thomas   

adana çık aradan

  1. a perfect circle mer de noms albümünde bulunan şarkımsı ağıt.

    humble and helpless and learning to pray
    praying for visions to show me the way

    show me the way to forgive you
    allow me to let it go
    allow me to be forgiven
    show me the way to let go

    show me the way to forgive you
    allow me to let it go
    allow me to be forgiven
    and show me the way to let go

    ılluminate me
    ılluminate me
    ılluminate me

    ı'm just praying for you to show me where to begin
    hoping to, hoping to reconnect to you.
    (apc, 05.09.2007 17:17)


  2. kimi yazar düşlerden ve imgelerden alabildiğine kaçar, bir bakıma katı bir gerçekliğe hapseder yazılarını. kimi yazarsa düşlere ve imgelere fazlasıyla boğulur, anlaşılması imkansız cümlelere savrulur kalemi.

    thomas, bu dengeyi kusursuzca kuran yazarlardan birisidir. her ne yazarsa yazsın, kah hüzünlenerek, kah şaşırarak, kah öfkelenerek ama ille de etkilenerek okunmasının sırrı da, bu dengede saklıdır sanırım.
    (draffut, 08.09.2007 01:49)
  3. deli yahu bildiğiniz, yok bilmediğiniz de olabilir, deli.ilk bakışta, olaylara çok soyut yaklaşımlarıyla dikkat çekiyor olsa da içinde ,kıyısında, köşesinde somutluğu da armağan eden yazıların yazarı.hoş sohbet arı demiyeceğim,sohbete farklı hoş anlamlar katabilen arı...
    (biyolojiksaat, 16.09.2007 10:56)
  4. hayalperest bir kayıptan sonra avuçlarıma düşmüş elmalardan biridir thomas. yazılarından, düşlerinden ve imgelerinden bu vakte kadar biriktirdiklerimi olanca aynılığıyla geri yansıtan ve yanıltmayan bir aşinalıkmış meğerse. okuduklarımdan aklımda oluşan; dibinde kedisi, penceresinde saksısı, sırtında şalı, dilinde de hayalleriyle çizilmiş dingin tabloyu doğruladığı için hoşnudum gayet.
    fazlasıyla iyi gelmekte varlığı..
    (maria puder, 20.10.2007 23:50)
  5. alacakaranlık filminde başrolde olan velet.

    (bkz: thomas was here)
    (temproral flux, 21.10.2007 00:03)
  6. (bkz: calculus), (bkz: thomas' calculus)
    (galileogalilei, 21.10.2007 01:29)
  7. (bkz: thomas aquinas)
    (björkefella, 21.10.2007 01:51)
  8. (bkz: sebastian gabriel tamas)
    (i am a man who walks alone, 21.10.2007 02:01 ~ 02:02)
  9. burda daha önce birileri dillendirmişti; soyut kavramlarla maddi dünyayı yorumlayamaz, anlayamazsınız diye: ne zaman bu cümle gelse aklıma, thomas ın cümleleri geliyor hemen ardından.
    soyut dediğimiz dünyanın, beş duyumuzun yetersiz kaldığı, bize göre belirsiz bir dünya olduğu söylenebilir pekala; alem içinde alem, mana içinde mana.
    (ahmak ı hayal, 06.11.2007 14:48)
  10. mükemmel türkçesi ve güçlü edebiyatıyla yaptığı soyut yazılarını çok beğendiğim, uzun zamandır yazdıklarını takip ediyor olmama rağmen henüz tanışma fırsatı bulduğum ve hayatın güzel tesadüflerine bir kez daha inanmamı sağlayan güçlü yazar.

    yeni başlayan sohbetlerimizde kalbimde yer edinen samimiyet duygusuna dayanarak söyleyebilirim ki, bu kadar kendisi olabilen ve doğallığıyla karşısındakini rahatlatabilen fazla kimse çıkmaz hayatta insanın karşısına.

    öylesine şeffaf, öylesine dürüst. ve öylesine benden sanki. *
    (karşılığımyok, 09.11.2007 23:18 ~ 23:22)
  11. edison'un ilk ismidir.
    (bkz: thomas alva edison)
    (drgırnatacı, 21.11.2007 22:49)
  12. bambaşka bir yerden okuyor sanki hayatı, unutturulmuş ve hepimizi örseleyen o yerden. vicdan, umut ve sağduyu dilleniyor sesinde.

    çevirdiği sayfalar ayrı, altı çizili cümleleri ayrı, ayraçları başka sayfalarda takılı. tekdüzeliğin içindeki karbon kopyalardan biri değil o ; kendi gibi. yenilişlerini gizlemiyor, kırgınlığını. vazgeçmiyor da, direngen bir umut onunkisi. siyahı dibe vursa da bazen, beyazı gün yüzü gösteriyor aynı sebepten.

    varlığı umudumu tazeliyor, en az cümleleri kadar. kilometrelerce uzağı yakın eden de bu sanki !
    (tante rosa, 07.12.2007 15:19 ~ 15:25)
  13. her şey buruk olduğu için
    taş olduğu için
    kara ve duyarlığını yitirmiş *

    o hiç yitirmeyecek sanki. kör göze bi ışık girer yazılarında, varolduğu okyanuslara döner arasıra. gelincikleri çıldırmış bir yol kenarı gibi yazası da yazası...
    (atxaga, 09.01.2008 20:07)
  14. feminist galiba.

    bir de daha çok yazsın; az yazıyor.
    (recai pengül, 10.02.2008 03:15 ~ 03:16)
  15. çizgi kahramanı slyvester kedisinin bazı bölümlerdeki diğer adı. telifte anlaşılmama gibi bir durum mudur yoksa gecenin bu saatinde ben mi karıştırıyorum bilmem ama tweety kuşunu bazen thomas diye bir kedi kovalıyordu izlediğim bazı bölümlerde. beyaz topuz saçlı bir teyzenin süpürgeyle:
    "toomıs !! al sana al sana" diye vurduğu bölümü hatırlıyordur herkes.
    (onbinnira, 10.02.2008 03:23 ~ 03:23)
  16. kelimeleri ona çok yakışırdı; o da kelimelerine.

    'özlenen'dir.
    (draffut, 19.06.2008 10:21)
  17. endişelerin; iyice konumlanma atraksiyonun iyicene yerleşmesine beş kala, tam kendine yakışır şekilde( deli oluyorlar da kendileri, valla!) varlığını gösterip beni sevinçlere boğan kişidir.
    sadece varlığının sıcaklığı bile bende kocaman.
    evet özlenen hem de çok özlenendir (draffut'a selam ederim).
    iyi ki varsın,(buldum) soyutluğun somutla kucaklaşmasının diğer adı, belkide adı yok direkt o. hey maşalah ayrıcana, arada derede bende isim şeysi(babası) olmayı başardım, ki plaketleri bekliyorum. kutlama babında.
    (biyolojiksaat, 21.06.2008 19:35 ~ 20:05)