tiyatrolara olan ilginin azlığı   

adana çık aradan

  1. kültürümüze, sanatımıza sahip çıkamadığımızın göstergesi.
    her birimize tiyatroya gidermisin sorusunu yönlendirseler, herkes kaçar. oysa böylemi olmalı diye düşünüyorum. sinemaya yada konsere gittiğimiz gibi neden tiyatroyada aynı özeni gösteremiyoruz?
    genç nesilin duyarsız olmasından mı? yoksa iyi reklam yapamamalarından mı? hangisinden...
    suçluyuz bence; kimseyi suçlamamalıyız bu hususta.
    bir çok oyun var şehir tiyatrolarında, devlet tiyatrolarında, özel tiyatrolarda. tek yapılması gereken kültürüne, değerine, sanatçılarına, milletine sahip çıkmaya karar vermekte!.
    kendiniz için,toplumuznunz için, harekete geçelim.
    illa ki sizlerinde hoşuna giden oyunların olabileceğini unutmayım. aramanız yeterli olacaktır.
    (yalnızlık senfonisi, 28.03.2005 15:34 ~ 11.04.2005 14:59)


  2. beğenilen oyunlara biletin haftalar önce bitmesinden kaynaklanır kanımca.. yani:
    ali: hadi tiyatroya gidelim?
    yusuf: aa super olur.. dur bakiim hangi oyun varmış bu akşam..
    gibi bir diyalog kurulamamaktadır.
    (ava adore, 28.03.2005 21:02)
  3. tiyatro salonlarının insan dolu olması sebebiyle, abartıldığı gözlenen önerme. zira yeri geliyor, ikinci balkonda bile yer bulamıyoruz.
    (atlantis, 28.03.2005 22:23)
  4. doğru bir önerme değildir şahsımca, netekim salonlar dolmaktadır, özellikle devlet tiyatrolarında bilet bulmak çok zorlu bir iştir, vahim olan öğrencileri tiyatro salonlarında çok görememektir.
    (bkz: öğrencilerin tiyatroya olan ilgisinin azlığı)
    (dawsan, 28.03.2005 22:33)
  5. daha yeni mezun olmuş tiyatro oyuncularının bile ağzından düşmeyen geyik konusu. sanırım ilgi çekmenin en kolay yollarından biri olmasından dolayı, ağızlarda gevelenen şikayet cümlesidir bu. bunu söyleyenler yıldız kenter tadında, eski dönem tiyatro seyircilerini gözlemlemiş kişiler olsalar, bir şekilde anlaşılabilecek hadisedir. fakat sadece bugünkü ilgiyi bilerek yapılan yorumlar biraz havada kalmaktadır aslında. gerçekte tiyatroya ilgisizlik kısmı, özel tiyatro salonlarının dolmamasından doğan bir tartışmadır. özel tiyatroların sahnelediği oyunların kalitesi, bilet fiyatları ve devlet yardımı alamamaları nedeniyle oluşan kaos ortamının sonucudur tahminimce. yoksa geçmişte düzeyli bir tiyatro seyircisi varken, birden nasıl kaybolabilir ki tümden bu kişiler ve onların yetiştirdiği insanlar?
    (jellicle, 01.04.2005 00:48 ~ 25.04.2006 08:07)
  6. ortada bir tiyatro neredeyse yokken izleyici beklemek zaten manasız.
    (lapsus, 01.04.2005 01:02)
  7. ortada bir çok iyi oyun var ama takip etmeyibilmek gerekir kanısındayım.
    (yalnızlık senfonisi, 01.04.2005 01:07)
  8. (bkz: istanbul devlet tiyatrosu)
    (bkz: şehir tiyatroları)
    (culdesac, 01.04.2005 01:12 ~ 01:16)
  9. http://www.aksam.com.tr/...
    (lapsus, 01.04.2005 01:17)
  10. 27 mart 2006 pazartesi akşamı metin akpınar'ın ksbde yaptığı söyleşide yapılan sohbete göre;

    ülkemizde koltuk/nüfus olarak %0,0429'luk tiyatro hizmeti vardır. ideal olarak bir ülkenin koltuk sayısı nüfusun %10'u olmalıymış. zaten mevcut tiyatro ağımız pahalıdır, burjuva işidir. adam, eşiyle bir oyuna gitmeye kalkışsa bunun yol parası, bilet parası, yer gösterici parası, oyun öncesi ve sonrası yiyip-içmek, belki olursa alışveriş gibi giderleri olur. bunu ayda 2-3 kere tekrarlasa, gazete alsa, canı isteyip orjinal bandrollü bir kitap alsa, müzik marketten de gidip orjinal albüm alsa (korsan değil) aile aç kalır, ölürler, işleri biter. böyle pahalı bir ülkede ya da ucuz ama kişi başına düşen gelir çok düşük bir ülkede kültür-sanata ayrılacak beş kuruş da yoktur.

    önce tiyatro, sinema iptal olur. kitap alınmaz hale gelir. gazete dediğin düzenli alınmaz, müzik ise tümünden korsandır. kitap isteyen de korsanını bulur ya da hiç ilgilenilmez. sadece korsan kaynaklı müzik dinlenir durulur. ekonomi bu kadar etkilidir.
    (hell guardian, 28.03.2006 16:58)
  11. istanbul için diyorum (geçen sene) :
    şehirdeki tiyatroların yarısı 50 kuruş, kalan yarısı en az 15 ytl olursa, ingilizlerin ünlü lafını tutar hiç kasmadan buraya zımbalarım.. '' ucuz mal alacak kadar zengin değilim ''
    bide öğrenci bi bünye olarak, '' al babacım nedir ki 15-20 ytl, bundan sonra her oyunuza geliyorum hatta buna bi kaç kere daha gelicem amına koim, deme imkanı olmadığından mütevellit, her sene bi haluk bilginer yapıyorum, tanıdığım bi çok öğrenci gibi...
    ha teorik bi cevap gerekliyse eğer durum şudur:
    devlet tiyatrolarında adam gibi bi oyuna gitmek için en az 25 gün önceden bilet almalısınız..
    şehir tiyatroları: dünya dahilinde en kötü oyunları sahneler..
    özel tiyatroların devlet desteği alanlarının çoğu (istisnası zımni), boktan oyunlar sahneler..
    devlet desteği almayanları çok pahalıdır.
    (çalgan, 29.12.2007 21:17)
  12. devlet tiyatrolarından bilet almak için bir ay ; haluk bilginer in oyun atölyesinde bilet bulabilmek için 2 ay didiniyorsam bu cümle üzerine düşünmek gerekir derim . tiyatroyu emrah hikayesine çevirmeyin . sürekli ağlak; sürekli kaybeden... her konuda olduğu gibi tiyatroda da hakeden kalıyor haketmeyen gidiyor.
    yarın bir gün her iki kişiden biri ayda 2-3 oyun izliyor olsa bu defa da popülerleşti diye yakınırsınız.
    (bilginsel, 29.12.2007 23:19)
  13. bu durumun en az geçerli olduğu yerin ankara olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.gelen özel tiyatroların neredeyse istisnasız memnun dönmesinin yanısıra devlet tiyatrolarının da durumunun kötü olduğu söylenemez.bunun tabloyu iyileştirmek adına yeterli olduğunu iddia etmek güç olsa da eğitilmemiş ve refah düzeyi düşük bir toplumda daha fazlasını beklemek sanırım biraz hayalperestlik olur.
    (piedra, 29.12.2007 23:51)
  14. istanbul devlet tiyatrosunu takip etmeye çalışan bir tiyatrosever olarak bilet için bir ay öncesinden didinmeye başlıyorsam, oyunlar dolu salonlara oynanıyorsa, gözlemleyebildiğim kadarıyla, bu önerme en azından istanbul'da devlet tiyatroları için geçerliliğini yitiriyor sanırım.

    öte yandan bu önermeyi sık sık tekrarlayan özel tiyatrolar içinse söyleyebileceğim o bilet fiyatlarıyla zaten koca şehrin çok küçük bir bölümüne hitap edebilmeleridir.zira bir öğrenci bileti 20-30-40 ytl olmamalı değil mi sizce de??

    elbetteki her şey şahane değil ama acaba duygu sömürüsü yapmasak mı??
    (epaminonda, 29.12.2007 23:59 ~ 19.01.2008 20:52)
  15. (bkz: televizyon)
    (bkz: sinema)
    (bkz: iş güç sahibi eğitimli ama hala gudik olan insan)

    (bkz: yazar bize bir şey anlatmaya çalışıyor)
    (only ash remains, 29.12.2007 23:59)
  16. (bkz: devlet tiyatrosunda yer bulamamak)
    (itülüyümfizikmühendisiyimpişmandeğilim, 30.12.2007 00:00)
  17. külliyen yalan olduğuna inandığım bir varsayımdır. hiçbir oyuna yer bulunamazken böyle bir durumdan nasıl şikayetçi olunur, dahası kim uydurur merak konusudur.
    (pruebelle, 30.12.2007 00:03)
  18. reklamı çok iyi yapılamadığı için, sinemaya göre de popülaritesi bir hayli az olduğundan hiçbir zaman hakettiği ilgiyi alamayacaktır tiyatrolar. bu ilgiyi olması gereken yere getirebilmek için vakti zamanında bazı uygulamalar yapılmıştır (hala var mı bilmiyorum çünkü ilgimi kaybettim).

    ben küçükken (bkz: ben küçükken küçüktüm), istanbul devlet tiyatrolarında halk günleri olurdu. en az yirmi kere annemin beni bu günlerde tiyatro seyretmeye götürmesine rağmen, aklımda tek bir gösteri kalmıştı ismi lazım değil o bir işkenceydi. köğ-köğ adında bir ineğin başından geçen maceralarını konu alıyordu oyun. kızkardeşimin ilkokul öğretmeni ve onun çocukları da bizimle birlikte gelmişti. ne kadar tiksinmiştim kadının büyük oğlundan! inek köğ-köğ dedikçe ağzından salyalar akıta akıta gülen 11 yaşında bir çocuk vardı yanımda. o zamanlar çok olgun ve kişiliğini tamamlamış, karizmatik ve zeki bir çocuk olduğumdan (yalan), hem inekten hem de o çocuktan tiksinmiştim. o gün bugündür tiyatroya karşı pek ilgi duyamıyorum. ama migros, zamanında yaptığı gibi hediye poşetleri dağıtırsa oyun çıkışlarında, vallahi koşar giderim köğ-köğsüne de ebesine de.

    (bkz: bu da böyle bi anımdı)
    (bab the kenk, 30.12.2007 00:20)
  19. tv'deki popçudan,topçudan bazende hop hopçudan vakit ayıramadığımız için vukuu bulan durum.halbuki elde edilen zamanlarda yapılacak aktivitelere bir iki tiyatro sıkıştırmak hiçte fena fikir değildir.hee iş güç sahibi adamım eve gider televizyonumu açıp öyleee dik dik bakarım diyenler varsa o arkadaşları yaş odun diyerekten sobaya sıkıştırmalı hiç oldu kamyon tekerleğine takoz niyetine kullanmalıdır.
    (voodoo chile, 30.12.2007 05:49)
  20. muhtemelen içerde birşeyler yenmeye izin verilmediği için ya da sevgililer orda rahatça öpüşemedikleri için pek de gitmeyi tercih etmedikleri yer. onun yerine barlara,dandik kafelere gitmeyi tercih eden insanların tiyatroyu ayaklar altına alışı etken olabilir tiyatroya olan ilginin azlığının sebebi.
    (noomeckriel, 30.12.2007 14:03)