tolerans   

adana çık aradan

  1. bir şeye hoşgörü ile yaklaşma.
    (close2death, 25.02.2005 14:42)
  2. birbiri içerisinde hareket eden parçalar ile biri diğerisi içerisine geçirilen parçaların fonksiyonlarını yapabilmesi için ürünün üretilme yöntemi. her ürün imal edildikten sonra aynı boyda olamayacağı için belli bir aralıkta üretilir. bu aralığa da tolerans denir.
    (coban, 30.12.2006 20:07)
  3. mükemmelliğin imkansızlığından ortaya çıkan bir mühendislik olgusudur. asla ve asla 10 mm. dediğiniz ölçü 10 mm. olamayacaktır. üretim yönteminize bağlı olarak 10.00 mm. ölçüsüne yaklaşabiliriniz ama onu tutturmanız mümkün değildir. tuttursanız da onu anlayabilmeniz mümkün değildir.

    bu sebepten her biri epey geniş adamlar olan mühendisler çıkartmışlardır bunları ortaya. derler ki. 10 mm ciarında olsun. 0,1 mm az ya da eksik olsa da olur. sıkma sen canını. böylece ortaya çıkar toleranslar.

    (bkz: mil göbek toleransları)
    (azwepsa, 30.12.2006 20:15)
  4. bir bağımlının bağımlı olduğu maddenin dozunu gittikçe artırma eğilimine de tolerans denir. çok sakat bir şeydir. bilinen en yüksek tolerans oranı morfine aittir. başlangıç dozunun 125 katıdır. bu şu demektir. iflah olmaz müptelamız yarım ampulle başladığı morfinin gün gelip ölümünden önceki son golden shot olmayan dozunun bir ünite morfin sşişesi olduğunu ancak kafayı bulunca hayal edebilmiştir.
    (azwepsa, 30.12.2006 20:18)
  5. ödüllendirici etki ( rewarding impulse ) yle karıştırılmaması gereken hadisedir. kısa süreli fare ve morfin deneyleri her ne kadar tolerans gelişimi açısından veri kaynağı olarak kullanılabilsede, esas amaç ödüllendirici etkiyi ölçmektir.

    fare, morfin ve farenin kendi kendine morfin enjeksiyonu sağlayabileceği pedal işbirliğiyle yapılan ödülllendirici etki deneylerinde ilk 24 saat içinde ölüm gerçekleşir. özellikle morfin, eroin ve bazı kimyasallarda ödüllendirici etki çok kuvvetlidir. ödüllendirici etki kişinin salt madde alamaması durumundaki depreşik haliyle tanımlanamaz. en önemli bağımlılık nedenlerinden daha doğrusu mekanizmalarından biridir. kısaca kişinin madde alımıyla yaşamsal faaliyetlerinin ve algısındaki açılımı bilinçsizce özlemesi yada arzulaması diyebiliriz.

    tolerans, özellikle santral sinir sistemi depresanları olan uyarıcı ve uyuşturucularda, gelişimi çok ama çok hızlı olan hadisedir.

    vücudun sistemleri dışarıdan müdahalelere karşı reaksiyon gösterir. bu duyarlılık sonucu dışarıdan verilen kimyasalla uyarılan beyin aktivitelerini eski haline döndürmeye çalışır. bu nedenle kişinin aynı etkiyi sağlamak için gittikçe daha yüksek dozlarla madde kullanımıyla aynı etkiyi yada madde bağımlılığı öncesindeki ruh haline erişmesi mümkündür. bu olaya tolerans gelişimi denir.

    alkol toleransıda aynı kapsamda değerlendilir. bir nevi alışkın olma, çarpılmama durumudur. şahıs ilk içkiyi ağzına koyduğu zaman bir duble rakıyla dağılabilir. kontrol üst beyinden çıkıp alt beyne kayıp, bilinçaltında ne var ne yok ortaya saçılabilir. sonrasında naralar, ona buna dayılanmalar, ilanı aşklar vs. vs. fakat düzenli alkol kullanımıyla çok kısa bir süre zarfında alkole karşı gelişen tolerans neticesinde 1 büyüğün üstüne cila arayışlarına girecektir.

    hala anlamayanlara daha da açık izahat gerekirse, bugün uyuşturucu olarak tanımlanan bitkisel, hayvansal yada laboratuvar ortamında eldesi gerçekleştirilen kimyasalların hepsi aslında santral sinir sistemi uyarıcısıdır. yani kişinin santral sinir sisteminin almadığı duruma göre daha fazla uyarılmasıdır. fakat metabolizma buna bir tepki verir ve normalden fazla olan bu uyarıyı engellemek normal haline getirmek için uyarı eşiğini yükseltir yada kendisinin salgıladığı uyarıcıları gittikçe daha az salar. bu durumda şahıs bu kimyasalı almadan normal haline dönemez. bu silsilenin devamıyla kişi gittikçe artan dozlarla kullanım neticesinde bağımlı hale gelir. tolerans ve tolerans gelişimi her ne kadar metabolizmanın savunma mekanizmalarından birisi olsa da, neticede en önemli bağımlılık etmenlerinden biri haline gelir.
    (just call me daydreamer, 10.11.2007 18:39 ~ 18:54)
  6. sıfır hatayla üretilemeyen parçalar yanılma paylarıyla üretilir buna o parçanın toleransı denir,tolerans küçüldükçe maliyet milyon dolarlar ile ölçülmeye başlanır aynı parçalar için,örneğin havacılık sektöründe mikronlar mertebesinde toleranslı parçalar üretilir ve bu da havacılık sektörünün çok pahalı olmasında önemli bir etkendir,ayrıyetten bir arabayı üretirken mikronlardaki bir tolerans bizim için boşa giden para demektir gerek yoktur o kadar hassas parçalar üretmeye,bu yüzden tolerans büyüklüğü sektörüne göre değişir bu da maliyeti ayarlamada önemli bir etkendir.
    (spitzer, 10.11.2007 19:28 ~ 19:33)
  7. insanlığın iyileştirilmesi, özgür bir anlayışa sahip olmasının en önemli adımıdır tolerans.


    bütün beşeri ilişkilerde en önemli ruhsal yaklaşımdır ve dokunuştur. tolerans, hiçbir fikri geri çevirmez, abesle anlaşma imzalamaz. barış yoğun mesajlarıyla insanları, benliklerinin yanılsamalarından ve düşünce sapmasından doğacak olan yanlış söylemlerinden kurtarır.


    farklı düşünceler sonucu dağılan insan gruplarını, duygu bağlarıyla birleştirmeyi başarır. insanoğlunun kurtuluşudur tolerans.
    yani, başkalarından nefret etmeden, herkesin bizim gibi düşünmek durumunda olmadıklarını kabul etmek demektir.
    harikadır yani, sevimlidir.
    (özlemce, 09.12.2007 11:33 ~ 11:54)
  8. ancak tamamen iyi niyet üzerine kurulu olduğunda işe yarar. aksi takdirde kötüye kullanılmaktan öteye gidemez ne yazık.burada tolerans ama nereye kadar? diyoruz. limit çok önemlidir yani yoksa arsızlık verir karşıdakine,daha da tınmaz olur,boşvermiş büyeyi kendiniz büyütür beslersizin günbegün.bu yüzden tolerans verdiğimizde karşıdakinin/karşıdakilerin de bunu tamamen bilincinde olmasına özen göstermek lazım.limitli tolerans idealidir.
    (lastrose, 09.12.2007 15:13)
  9. (bkz: tolerans testi)
    (mornemeses, 09.12.2007 15:34)
  10. toplumsal hoşgörü.
    türkiyede'ki hali sadece "katlanmak"tan ibaret olan anlayış.
    kimseye toleransımız yok aslında hiçbirimizin, katlanıyoruz sadece. "yüz yüze bakıyoruz" diye bir lafımız var mesela, yüz yüze baktığımız insanlara katlanıyoruz, ses çıkarmıyoruz; ama hoş gördüğümüzden, makul yaklaşıp kabul etttiğimizden değil; sadece gücümüz yetmiyor genelde değiştirmeye. yetse zaten geri durmuyoruz burnumuzu sokmaktan. mini etek giyen kızı sokağa çıkmaktan korkar hale getiriyoruz, normalde alkol kullanan insanı ramazanda içmemeye zorluyoruz hep bir elden, bir araya gelip adamın küpesini ya da şalvarını tartışıyoruz...

    tolerans? hayır, göstermiyoruz.
    (selenosistein, 20.09.2008 04:48)