|
|
- parfümün dansı, dur bir mola ver, agackakan, sirius'tan gelen kurbağa gibi eserlerin sahibi, muhteşem yazar.
tasvirleri ve benzetmelerine hayran kaldığım kişilik.
camel paketi hakkındaki incelemeleri ve kızıl saç hastalığı ile sigara içenlere bakışımı değiştiren biri.
okunası ve takip edilesidir.
- parfümün dansını ilk okuduğumda, hayatları ölümsüzlük arayışları içerisinde geçen kudra ve alobarın gerçeküstü aşkı beni çok etkilemişti. olay kurgusuna, uçarı anlatımına, arada bir anlattığı hikayeye müdahale ederek eski daktilosunun işe yaramazlığından dem vurmasına hayranım. kendisinin romanlarında yer verdiği birtakım meyve-sebze ilişkilerine de şaşırmamak elde değil. örnek; parfümün dansı- pancar, ağaçkakan-böğürtlen. ben o ağaçkakan romanında bahsedilen, semaları böğürtlen tabakasıyla bezenmiş puslu seattle gündüzlerinden istiyorum azıcık.
- sirius'tan gelen kurbağa ile kelimeleri sıralayışına hayran kaldığım ama aynı güzelliği osho-provakatör mistik de aynı tadı bulamadığım yazar.psikiyatri dergilerinde adı sık geçer.
- (bkz: tim robbins)
- baş yapıtı parfümün dansıdır (bkz: pancarın dansı). kitap bitmesin, etkisi daha uzun sürsün diye kitabı mümkün olduğunca yavaş okursunuz. diğer kitapları her ne kadar insanı üslubuyla ağzı açık bıraksa da, kurgu açısından biraz daha sönük kalmaktadır. amma velakin okunması gereken bir yazardır.
- (bkz: jitterbug perfume)
- parfümün dansı, dur bir mola ver, sıska bacaklar adlı eserleriyle yeraltı edebiyatında ün yapmış, 1936 doğumlu, başarılı kurguları ve etkili üslubuyla dikkat çeken, tanışıklığımın parfümün dansıyla başladığı, roman karakterleriyle adeta büyülendiğim bir yazar...
- parfümün dansı'nda, daha ilk başta, daktilosunu kastederek, "bu da beceremezse siktir et, bu iş olmaz" gibi karikulade bilgece bir söz söylemiş yazardır ve ki, the doors konseri ile ilgili bir haber yazmaya gitmişken, the doors'un konserinde yazar olmaya karar verdiğini biliyor muydunuz?! hım?!
- postmodern olarak betimlenen amerikalı yazar. kitaplarında ilk göze çarpan şey mistik olan ile sapına kadar gerçek olanı bir araya getirebilme becerisidir. günümüz kapitalist ve küresel dünyasının maddi gerçekliği net olarak verilirken ve hikaye kahramanlarının bir kısmı da bu gerçekliği temsil ediyorken, diğer yanda buraya ait olmayan, burdan olmayan bir başka gerçeklik-kahramanlar da söz konusudur. bu ikincisi mistik olan, inanılması güç olandır. bizi şaşırtır ve neyin gerçek olduğunu sorgulamamızı sağlar. yazarın diğer bir özelliği ise süper egzotik kadın karakterler kullanmasıdır. aklıma gelenler: asyalı, afro, çingene. bu kadınlar sadece muhteşem güzel değildirler aynı zamanda da bizden farklıdırlar. bizim görmediğiizi görürler, belli bir yetenekleri vardır veya olayda anahtar role sahiptirler. fallar, falcılar, hayvanlar, uzak ülkeler ve garip yaratıklar da hikayelerinde kullandığı diğer yaygın temalardandır.
- "kalbim bir üçüncü dünya ülkesi
senin aşkın isviçre'den gelmiş bir turist" sözlerinin sahibi yazar.
- ya herkes aynı hisle okuyorsa, ya okuyan herkes aynı hazdaysa diye endişelendiren tuhaf ötesi gereklilikte, bir o eksikti kıvamlı yazar.
(heidi, 17.07.2008 08:58)
- bu adamın zihni, şakacı bir bilgenin oyun bahçesi gibidir. tam bir deli, o yüzden de okuması zevklidir.
|