café del mar oluşumlarında yeralan, quantic tarafından bestelenmiş; insanı değişik duygular içine sokan, acaip rahatlatıcı bir melodisi bulunan bir parça..*
albüm: nueve - compiled by bruno
kişisel not: hayatım bir film olsa, kapanış müziğim bu olur!
3 yıl sonra gelen edit: bana chillout müziği sevdiren parça olarak tarihe geçmiştir..
rahatlamaya, huzura ,sessizliğe ihtiyacınız olduğunda, ismine takılmadan dinlemeniz gereken şarkıdır. zira insanı alır götürür dinlerken, zaman kavramını unutursunuz, 2-3 kez tekrar moduna alırsınız mp3 çalarınızı dinlerken. mumunuzu yakar, keyfinize bakarsınız. yanında bir kadeh şarap şefin tavsiyesidir.
aradan kaç yıl geçmiş?! hemen kopya çekecek olursam, dört yıl geçmiş..dört yıl..hmm, aslında o kadar da az bir süre değil.. çok şey değişir, çok şey yaşanır bu dört yılda..bi ton anı girer hatıralara, bi ton yaşamın yan etkileri kendini gösterir; neşe, acı, mutluluk, üzüntü, aşk, nefret, sevinç, hüzün, keyif, keder..hepsi yaşanır doyasıya ya da istenmeyerek..ama tek bir kriter vardır bunların da üstünde, bunların da gücünü yok edip bitiren; o da zaman..düşman olarak nitelendiriliyor, çünkü yukarıda sayılanlardan sadece bizim için olumlu olanları eritip bitirdiğinde aklımız başımıza geliyor, anca o an anlıyoruz gücünü, kudretini..çünkü neden!? negatif olanları eritmek için, pozitif olanlardaki gibi bir performans göstermiyor kalleş..bizimle nasıl oyun oynayacağını çok iyi biliyor..aslında, tüm her şeyimizi biliyor ve emin olun bana, çoğu zaman yanınızda da olmuyor..olmayacak yani, nasıl isteyebiliriz ki bunu?!..hazırlıklı olun yani..şu eşsiz, tek ve bir daha olmayacak hayatımızın baş düşmanına karşı olan bu savaşa kendinizi hazır hissedin..liste başı, tüm dertlerin aslında odak noktası; zaman..yenmesini bilin onu..tamamen sizi ele geçirmeden..
koskoca dört yıl geçmiş ya!! zaman yine yapacağını çok güzel bi şekilde yapmış..ben biraz zayıf kalmışım galiba..
edit: ayrıca zeus'la aramızdaki farkı ortaya koyan parça sanırım. adam methiyeler düzüyor time is the enemy'ye, ben ise sadece albümünü yazıyorum. garip.
biri gelir, saçınızı okşar ve der ki; 'üzülme her şey yoluna girecek'. o an huzur dolarsınız hani.. öyledir bu şarkı da. ağlasam mı gülsem mi bilemem dinlerken..
the time is now isimli parça ile güzel bi ikili oluşturdukları kesin..şayet fırsatı kaçırırsanız; bu parça geliyor sıradan hemen..zamana yükleniyorsun, onu çok doğal bi şekilde "düşman" belliyorsun..lakin dediğimiz gibi zaman ile iyi geçinmeyi başarabilirseniz duygusal açıdan ruhtaki o yüklenmeyi çok güzel ekarte edebiliyorsunuz..
bilmem kaçıncı kez dinlediğiniz önemli değil! hiçbir zaman etkisini kaybetmiyor, film şeridi gibi geçiriyor hayatınızı gözlerinizin önünden. beter bir şey!
'zaman düşman' mı?
bence şarkı ve adı birbirine ironiyle bağlı. lakin ben time is the enemy dinlerken zamanı unutuyorum, görmüyorum, duymuyorum, bilmiyorum, hiçbir şey bilmiyorum...
bembeyaz bir sayfa açılıyor önümde.. kendimi hiçbir şey düşünmüyor halde, kafam tümüyle boş, tüm duygularımdan arınmış, denize bakarken görüyorum. gözlerimi kapatmışım, huzurlu bir esinti dokunurken yüzüme.. zaman durmuş, herkes durmuş, sadece denizden dalga dalga yayılan time is the enemy var..
varlığını umursamadığım, yok saydığım birşeyi neden düşman belleyeyim?
bence 'zaman yok'...
........
üç buçuk dakika sonra nefesini bırakıp açınca gözlerini, herşey yine eskisi gibi.. ama sen değilsin.
tambu albümünden harika bir şarkı. steve lukather gitarı öttürür resmen. harika bir performans sergiler. ayrıca grup her şarkıda olduğu gibi bu şarkıda da anlamlı sözlerle muhteşem bir şarkı yapmışlar.
those days we
gave our all
unaffected
ı bravely faced the fall
no reflection
freak armies of the night
misdirected
ı fought the
useless fight
unprotected
don't cry for me
time is the enemy
soon ı'll be free
ı surrender
sweet moon, she
marks the year
unreflected
how sad she has no tears
so neglected
don't cry for me
time is the enemy
soon ı'll be free
ı surrender