ursula k. le guin'in her yerden çok uzakta adlı kitabında owen'ın, her zaman rüzgar esen, ufak ve yoksul, her yerden alabildigince uzak, mutlakiyetten sosyalizme geçiş süreci yaşanan ve diğer devletler tarafından kendi haline bırakılan düşşel ülkesi.
ing. "diken"; "üzüntü", "elem", "keder" ve "bela" anlamlarındaki kelime.
ayrıca blind guardian'ın silmarillion konseptiyle işlediği mükemmel albümü "nightfall in middle-earth" albümünden takdire şayan bir eser.
nightfall in middle earth albümünde yer alan en karanlık şarkı olmasıyla beraber, gene bu albümde en sevdiğim şarkılardan birisidir. sözleri çok çok başarılıdır. üniversite için başka bir şehire yerleştiğim ilk günlerde içimdeki korkunç sıkıntılara sözleriyle derman olmuş, gözlerimi sayısız defa yaşlandırmıştır;
"let us march on
though there's no hope at our side
let us be brave
though by glory we are denied
but
don't you think
ıt's time for us
to bring to an end
come play the song of death
the wisdom in us both
will make it
special guaranteed
play the song of death "
albümün* tadı çok sonralar çıkan, en ağır bombası bence. yani en azından benim için böyleydi.
lise zamanları az oturup nightfall, mirror mirror, blood tears söyleyip, "abi adamlar yapmış ya" demedik. into the storm'la coşup, the eldar'la hüzünlendik. ama albümün bu son bölümünde yer alan şarkıyla tam manasıyla tanışınca hepsini bir kanara atıyor insan. çok fantastik hakikaten, noldor'la birlikte ismi pek zikredilmeyip başrolü oynayan. kıymetlimiz.