|
|
- doyumsuzluk sınırında gezinen çılgın bünyelerin etrafındakiler çektirdiği ızdırap. hep daha fazlasını sömürürcesine istemek gibi geliyor insana. durdurmadığı egolarına yenik,pespaye haliyle saldırıyor etrafa. yapmadıklarıyla sorguluyor insanları. ağzındaki kuşun rengine kızıyor, bariz ofsayta kalkan bayrağa sövüyor.
tüm istediğini vermek mutlu etmiyor bazen. mutlu olmak için mutlu etmenin gerekliliğinin ön plana çıktığı; orman vaari yutulan her güçsüzü görürken günü sıcak odasında kahvesini yudumlarken "yalnızım mode on" ayarda geçirirken, depresifleşmek için ipodunda şarkı bakıyor. sorun arıyor haber bültenlerinde, her iyilikte pislik, samimiyette yavşaklık arıyor.
hayatın hayata attığı tokata pür dikkat bakarken, kendisine uzatılan eli, o eldeki çiçeği görmezlikten gelecek kadar duygularını bağışlamış bir oduna. odun kendini mutlu şanslı ve seçilmiş hissederken , o asla hissedemeyecek hissizliğini. boğazı izlerken genzinde hiçbir düğümlenme, gözlerinde en ufak bir dalma, zerre kadar dolma olmayacak. tok bakarken dünya'ya doymaya çalışacak her demde fakat ne o dem ne de hayat yeterince koyu gelmeyecek. kesmeyecek hücrelerindeki bitmeyen arzularını..
- bir nevi winzip görevi üstlenmektir.
- (bkz: gözünü doyurmaya çalışmak)
- sinirdendir.
|