tomb raider serisinin dördüncüsü ve belkide en zevkli olanıdır. zamanında windows xp çalıştırmıyor diye makinamı win 98'e döndürmüşlüğü vardır.
(görsel:
tomb raider the last revelation/52964)
(bundan sonraı
spoiler içerebilir.)
oyunun baştaki kısımları kamboçya'da geçiyor. laracık daha küçücük çocuk. beyazlara bürünmüş
von croy amcasının peşinden piramit ve türevi kutsal mekanlara dalıyor. oralardaki kancık tuzaklardan nasıl kurtulacağını öğreniyor. lara tapınakçılık oynarken von croy denilen arkeologun aslında bir orospu çocuğu olduğunu öğreniyoruz.
iris artifact'ı hacılamaya kalkışı ölümüne sebebiyet veriyor (ilerde anlıyoruz ki dokuz canlı bi orospu çocuğuymuş) ve hikaye asıl olayların koptuğu mısır'a geçiyor.
lara artık büyümüştür. başından beri çalmaya yeminli olduğu
amulet of horus'u bu sefer ele geçirmeye kesin niyetlidir. macera kötülüklerin efendisi seth'in mezarında başlar. sonralarda oyun bizi ekzantirit tapınaklar, piramitler, sfenksler ve krallar vadisi'nde dört döndürür. oyunun en güzel yerleri buralardaki bölümlerdir. mısır mitolojisine ilgi duyan bünyeleri yarattığı atmosfer ve görsel kurgularla tatmin etmektedir. özellkle bi
horus-
seth mücadelesi vardır ki, al popcornu otur izle.
(görsel:
tomb raider the last revelation/52966)
velhasıl bu güzide eser lara'nın temple of horus'da seth'i alt etmesi ve akabinde meydana gelen depremde tonlarca ağırlığındaki piramit blokları altında ezilerek şehit olmasıyla son buluyor. keşke tomb raider çılğınlığı burada bitseydi ve insanların gözünde hep efsane olarak kalsaydı. ama hayır... para etti ya bir şey, illa sikertmesi lazımdı
eidos'un.
neyse olan olmuş, tomb raider serisinin boku çıkmıştır. fakat
the last revelation gönüllerdeki ve arşivlerdeki özel yerini çoktan almıştır.
(görsel:
tomb raider the last revelation/52967)