydım, il de millet de yok olacaktı. çalıştığım için il, il oldu; millet de millet oldu. ben artık yaşlandım, kocadım. her hangi bir yerdeki kağan sahibi bir millete benim gibisi olsa ne sıkıntıları olabilir?
    türk bilge kağan ilinde yazdırdım. ben bilge tonyukuk.”

    türklerin budizm dinine girmesini engellemiş ve ayrıca türk milletinin surlarla çevrili şehirlere yerleşerek çinliler tarafından yeniden köle edilmesinin önüne geçmiş. budunun her zaman yol gösterici olan tonyukuk, açlıktan tokluğa, kölelikten bağımsızlığa erişen milletinin yaşayışını şöyle anlatıyor:

    “karakurum’da tavşan yiyerek, geyik yiyerek oturuyorduk. budunun boğazı tok idi. düşmanımız çevrede ocak gibi idi. biz ateş idik.”
  2. çinli midir değil midir? kendisine soralım, şöyle demiş tonyukuk bilge: "... ben özüm tabgaç iliñe kılıntım türk budun tabgaçka köörür erti." (... kendim tabgaç ilinde doğdum. türk budunu tabgaç'a bağlı idi.) tabgaç dediği yer çin'dir yani çin'de doğmuş. "türkler, çin'e tabiydi ben de çin'de doğdum" diyor. o sırada doğan bütün türklerin yaptığı gibi...
  3. "ton yukuk" eski türkçede "giysisi yağlı" anlamına gelir. bu, zenginlerin şölenden sonra kendi yağlı ellerini giysilerine silme alışkanlığından olduğu gibi, misafirler de zengin kişilerin kıyafetine silerlerdi ellerini. bu bir şükran göstergesiydi. bu yüzden yağlı giysi, zenginlik ve cömertlik anlamına geliyordu. adamın ismi de buradan geliyor.
  4. roux'a göre kelime olarak "giysisi yağlı" anlamına gelmektedir tonyukuk kelimesi. orta asya kültürlerinde bu işaret zenginliğin ve cömertliğin işaretidir. bu arada orta asya da ne değişik yermiş abe kuzum... tırnakları uzun olmak "ben geçimimi kol gücü ile sağlamıyorum. ya zenginin, ya tüccar ya da bürokrat." anlamına gelir. giysisi yağlı olmak zengin olmak demektir. türlü türlü işler....

    tonyukuk çin idaresi altında doğmuş ve büyümüştür. çinçe bilir ve çin kültürünü yakından tanır. bağımsızlık mücadelesinde bu çin'i yakından tanıması oldukça faydalı olmuştur mücadele için. ünlü macar türkolog ligeti de kendisi için, "türklerin bismarck'ı" der.

    tonyukuk gerçek bir devlet adamıdır. bilge kağan'ın çin doktrininden, budizmden etkilenmesi sonucunda "budizme ve yerleşik hayata geçmek, şehirleri surlarla çevirerek şehirlerde yaşamak istemesi, tapınakla inşaa etmek istemesi, saldırı pozisyonundan savunma pozisyonuna geçerek bekleme stratejisine geçmek istemesi" üzerine en sert tepki tonyukuk'tan gelmiştir. bu muhalefet yenisey yazıtları'nda ya da tonyukuk yazıtı'nda değil, çin kaynaklarında detaylı olarak anlatılmaktadır.

    "olmaz! türk halkı tang idaresindeki hane sayısının yüzde biri bile değil. düşmana direnebilme sebebimiz su ve otlakları izleyerek yer değiştirmemiz, avlanarak silah kullanmamız. güçlüyken akın yaparız. zayıfken ormana çekiliriz. insanlar tapınaklarda yapılan ibadetlerle zayıf ve insancıl yetişir. güçlenmenin yolu bu değil." diye itiraz etmiştir.

    gerçi ibne çinliler bu kadar detayı nasıl öğrenip de, kaynaklarına yazmışlar o da bilinmez. bilge kağan galiba çinlilerin ne kadar çakal olduğu konusunda sonuna kadar haklıymış.

    tonyukuk çinliler ile türklerin arasındaki mücadelenin basit bir alan hakimiyeti mücadelesi olmadığını, iki ayrı kültürün, iki ayrı felsefenin, iki ayrı farklı anlayışın mücadelesi olduğunu idrak edebilecek bir devlet adamıydı. bu yüzden asla çinlilere benzemeye çalışılmaması gerektiğini biliyordu. çünkü bu bir kültürün sonu olabilirdi. haliyle de bir milletin.

    adına yazılmış yazıt her ne kadar orhun abideleri ile birlikte anılsa da bilge kağan ve kül tigin yazıtından 400 km batıdadır. bu uzaklığın nedeni de büyük ihtimalle iktidar mücadeleleri sırasında destek verdiği halefin değil de, bilge kağan ve kül tigin kardeşlerin iktidara gelmiş olmasıdır.
  5. bilge kağanın "şehirlerin etrafını surla çevirmek" "budizm, taoizm gibi dinleri halk arasında tanıtıp yerleştirmek" gibi fikirlerine şiddetle karşı çıkmış, bunların turkleri "yumuşatacağını" söylemiştir. kurultayda bilge kağanın bu önerilerinin reddedilmesinin en büyük sebebidir.