bestekar, yorumcu ve -belki en önemlisi- düzenlemeci, komple müzisyen. babası cumhuriyet tarihinin yetiştirdiği en önemli bir kaç türk müziği yorumcusundandır. babasının müzik konusundaki azametine rağmen timur selçuk da bunun altında ezilip sürekli münir nurettin beyin oğlu diye anılmamış, kendi kitlesini oluşturup yolunu çizmiştir. babasından aldığı en önemli öğütlerden biri doğrultusunda sürekli iyi bir şairin iyi bir şiirini seçerek beste yapmıştır. kurduğu istanbul oda orkestrası ile sürekli olarak türk müziğinde çok sesli çalışmalarla uğraşmıştır. ingilterede müzik eğitimi almıştır. uyduruk bir besteyi bile harika bir yapıya dönüştürecek kadar iyi bir düzenlemecidir. yaptığı bir çok şarkıyı sınıflamak zordur, ne pop denir, ne rock, ne başka bir şey. senfonik tadda türk popu yapmıştır diyebiliriz. fikir konusunda ise evvelden beri solcudur ve din ile ilgili olarak yaptığı açıklamalar her ne kadar son yıllarda gündeme gelmiş ise de, önceden beri tutarlı fikirlerinin ve inançlarının yolunda olmuş bir insandır. sayesinde türk müziği bir çok isme kavuşmuştur (rahmetli melih kibar gibi). dinlenmeli, sevilmeli, tanınmalı ve tanıtılmalıdır.
bir dönem bilgi üniversitesinde ders veren saygıdeğer müzisyen. ayrılanlar için favorim olmak üzere beyaz güvercin ve zamanında erovizyonda bizi temsil etmiş fakat hakettiği başarıyı sağlayamamış bana bana isimli eserleri takdire şayandır efendim.
kendisine yalnızca pireli şarkının yaratıcısı olduğu için bile saygıda kusur edemeyeceğim, birtakım anlık ya da sürekli hezeyanlarını bu hayatta ne ali'ye ne veli'ye yaranamamış ve tahminimce bu yüzden büyük bir kırgınlık yaşayan, soğukkanlılıkla sorgulanması gereken bazı şeylere de belki aşırı duygusallıkla yaklaşan, hiçbir şeyinden taviz vermeye yanaşmayacak katı ama son kertede çok ama çok iyi niyetli ve sıcakkanlı biri olduğu düşündüğümde anlayışla karşıladığım büyük bir müzik insanı. babası üstadın kandilli yüzerken uykularda adlı şahanesini bir de babamın şarkıları albümündeki timur selçuk'un piyanosuyla birlikte dinleyin.
faruk nafiz çamlıbel'in sen nerdesin adlı şiirini muhteşem bestelemiş müzisyen. hele bir yeri vardır ki beni benden alır :
"senin için kandiller tutuştu kendisinden
resmine sürme çektim kandilerin isinden"
aaah aah..
yıllar önce, babasının eserlerinin seslendirildiği bir boğaziçi üniversitesi korosu konserinde bir araya gelmiş, kendisinin titiz tavrı tarafımızca malum olduğu için epeyce bir ürkmüş, korkmuş ve dahi titremişizdir. korkulan olmamış, konser sağ ve salim olarak tamamlanmıştır. fakat yine de kendisinin güldüğünü görmek pek mümkün olmamıştır. aşırı derecelere varan titizliği, konser boyunca tek bir noktaya bakışı ve cılız bir edayla alkışlaması kendisinden çekinilmesi için yeterli gibidir. ancak üstün, çok üstün müzik bilgisi, muazzam kompozisyon yeteneği ve ne olursa olsun babasının eserlerine olan düşkünlüğü, her türlü takdirin üzerindedir.
karantinalı despina gibi şiir ile müziğin tam anlamı harman olduğu ülkemizde müzikal anlamda zenginleşmesine katkıda bulunan kişidir. yorumu olsun besteleri olsun işine verdiği kıymet ve saygıyla örnek alınması gereken kişidir. hele ki şu kabız çağda bir nefes alma olanağı alma şansını verir bizlere. dımtıs dımtıs ruhsuz müzikten kaçmak için sığınacak bir limandır timur selçuk.
gönül isterdi ki ergüder yoldaş tekrardan beste yapmaya başlasın timur selçukta yorumlasın. ama imkansız da olsa bu hülyaya dalmak güzel oluyor.
herneyse türkiye'de bazı şeyler hala iyi ise bu kalibrede adamların yüzü suyu hürmetine oluyor. bakalım ilerleyen günlerde ne güzel bestelerini ve yorumlarını göreceğiz.
söylediği 16 haziran gibi şarkılarla soldaki insanların sevgisini kazanmış ama tavrını koruyamadığı gibi bu sevgiyi ve saygıyı çok kolay bir şekilde kaybetmiş müzisyenimiz. kendisini en son kanal 7'de görüyorduk. kanal 7'ye çıkması küçümsenmemelidir fakat öncesinde yaşamı farklı bir boyuttayken bugün böyle davranması düşündürücüdür.
küçükkken her arabaya binişimde babasının bestesi "otomobil uçar gider" şarkısının yorumuyla hayatıma renk katmış müzisyen. öyle oldu, böyle oldu, bizlerden uzaklaştı hem yorumcu hem de müzisyen olarak ama bir tatlı seda kaldı.
seçkiler albümünü dinliyorum da, doyamıyorum bu aralar...
üstadı çeşitli biçimlerde değerlendirmek mümkün. can dündar'ın kendisi hakkında yazdığı efsanevi bir yazı vardır. beyaz kıyafetleriyle piyano çalan ve devrime davet eden adamın sonradan konserlerden önce namaz kıldığını söylediğinde yaşadığı ikilemle ilgili.
gerçi timur selçuk gibi bir insanı siyasi görüşünden dini inancına geçiş sürecinde analiz etmek yalnızca körlük olacaktır.
münir nurettin selçuk'un oğlu olan timur selçuk'un bana göre en mühim özelliği düzenlemeci kimliğidir. öyle ki türkiye gibi edebiyat cenneti olan bir ülkede, harika şairlerin şiirlerini babasının da tavsiyesiyle yorumlayan timur selçuk özellikle sola gönül vermiş kuşak tarafından sıklıkla dinlenen, 1 mayıs'ı yorumlayan bir sanat insanı olarak hem babası kadar olmasa da müzik alanında büyük bir başarı yakalamış, hem de bir dava adamı olarak anılmıştır.
bugün bile sesinde isyanın izlerini rahatlıkla duyabileceğimiz timur selçuk bu dünyada olmaya devam ediyor.
beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,
denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,
öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.
ümit yaşar oğuzcana ait bu dizeleri çok güzel seslendirmiştir.