tolstoy tarzı hikaye yazma rehberi   

adana çık aradan

  1. terkedilin ve karnınız aç olsun:

    o kör bıçağı boğazıma hala neden dayayamadığımı anlamakta zorlanıyordum. hayattan hiç bir beklentim kalmamış, lisa beni terketmişti. cebimde kalan son 5 rubleyle peterbug meydanındaki lokale giderek karnımı doyurdum. sıcak şarap alacak kadar param kalmadığı için yan masamda oturan huskarldan biraz borç istedim. huskarl "al bakalım seni küçük piç" diyerek cebinde kalmış olan son rubleyi bana uzattı.


    rus sosyetesi içerisinde barınan bir özgürlükçü olun:


    akşamki partiye gitmemek için direniyor, kendi kendime sebepler uyduruyordum. ana kurigina'nın boğuk kahkalarını duymamak için çarlık nişanımı feda etmeye hazırdım. gün içinde bahçemde kısa turlar atarak doktorumun temenni ettiği şekilde karnımda biriken gazı çıkarmaya çalıştım. daha sonra odama çekilerek moskovadan gelen mektupları okudum. 23 yaşında olmama rağmen kendimi 40ımda gibi hissediyordum.


    hayattan hiç bir beklentiniz kalmamışken aşık olun:

    soylu insanların salonlarını süsleyen bir nesne olmaktan bıkmış, kendimi sokağa atmıştım. peşimi bırakmayan kötü kaderimden, dünyada yaşadığım cehennem gazabından, içine kapanıp kaldığım hayat denen kafesten kurtulmamın tek yolu kendimi sokağa atmaksa, sanırım benim için hiç bir kurtuluş ümidi kalmamıştı. sıkıcı hayatımdan bana tek kalan göğüs kafesime hapsolmuş sıkıntı dolu bir acıydı.

    moskovanın açlık kokan varoşlarını turladım. sonunda bir meyhaneye girerek ağzımı tatlandırmaya karar verdim. cebimde kalan son rubleyle garsondan acı vermut istedim. boğazımı yakan vermut tadıyla az da olsa kendime gelerek etrafı kolaçan ettim. genç ve güzel bir bayana ait olabileceğini düşündüğüm şen kahkaha sesleriyle kafamı sesin geldiği yöne doğru çevirdim. umarsızlık ve korku arasında gidip gelen kaçamak bakışlarımla barın sol köşesinde oturan genç hanımefendinin aydınlık yüzünü gördüm. tam o anda içerisini kaplayan sis ve şarap buğusu gözümün önünden uçup gitti, karşımda oturan bir melekti...



    savaşa katılın:

    23 şubat 1856. albay troçkinin alayındaki ilk günüm.

    viyana'nın durumu içler acısı. aldığımız duyumlara göre prens denisov alayını çoktan lav etmiş. yoğun ateş altındayız. napolyonun topçuları ara vermiyorlar. halk aç ve sefil . bu duruma ne kadar dayanırım bilemiyorum. ah aptal kafam, moskovayı neden terkettim ki?

    24 şubat 1856. albay troçkinin alayında ikinci günüm.

    sanırım bugun güneş doğmayacak. gökyüzü karanlık ve puslu. açılan topçu ateşinde alay komutanının gözüne bir şarapnel parçası girdi. viyana kan gölü. savaştan kaçan rus askerlerini vurmak için talimat aldım. tanrım! kendi kardeşlerimi mi vuracağım? bunu düşünmek bile içimi parçalıyor.

    25 şubat 1856. albay troçkinin alayında üçüncü günüm:

    yiyecek stoğu bitmek üzere. petersburg huskarları şimdiden huysuzlanmaya başladı. savaş sahasını terketmekten söz ediyorlar. napolyon birlikleri durmak bilmiyor. sanırım savaşı kaybediyoruz. albay anlaşma zemini yokluyor.

    26 şubat 1856. albay troçkinin alayında dördüncü günüm.

    bir yandan yoğun ateş altında ve açken diğer yandan günlük tutabildiğim için kendimle gurur duyuyorum. alay komutanı; "karı gibi günlük tutacağına top ateşinin başına geçsene yavşak!" diyerek beni uyardı. sanırım bana karşı boş değil..
    (nietzsche der kopfschmerzer, 27.06.2008 12:37 ~ 12:40)
  2. öncelikle iyi bir yazar olabilmek için: çevreyi ve insanları çok iyi gözlem kabiliyeti ve anlatım gücüne sahip olmak

    açlık ve sefalet için: 1. orduya katılmış olmak 2. küçük yaşta kafkasya'ya gidip orada yaşamak (zamanın koşulları altında)

    kadınları bu denli iyi anlamak, anlatmak için: üç birbirinden mutsuz evlilik yaşamış olmak (+ üç çocuk sahibi olmak da eklenebilir)

    sanatsal ve düşünsel anlamda bu denli değer taşıyan yazıları için: halk yığınlarının, özelikle rus köylüsünün yoksul, perişan durumu için bu denli üzülmek. nitekim bütün servetini köylülere dağıtmış olmak ( diriliş bunu en iyi anlatan eseridir.), her haliyle köylüler gibi yaşamaya başlamak.

    ve bunlara ek olarak bıkıp usanmadan yazmak.. sadece yazmak..
    (lastrose, 27.06.2008 13:25 ~ 20:51)
  3. (bkz: ajdar anık tarzı şarkı yazma rehberi)
    (lrockstarl, 27.06.2008 13:28)
  4. baloda kimler yoktu ki? zaitsevlerin küçük kızı maria, nişanlısı anatoliy, üvey kardeşi vasili, kuzeni kuriginev, anatoliy'in albayı voronin, albayın güzel karısı omlet, çariçenin nedimesi ana paulenko, st petersburg kontu iliyanov, karısı olga, kızı natasha, natasha'nın nişanlısı pavluchenko, moskova'nın paris elçisi kont gulenbov, karısı prenses bolkonkiv, kızları titov....

    tolstoy tarzında bir hikaye yazmak istiyorsanız karakter sınırlaması kullanmamalısınız.

    mesela behuzov'da tıkandın ve onunla ilgili anlatacak bir şey bulamadın. yapacağın şey çok basit çünkü behuzov'da hikaye yoksa maria'da vardır. bu durumda hikayeye maria'dan devam edersin.

    bu karakterlerin hepsini haftada bir sosyetik davetlerde toplarsan bir yandan okurun aklını karıştırır, diğer yandan yeni hikayeler türetirsin.

    nasıl mı?

    diyelim ki behuzov'da tıkandın ve anlatacak bir şeyin kalmadı. maria'ya geçtin. ama bir süre sonra maria'da da tıkandın. kontes montes derken baktın olmuyor, buluştur maria ile behuzov'u, aşık et birbirlerine. al sana yeni bir hikaye.
    (eternalsunshine, 27.06.2008 19:05 ~ 19:11)