gözünde bir rahatsızlık olan * , doğumdan çoook sonra ameliyatla sol gözü açılan ve bu rahatsızlık yüzünden çok zor bir çocukluk geçiren, dalga geçile geçile protest* müzik yapmaya karar veren, bazen hareketlerinin yapmacık olduğunu düşündüğüm tribal insan. çok güzel piyano çalar, beste yapar, ne olursa olsun her daim hastasıyız
deliliğin sınırında bi insan.bu nasıl bi karizma diye düşündürür insanı.
o asimetrik anatomi,sağ gözü,şarkı söylerken beş karış açılan ağzı,sahnede zıp
zıp zıplaması...bu özellikler başkasında olsa dalga geçer güler insan...ama
thom yorke başkadır acıların kralıdır o.melankolik ve karamsar insanların
vazgeçilmezidir.depresyon anı şarkıları listesinde üst sıradadır şarkıları.
insanın kalbi burulur.bu sebeptendir ki sakıncalıdır bazen surduk yerde
bunalıma sokar insanı.
politik tavrı da takdir edilesi boyutlardadır ancak türkiye ve türkiyedeki
insan hakları konusundaki aşırı ve yanlış tavrı kınanacak cinstendir.
idioteque de apayrı güsellikte bi şarkıdır.canlı da izlenmeli thom yorke
la birlikte kafa,kol,bacak sallanmalı kendinden geçmelidir insan.
bir de bir benzeri okulumuzda okumaktadır acaba bu benzerliğin farkında mıdır
o insan?
insan psikolojisini etkilemede beth gibbons gibi on kaplan gücünde olan şahıs.kısaca beth gibbons ın erkek versiyonu da diyebiliriz.bu kişinin vokali, karanlık bir ortamda dinlendiğinde, eğer kafa da hafif güzelse, maksimum etkiyi gösterir.tool'un müziğindeki ritmler insanı nasıl içmeden sarhoş ediyorsa, bu adamın da vokali tek başına aynı etkiyi gösterir.vokale odaklandığında, gözler kararır, vücut fiziksel olarak bulunmakta olduğu mekandan çok farklı boyutlara geçer. psikolojiyi dibe doğru ittiği doğrudur ancak sadece bununla kalmaz, garipleştirir insanı. geçici bir süre bu dünyanın dışına çıkartır.parça bittiğinde kendinizi uzaylılar tarafından kaçırılıp evine bırakılmış insanlar gibi hissedersiniz. eğer vokali görüntü eşliğinde dinliyorsanız, parçanın etkisi neredeyse 2 katına çıkar. takılıp kalırsınız düzensiz hareketlere, ritmlere. parçayı, adam nasıl algılıyor onu anlarsınız ve bu sizi daha da çok etkiler.
yani, bu adamın sesi sadece bir vokal olarak algılanamaz. gökyüzünden gelen vahiy tadında birşey. sanki ses bütün mekana yayılıyor da, siz de payınıza düşeni alıyorsunuz. kısacası, bu, bünyede bağımlılık yaratıp, beynin bir köşesinde kalıcı bir yer sahibi olacak sayılı muhteşem yaratıklardan biridir.
yaptığı herşeyin sonucunda uzaylı olduğuna kesin kanaat getirdiğim müzik idolüm.bir insanın sesine, melodilerine bu kadar mı alışılır, bir insanın yaptığı her eser bu kadar mı kusursuz olur.ne yapsan severim, dinlerim deyip tanrılaştırılacak türden, 24 ayar müzisyen.
oturup deneme yazan sonra bu yazdıklarını şarkı sözü haline getiren radiohead deyince akla ilk gelen isim. küçüklüğünde gözünden olduğu ameliyat yüzünden korsan gibi bir gözünü kapatarak gezmiş ve yaşıtları bu yüzden onunla hep dalga geçmiştir.içine kapanıklığı, nefreti onun şarkılarının ilham kaynağı olmuştur.
sene 2000 falandı herhalde türk yunan dostluğunu pekiştirmek için yunanistana gittiğimde abi bir adam var çok güzel sölüor candan okuyor konseri varmış gidip dinleyelim dediler kıramadım kardeşlerimi çıktım sahneye böle uzaktan kumanda robot haraketleri felan yapıo ays eyçç kamınn gibi bişiler sölüodu bir gözünü kapatarak..dedim bu çocukta iş var sonra müslüm babayla bir rakı masasında karmapolice klibini anlattım müslüm baba da sevdi içten okuyor yürekli çocuk dedi şu bizim teomanın parçasına benzer bir klip yapalım dedi..henüz o zamanlar murathan mungan yoktu ve ortalık bu kadar alternatif tiple dolu değildi..
yuvana dön oğlum üzme bizi, sokaklarda tek başına ne yapar ne edersin, ne yer ne içersin, kaybolur harcanırsın diyerek saçını okşamak istediğim güzel insan.
anlaşıldığı üzere,
solo molo ayaklarına bulaşıp tek tabanca takılmasını yakıştıramadığım şahsiyet.
neden bu kadar karamsarsınız diye sorulduğunda, kesinlikle karamsar değilim, eğer öyle olsaydım şu anda ölü olurdum cevabını vermiş, çok zor bir çocukluk geçirmiş, aşmış rock şarkıcısı. insanların küresel ısınmaya karşı ilgisizliğine olan tepkisini her fırsatta dile getirir, şarkılarında bu tür problemlere yer verir, bu da onu sıradan şarkıcılardan ayıran önemli özelliklerdendir.
tek cinsiyet okullarına kafayı takmış, derin bir müzik adamı. buna olan takıntısı, yalnız erkeklerin gidebildiği bir okulda okumuş olması. “birşeyler yapmak istiyorsunuz ama olmuyor.tek cinsiyet okulları insana inanılmaz zarar veriyor ve bunu atlatması çok güç oluyor” diyor bu konuda. partilere gitmek, kızlarla tanışmak istiyormuş ama hem okulun üzerinde kurduğu baskı, hem de aşağılık psikolojisi nedeniyle bunu hiç gerçekleştirememiş. belki de onu sanatçı yapan temel taşlar daha o zamandan yerlerine oturmuşlardır.