belki ilginizi çeker
  1. · son 15 yılın en iyi filmleri
  2. · harvey keitel
  3. · sinema tarihinde üçlemeler
  4. · eleni karaindrou
gündem
  1. · ugg
  2. · okan bayülgen
  3. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  4. · domuz gribi
  5. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  6. · öğretmenler günü
  7. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  8. · kavak yelleri
  9. · banyo yaparken suların kesilmesi

to vlemma tou odyssea  

  1. dehşet güzellikteki müziklerini eleni karaindrou yapmıştır.
    (depresyon hırkası, 08.04.2008 20:55)
  2. türkiye'de ulis'in bakışı adıyla gösterime girmiştir. aldığı ödüller arasında cannes film festivali jüri büyük ödülü
    ve avrupa film akademisi eleştirmenler ödülü de vardır.
    (satanik, 09.04.2008 20:42)
  3. akdeniz'in en sevdiğim yanı sanırım hayatın sürekli hikayeleştirilmesi ve hikaye anlatıcılarının yüzyıllara meydan okurcasına hep ayakta kalması. bir zamanlar kervanlarda hikaye anlatan tacirler, modern zamanlarda panait istrati'nin romanları ya da theo angelopoulos'un filmleri ile ikame edilmiş durumda ama hala bu coğrafyanın insanları hikaye anlatmaya devam ediyor...

    bu film, bir imparatorluğun çöküşünün ve bu imparatoluğun külleri arasından birçok ulusun doğuşunun hikayesi. aynı zamanda yunanistan'ın hikayesi. aynı zamanda modernleşme-muhafazakarlaşma çatışmasının hikayesi. aynı zamanda sol'un balkanlar'da yükselişinin ve düşüşünün hikayesi. aynı zamanda "bizim" hikayemiz kısacası...

    filmi anlamak zor zira o kadar çok imgelem ve gönderme var ki ben şahsen dönüp birkaç kere daha izleyeceğim. mesela budapeşte'den lenin'in kocaman bir heykelini sökülüp almanya'ya götürülmesi sahnesi var. o sahnede yol boyunca insanlar lenin heykeli önlerinden geçerken haç çıkarıyorlar! modern zamanların efsaneleştime kavramını anlatmak için ansiklopedik boyutta çalışmalar var ama hiçbiri efsaneleştirmeyi bu kadar güzel anlatamıyor!

    bir başka sahnede karlı dağların ortasında kenara çekiyor taksi şoförü ve "ben yirmi bir senedir karla konuşuyorum. o istedi ben de durdum!" deyiveriyor. sonra da karşısında uzanan kocaman dağlara ve doğa anaya bisküvisini fırlatıveriyor... daha naif, daha güzel bir öykü anlatımı mümkün değil!..

    yine budapeşte'de lenin heykeli mavnaya yüklenirken, ustabaşı bağırıyor: "haydi!" o zaman soruyor insan kendi kendine akdeniz denilen kadının saçları oralara da mı uzanmış?..

    dünya'nın en bereketli denizi akdeniz, yepyeni öyküler üretmeyi sürdürüyor ve theo amca harika bir hikaye anlatıcısı ama sanki artık öyküler daha bir acıklı...
    (yesilcuppelipenguen, 06.10.2008 02:42)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil