yılmaz erdoğan'ın organize işler filminde süperman karakterini canlandıracak,vizontele serisindede izlediğimiz ve c.yılmaz'ın kardeşi ile evli oyuncu,tiyatrocu.
namı diğer süpermen sacit. karamelle mesafesi 10 santimetrenin altına inince elinde olmadan "titreten" insanların sesi olmuştur kendisi. beğenerek izliyor, başarılarının devamını diliyoruz.
bugüne kadar çocuğunun dünyaya gelmesi sebebiyle sadece bir kez cem yılmaz ın kızkardeşiyle evli olduğu için gündeme gelmiştir. bunun dışında kendisini her zaman tiyatrocu kişiliğiyle tanıdığımız için, sevdiğim, saygı duyduğum değerli bir oyuncu. yurt dışında almış olduğu eğitimin inceliklerini türkiye de sergileyemediğini düşündüğüm, zaman zaman da yılmaz erdoğan vari raconlarını takdir etmediğim bir şahıs. iyi bir rol verilince üstesinden rahatlıkla kalkabileceğini düşünüyorum. fakat sayın tolga çevik'i avrupa yakasında pek beğenmiyorum. bunun da nedeni daha yetenekli olduğunu düşünmem ve bu rolün kendisine iki beden küçük gelmesi.
bkm ekolünden çıkması ve de kendisine yılmaz erdoğan'ı idol olarak seçmiş olması oyunculuğunun her saniyesinde gözlenebilen oyuncu. organize işler gibi yılmaz erdoğan'ın yazdığı metinlerde konuştuğunda ise yılmaz erdoğan içindeki iki karakteri dillendirmiş de kendi kendine konuşuyormuş gibi oluyor.
yıllar önce hadi çaman tiyatrosu'nda sevinç erbulak ile oynadıkları kelebekler özgürdür tiyatro oyunu ile oyunculuğuna hayran olduğum tiyatro oyuncusu. fakat bkm 'ye geçtikten sonra nedense yılmaz erdoğan gibi konuşmaya ve aynı fiziksel hareketleri tekrarlamaya başladı. kimsenin kimliğine bürünmeye ihtiyacı olmayacak kadar kabiliyetli olduğunu unutmasa...
ilk olarak vizontele serisinde tanımamla ve arkasından mükemmel performansıyla organize işler'de izlememle birlikte takibe aldığım oyuncu olmuştur. sinemada izlerken de tam bir tiyatro oyuncusu havası uyandırdığından oyunlarını çok merak etmeme rağmen izleme fırsatı bulamamıştım. tam bu sırada avrupa yakası'nda boy gösterip dizinin ara sıra baymalarına rağmen yine de en sevilen karakterlerinden biri olmuştur ve diziyi belki bi nebze izlenir kılan nedenler arasında yer almıştır. gel zaman git zaman tiyatro oyunculuğunu ben hala merak ederken bi gün zap diye tv8 de komedi dükkanı adlı dizi adı altında tiyatrovari bişey yakalamışımdır ki istediğim şeyi izlemiş, aradığımı bulmuşumdur. bu dizinin oluşumu da kendisinden çıkmış. bir gün yine çok fazla çay içtiği bir gün umarsızca aklına gelmiş ve salih kalyon'un da yardımıyla icraate geçmiş..* özellikle mimikleriyle olayı kaptığını düşündüğüm tolga çevik, yurtdışında da bir çok sinema-tiyatro oyununda yer almış ve ödülleri sıraya dizmiş.
dizi olsun sinema olsun beğenerek izlemeye devam edeceğimiz iyi bir oyuncudur.
elle dergisi şubat 2008 sayısında bir röportajı ve fena sayılmaz fotoları bulunan oyuncu kişi.
hem "karımın bu taraklarda bezi yoktur, o şöhretle hiç ilgilenmez" diyor, hem de orada burada sürekli olarak karısından bahsediyor. e insan da merak ediyor haliyle bu "çok komik" kadın kimdir diye. yakında ondan da "benim şöhretle işim olmaz" tadında bir röportaj bekliyoruz.
bir de yine aynı zat için "yaşıtları bağdat caddesinde gezerken o iki tane çocuk büyütüyor" gibi bir cümle sarf etmiş ki, tam "buyur burdan yak" dedirtiyor. bağdat caddesi'nde gezmemizin yanlış bir tarafı mı var, yoksa 25 yaşında peşpeşe iki tane çocuk doğurmak bir marifet mi gibi sorular silsilesi başlıyor röportajı okurken, ister istemez. aman dikkat diyeyim. beyin hücrelerinize yazık.
ha, iyi oyuncudur o ayrı. yani öyle olduğunu tahmin ediyoruz, zira henüz bunu kanıtlayacak adam gibi bir karakter oynadığını da göremedik.
gıcık mıyım?
gıcığım.
ama şeytan tüyü müdür nedir, bu adamı izlemekten kendimi alamıyorum. sinirliği çekici gelen, bir nevi sinir oldukça sevesiniz gelen adamlardan. ayrıca çok güzel bakar gözleri, belirtmeden geçemeyceğim.
çok fazla ortak noktaları olması nedeniyle kendisini okan bayülgen 2 olarak tanımlayabilirim.
organize işler'de evet bir şeyler olacak sinyali veren oradaki oyunculuğun saflığına kaba tabirle puştluk ekleyen ve şimdi komedi dükkanı isimli iyi ki var olan programında özellikle geçen haftaki dost elver'le birlikte performanslarında işte budur dediğim insan.
vizontele, bana bir şeyhler oluyor gibi yapımlarda ara rollerde oynamış, organize işler'de kendini gösterme fırsatı bulup, avrupa yakası ile de sima olarak tanınmayı başarmıştır. fakat komedi dükkanı apayrı birşeydir... tolga çevik'in artık sima olarak değil isim olarakta tanınmasını sağlamıştır... komedi dükkanı'nın doğaçlama gelişen bir program olduğu düşünülürse müthiş bir genel kültüre sahip olduğu da aşikardır...
komedi dükkanıyla harika bir çıkış yakaladı çok yetenekli severek izliyoruz fakat oyun içinde hitap kelimesi olarak müdür ü kullanması pek de iyi olmuyor biraz eğreti duruyor kanımca.
dün rastladığım ali atıf birin programında konuk olan kişi aralarında geçen diyaloglar ve tolga çevikin mütevazı ve normal(sade) biri tavrı çok hoştu. şu diyalog en güzeliydi galiba:
ali atıf : komedi dükkanı ve reklamlarla birlikte daha fazla tanınır oldun. bir süre sonra tarkan olabilir misin yani ulaşılmaz, arayanın bulmak için üç-dört kişiyle görüşmek zorunda kalacağı biri olacak mısın?
tolga : estağfurullah abi benim yerim yurdum belli yani... ayrıca ulaşılamaz olursam bir süre sonra ulaşamaz da olurum bu da benim bittiğim anlamına gelir.
hümeyra'nın avrupa yakası'ndan çıkarılmasına tepki olarak diziden ayrılması gayet duygulandırıcı, vefalı, güzel bir davranıştır.duydum takdir ettim kendisini.aferin be.