kendisini öğretilerle donatılmış bir kitaba benzetiyorum. satıraralarına sakladığı mesajları ve hayata dair nokta atışlarıyla bende büyük bir ilgi uyandırdı. henüz çok fazla muhabbet imkanı bulamadık ama yakın zamana kadar kendisini sık kullanılanlarıma ekleyeceğim kesin. bu kitap okunmak için burada ve ben bunun farkındayım. şimdilik hoşça kal toşdidi.
"bana bakın aklınızı başınıza devşirin, yaşımı başımı aldım çocuklar" dediği an bizler kendimizi toparlamayı bilmiştik zaten de tavırlar ve sözler bizi daha çok haddimizi bilmemiz gerektiğini vurgulamaya sebep oldu.
şaka bir yana; sempatik, konuşkan ve bir gülüşü ile içimi aydınlatan yazar. ayrıca; gecenin bir yarısı içinde bulunduğum farenjit denilen illeti sormuş ve ağır-ideal abla tavrını sergilemiştir de. teşekkürü bir borç bilip akabinde teşekkür ederim. aksi takdirde; başıma geleceklerden kimse sorumlu olmayacak.
ps: itiraf ediyorum yine yanıldım!
utanıyorum: bölüm 2
sıcacık bir gülümsemesi olan yazardır kendisi. karşımda gördüğüm ilk anda duygusal girileri aklıma geldi -hatta zirvede muhabbeti de oldu- ve şaşırdım. o kadar neşeli, o kadar candan bir insan ki...onu tanımaktan ötürü mutluyum. takipteyim efendim.
abla yazar, evet. onu en güzel tanımlayacak ifade bu.
efendim bunun bi gelişi vardı ortama, "günaydın çocuklaaaar!" modunda, iki seksen yere yattık. ilahi toşdidi abba*
haa bi de jassmine kişisiyle iki otuzbeşlikten bi yetmişlik rakı olmaları muhabbeti yok mu bu ikisinin; aç karnına bünyeye zarar*
yazdığı yazıların hepsi silinmiş, accountu kapanmış sanırım sözlükten gitmiş, gitme nedenin ya da silinme nedenini henüz bilmiyorum ama genç nesile faydalı olabilecek, bilgi birikimi ile bizleri aydınlatabilecek bir kişi artık burada yazmayacak. başka zamanlarda, başka mekanlarda görüşmek dileğiyle. hoşça kal toşdidi.
canım cicim ablam. ince çizgiler üzerinde yürümekten zevk almış her dem. burjuvazi önüne serilen bir fırsatken de serseriliğe heveslenmiş hep özgür ruhları yüzünden. sorsan altın sarayda prenses mi olmak istersin ya da özgür bir serseri mi diye, hiç düşünmeden verir cevabını:
-tabi ki prenses olurum lan, salak mıyım? *
o kadar da demedik.. akıllıdır. bokunu çıkarmamak lazım zaten.
tam bir evli. uzaktan gören evli sanıcak*. evlilik konularında çok detaysal yaklaışmlarla analiz yapmaktan pek hoşlanırız karşılıklı. ondaki potansiyeli gördükten sonra sırf evlilik danışmanlığını ona yaptırmak için bile evlenesi gelir insanın. işlerin en yoğun olduğu bir anda msn e girmesiyle birlikte en yarım saat sürecek kahkaha seanslarımız başlar. güleriz birlikte.
ama birlikte ağlamak da en çok ona yakışır yine. artık nasıl bir geniş omzu varsa kadınlığına bakmadan omzuna yaslanıp ağlayabilirsin de.
tüm zeki insanlar gibi detaylar üzerinde yaşanır onunla sorunlar. kelimelere dikkat eder ve sizden de bunu bekler.
işbu nickaltı reklam yapmak için değil; ona merhaba demeden önce toşdidi yazıp da “kimmiş bu kadın” diyenleri, sözlükte onu en iyi tanıyanlardan birinin aydınlatması içindir.
canımsın toşdidi.. nedensiz yere bile mutlu olmasını bilen, her zaman meşgul olabilecek şeyler bulabilen,elde etmek istediği şey için var gücüyle savaşan ve hayat içerisinde yaşanabilecek her şeyi hatta çoğu insanın yaşayamadığı bir çok şeyi en güzel şekliyle sindirebilen çok ama çok özel bir insan.umarım hep güzel yazılarını yazmaya devam eder
geç kalmış bir teşekkürü etmeden duramayacağım gecenin bir yarısı aklımı başıma getirmiş hoş, sevimli, cana yakın, sempatik abla. [bir diğeri için ekürisi jassmine]
seni arayacağım ama tadım tuzum yok biliyorsun. elim gitse telefona keşke... zor günleri atlatsak, her şeyi aşsak, her şey eskisi gibi olsa sen de ben de özlemini duyduğumuz hayatımıza geri dönsek ne var sanki? ama hayat bize hep oyun oynuyor hep ebemizi ağlatmaktan hoşlanıyor, hep bizi ağlatıyor, hep hep hep... ardı arkası kesilmiyor anasını satayım illahlah edeceğiz toptan ama ne vakit çözemiyorum ben.
buraya olumlu yazılar yazacağım gün de gelecek umutluyum her zamanki gibi ama kestiremiyorum işte. olsun o kadar da olur. bizler iyi olalım hep olumlu olabilelim hayat bizi iyileştirsin de gerisi gelir elbet...
hesabının açılmasını da bekliyorum artık. kimse beni karşılamıyor zaten depresifim iyiden iyiye çökeceğim haberin olsun!
hani, kimi rüyalar vardır... hani, görürsün... hani, dokunursun, hissedersin hani... yaşarsın delice.. yeni bir dünyada mutluluğun pınarından kana kana içmeni sağlayan rüya gibidir o...
depresif günlerin ilacı. bir kahkahası, bir sohbeti ile insanın içini açan sayılı ablalardan birisi.
anneler günü için zaten ben birşeyler yazmayı planlıyordum. kalbin o kadar temizşmiş ki bana nick altı ile ilgili birkaç detaydan bahsettin. ben de sürpriz olmasını istediğim için bahsetmemiştim. anneler günün kutlu olsun. her zaman dağ meltemi gibi içimize tatlı bir serinlik bırak. mutlu günler yakında diyoruz ama inanalım biz. inanmak da iyidir.
her zor anımda destek olan, her desteğini anneliği kadar özenli yerine getiren, en zor anlarımın dayanağı, en çıkmaz durumlarımın ışığı... gerçek bir dost, en hasından gerçek bir abla. her ne yaparsam yapayım anlayışla karşılayan ve hakkını uzun yıllar madenlerde bedavaya çalışsam bile ödeyemeyeceğim kişi. anne!
inanılmaz bir insan. böyle sevimli, böyle kıkır kıkır gülen, insana gülme arzusu veren başka biri olamazdı. inanılmaz eğlendirdi bizi.* yazar değil de böyle anne gibi sanki değişik bişey. bir de çok üşüyor. dişleri falan vuruyor böyle takır takır. sonra da etrafındakileri giydiriyor. * fotoğraf makinesini kullanmayı nihayet öğrendi ayrıca. millet poz vermiş 30 saniye boyunca ifadelerini bozmadan beklerken, "ayh yine kapattım!" demiyor artık. valla bak. öğrendi. o küçük olan kapama düğmesi, büyük olan çekiyor..
yazarın notu: "eheh çok sevimli lan valla.. yenir bile o derece."
taa oralardan buralara ablalığını göstermiş bir güzel insan. öyle içten bir yapısı var ki, temennileri karşısında dolan gözlerle birlikte akan burnumu kazağımın kollarına silesim gelmiştir.
jassmine ile olan yakınlığı ile kıskandığım fakat meleklerinki kadar temiz kalbiyle de teyze- ablam olmasından gurur duyduğum kişidir. umarım hayatın hoyrat rüzgarları güzel kelebek kanatlarına vururken daha çok kırmaz ve o kanatları okşayan rüzgarları hiç bir zaman başucundan eksik etmez.
omuzundaki yükleri farketmeden binlerce kilomerte yol yürüdükten sonra bir sabah ışığa uyanıp,kendi olamadan geçen onca zamana küfretmiş yazar.onu yıkan prangaları ayağına kendi elleriyle taktığı için şahsına bir özür borcu olan ayrıca.
kendine bir adet günaydın diyen şahsiyet....
günaydın toşdidi...
kaç kişi kaldık ankarada yaz zirvesinde müşerref olduğum, aramıza katılana kadar yaka kartına gözüm gibi baktığım, ismini defalarca duymamdan/dinlememden mütevellit midir nedir, masanın diğer ucunda da olsa bir tanıdıklık, bir tanışıklık içinde hissettiğim sakin, huzurlu bir gülüştür.
benim için yazdığı nick altı girisini okurken, fonda söyleyemem derdimi çalmasından bağımsız olarak, gözlerim dolmuştur. bazı insanlar ne dese, ne yazsa içinize dokunur, öyle bir şey olsa gerek bu da.
kaç kişi kaldık ankarada yaz zirvesi ile tanışageldiğimiz* sözlük annesi. "nice zirvelere" diyoruz, ilerleyen günlerde daha uzun konuşabilmeyi temenni ediyoruz efenim.