theodor wiesengrund adorno   

adana çık aradan

  1. cogito felsefe dergisinin 2003 yazında, 36. sayısını kendisine adadığı büyük düşünce adamı ve toplumbilimci. kültür endüstrisi üstüne yazıp çizdikleri mutlaka ve mutlaka okunmalıdır. makaleyi yky herkesin okumasına açmıştır, sağolsun: http://www.ykykultur.com.tr/...
    medya orduları (holdingleri), işitsel ve görsel kültür dinamikleri ve endüstrisi, en nihayetinde reklamcılık sektörü herşey ve hepsi sahtedir, aldatmacadır, yanılsamadır..farkına varan bireyler için çok çok fenadır. farkına varılmamasını 1984'te george orwell fazlasıyla sağlamıştır.

    ayrıca adorno, şahsımda aydınlanmanın diyalektiğine çomak sokmak arzusu uyandırmaktadır.
    (lazarushadow, 26.12.2006 16:45)


  2. minima moralia adlı eserinde: ''burjuvazi hoşgörülüdür oysa;insanları oldukları gibi sever, çünkü onların olabileceklerinden nefret etmektedir.'' demiş ve sahifelerce yazının anlatamayacağını tek cümleye sığdırmış şahsiyet.
    (sinkaf, 13.04.2007 23:05)
  3. ilintili olarak;

    (bkz: max horkheimer)
    (bkz: frankfurt okulu)
    (bkz: herbert marcuse)
    (bkz: negatif diyalektik)

    (bkz: aydınlanmanın diyalektiği) ve dolayısıyla (bkz: mit) ve (bkz: aydınlanma)
    bir de (bkz: kültür endüstrisi)
    (sirona, 03.05.2007 14:21 ~ 03.09.2007 12:17)
  4. gündelik yaşamın gerektirdiği "araçsal aklın" mantığıyla kavranabilmesi oldukça zor olan ve kendi bireysel okuma uğraşımın çoğunlukla sıfıra yakın sonuç verdiği zor felsefeci, yaptığı tam da daha zor olanın felsefesini yapabilmekti sanırım ve frankfurt ekolünün en az bilinenle en fazla hatırlanan üyesi olması da bunu yapabildiğinin önemli bir göstergesidir. tabiki o müşkülpesent, üzerine giydikleri iki beden büyük gelen, ayakkabılarının rengi atmış felsefeci adorno önemsenmeyi pek de kafasına takmamıştır ve çoğu zaman topluluklardan köşe bucak saklanmıştır. ama en nihayetinde bir yol göstermiştir adorno; toplum içinde yaşarken ona dışarıdan bakmanın, ona yabancılaşmanın fakat bu dışarıdan bakışın topluma içkin eleştiriyi daha da güçlendirmesinin yoludur bu.

    marksist kabul edilen ama geç dönem marksizminin herşeyi üretim ilişkilerine bağlayan bütüncül bakışını reddeden, aydınlanmaya karşı yüzyılın en sert eleştiri yazılarının altında ismi olan, 68 olaylarına "kepazelik" diyen ve hiç haketmediği tarzda davranışlar gören (taciz edilmiştir fakültesindeki kız öğrenciler tarafından) , yazılarında dünya hakkında bir tek olumlu sıfat bulunmayan ve kendi yazdıklarının kolay anlaşılabilir olmasını kabullenemeyen (sanırım bunda yerin dibine soktuğu kültür endüstrisi anlayışına ilişkin kaygılar hakimdi) ve bu nedenle ingilizceyi küçümseyen bir adamdır adorno. sert bakışının altında yatan melankoliden başka birşey de değildir aslında, iki dünya savaşının getirdiği karamsarlığın yanında metalaşan sanat anlayışı ve sanatçının otonomisini kaybetmesi durumu ve tabiki en yakın dostu benjamin'in intiharı bu "suratsız" adamı "kötü sonsuz"da sonu gelmez yolculuklar yapmaya götürmüştür.
    (joussaince, 21.01.2008 12:37)
  5. çok pis piyano çalarmış bu abimiz. rahmetli edward said de kendisine çok özenirmiş zaten söylediğine göre.
    (vandal mimar, 21.01.2008 12:42)
  6. foucault’nun "frankfurt okulunu tanıyabilseydim,zamanında tanıyabilseydim,birçok çalışmama gerek kalmazdı" diyerek övdüğü ekolün kanımca en etkileyici ismi.modernizme ve aydınlanmaya yönelttiği eleştirilerle postmodernist kuramın birçok tezini öncelemiş piyanist,filozof,dahi.
    “kültür ve yönetim” başlıklı makalesinde: “kültürden sözeden bilerek yada bilmeyerek yönetimdende sözediyor demektir.” diyerek modernitenin bir üst tinsel totaliteyle kültürel alanları kendi yönetimselliğine dahil edişini eleştirmiş ve tahakkümle ile kültür arasındaki ilişkiyi çözümlemeye çalışmış sanatçı ruhlu felsefeci.
    yakın dostu walter benjamin’in “tek yön” isimli denemesinin fragmancı biçimini “minima moralia” da daha derinlikli ve gelişkin bir şekilde sergilemiş alman entelektüel...
    (absurdino, 02.03.2008 20:09)
  7. "bilim itaatsiz olana ihtiyaç duyar" demiş.
    (tazmanya canavarı, 06.07.2008 23:47 ~ 23:48)