dört ayak üstüne düşme takıntısı
(abece, 07.09.2006 14:35)
(bkz:
lazanya)
(bkz:
garfield)
insan ayağını hem diş geçirip yakalamak hem de arka ayaklarla tepmek suretiyle cıngar çıkarmak.
zıplayamacağı kadar yüksek olan dolabın üstüne çıkmak için mivaylayıp duran kedi yaratığının dolabın üzerine bıraktıktan sonra tırmıklamak için üstün bi çaba göstermesi. ya da birden çoşup nerdeyse berjerleri devirecek hızla salondaki mobilyaların üstünden uçması gibi şeyler...
sabah sabah daha gözünüzü açamamışken adrenalinle coşup, koridorda önünüze çıkmak, o heyecanla napacağını şaşırıp 360 derece etrafında dönüp patinaj yaparak giysi dolabının altına girmek..
..manyadı benimkisi külliyen..
domates,kavun,mısır tüketmesi
(abece, 07.09.2006 14:47)
(abece, 07.09.2006 14:53)
masa tenisi izleyen ve pinpon topu ile ilgili hain planlar yapan kedi..(kafa hareketi görülmeye değer)
gecenin üçünde mahallenin diğer kedileriyle(muhtemelen kız meselesi) münakaşa eden kedi..(1 saat bağırır manyak)
illa yerden azıcık yuksek olsun diye yatacak yer arama manyaklığı..(ulan sıcak diye monitörün üstünde de uyunmazki ya)
çiğ köfteye bayılması,acılısını bile hapur hupur götürmesi.
gece 00:30 da hiç şaşmadan yıllar boyu sapıtması.
yatan kişicanın göğsünün üstüne afedersiniz camış gibi yayılırken bunu bi de dötünü ağzınızdan tarafa dönerek yapması.
en manyağı ise başında kendisine yemek vermesini beklediği kişicanın kıçını yayıp tv izlemesi ve akşam yemeğini aksatması durumuna tepkisini patisiyle tv'nin fişini çekivermekle koyan kedicandır.yaşanmış olay.
kendi kuruğunu yakalamaya çalışmak tek geçilecek manyaklıklarıdır. bunun yanında manyaklıkları saymakla bitmez.
(jellyjam, 23.10.2006 19:47 ~ 06.04.2008 23:24)
gecenin bir yarısı uykusu kaçıp sizi oyun oynamak için uyandırması veya onu hafta sonu evde yalnız bıraktık diye çıkıp televizyonun üzerine işemesi.
(xanax, 22.02.2007 13:32)
-kuyruğu lastikten olan oyuncak fareyle saatlerce oynamak, çektiği bir an dönüp yüzünde patladı diye oyuncağa küsmek.
-masa ayağı, kolon, damacana gibi asla kıpırdamayacak şeylerle oyun oynamaya çalışmak.
-yazın hava sıcak olduğunda koridorun taş zemini üzerine enlemesine yayılmak, biri üstünden geçmek isteyince pislik çıkarmak.
-sokağa çıkmak istemek, izin verince 2 saat sonra dayak yemiş halde dönüp evdekilere trip yapmak.
-4 yıldır aynada her kendini görüşünde bir metre sıçramak, onu yeni kedi zannedip evdekilere bozuk atmak.
çelik kapıyı açar açmaz kendini apartmanın içine atıp deli gibi koşmak, koca isteme döneminde yerlerde yuvarlanmak, apartmanın içinde 3,4 erkek kedi kendini bekliyor sanıp çelik kapının altından apartmana bağırmak.
tırnaklarını halıya takıp halıyı çekiştirmesi.
gece gece anlamsız bir şekilde ortada hiçbirşey yokken koridordan depar atıp ilk önce üçlü koltuktan sonrada ikiliden sektikten sonra parke zeminde colin mc rea yi aratmayacak bir spin atmak, üstüne üstlük bütün bu yediği boklardan ben sorumluymuşum gibi ben bu yaptılarını hayretler içinde dona kalmış bir vaziyette seyrederken yanımdan geçmesi , geçerkende terliğime bir pati darbesi indirmesi, hiçbirşey olmamış gibi yerine gidip yatması. böyle manyaklık görmedim kedi bile olsa herkesin bir sınırı var. lan acaba bu kedi kuduz mu oldu?!'^+% lan lan ???!!
eve kalorifer döşeyen ustaların alet çantalarına, ustalar arkalarını dönmüş işleriyle uğraşmaktayken, sidik püskürtmesi,
karnabahar kızartmasına bayılıp, yaptığınız her tatlıdan(sütlü, şerbetli farketmez) herkesten önce tatmak istemesi,
yediği tatlılardan sonra gözlerinin istemsizce şaşılaşıp, farkında olmadan sarhoş gibi yürümesi,
gece tam uykuya dalacakken siz, birisiyle konuşuyormuş gibi mırıltılar çıkartıp, gece gece bildiğiniz bütün duaları okuyup hatim indirmenize neden olması...
sağ ön patisiyle tabaktan bir miktar spagettiyi kaldırıp, ucundan yakaladığı makarna çubuğunu hüüüüüüüüp diye mideye götürürken görünce dehşete düşmüştüm..
herkes evde televizyon izlerken, 37 ekran televizyonun üstüne çıkıp televizyon izleyenleri izlemek. bununla da yetinmeyip izlenen altyazılı filmlerin altyazılarının parlaklığına aşık olmak ve yukarıdan aşağı doğru uzanarak bunları yakalamaya çalışmak. uğraşırken onlarca kez takla atarak düşmek ama yılmadan devam etmek...
kavga ederken de çiftleşirken de aynı sesi çıkarmak.
14. kattaki evin balkonunun duvarına çıkıp demirleri koklayıp aşağı bakmak tipik midir bilemem ama kedimin yaptığı manyaklıktır. manyak mısın kızım düşeceksin aşağı?!
ortada duran onlarca güzel yiyecek varken sadece fincandaki cappucinoyu içmeye çalışması.bıyıklarından köpükler akarken bununla yetinmeyip evde özenle saklanan bir şişe camsili mideye indirmesi.
ama hala yaşıyor.
sıkılınca tırmalamaktır.
(bkz:
nankör kedi)
ender de olsa mırlayarak yanınıza gelmesi, siz de fırsat bulup onu sevmeye başladıktan kısa bir süre sonra elinizi ısırıp arka ayaklarıyla tepmek suretiyle öldürmeye çalışması. sabah ezanıyla beraber kalkıp yemek için annenin başında uyandırana kadar
miyavlaması. tertemiz kumda işeyecek yer bulamayıp evi birbirine katması. birden masaya uzanıp kardeşin tabağındaki tavuğu kapması, kendi yemek tabağındaki tavuğa dokunmaması. evde terör estirip, dışarıdaki
kedilerden çat çut
pati yemesi. gece illa ki bacaklarınızın üzerine yayılması, siz onu kenara itekleseniz de, uyanıp yine bir şekilde üzerinize yatması, ne kadar ağır olduğunu farketmemesi, sabah sizi bileklerinizde, dizlerinizde ağrılarla uyandırması. at gibi koştuktan sonra birden bire kendini yere atıp yalanmaya başlaması. poposunu zor soktuğu kutuya inatla sığmaya çalışması, kutunun kenarlarını patlatıp büyük bir zaferle içine kıvrılması.