orjinal adı the young and the restless (y.r.) olup bş harflerin kısaltılıp türkçe olarak uzatılarak trt'de yayımlanmış ve halkın izlenisine sunulmuş arkası yarın pembe dizi film.
yakışıklı ve sorunsal adamı victor ile güzel ve sorunsal kadın niki gibi karakterler ile annelerin dedikodu yapma zamanlarını bir bakıma azaltmıştır(delay etmiştir).
yıllar yılı sürüp de annelerimizi ekran başına bağlayan,nice kadının yemek yakmasına sebep olan pespembe dizi.
bu diziyi bi 5 sene izlemeseniz de hiç bişey kaçırmazsınız,kaldığınız yerden devam edersiniz. boşananlar yeniden evlenir,yine aynı entrikalar döner ve sizin o izlemediğiniz 5 yıl içinde hiç bişeyin değişmediğini anlarsınız.
el kadarken vardı, ilkokul beşteyken hala vardı. buraya kadar normal de o yaşlı catherine vardı arkadaş hiç mi ölmezsin sen yaş kaçtı kardeşim öyle. ashley, jack, john abbot karakterleri de ayrı bir nefesti. arada bir oynayan değişirdi yadırgamazdım da seslendiren değişince afallıyordum. bir de çocukluk aşkı kazandırmıştı bünyeye : danny romalotti (nası bi ismi varsa artık herifin yanlış yazmış olabilirim)'nin eşi sarışın hatun -ki dizinin yapımcı/yönetmeninin kızıymış-
bir de bu dizide nikki'nin kızı bir gecede, 1.5 katsayısı ile çarpılmış, büyüyüp serpilmişti. hatta kızın kalkık burun fizyolojisi yüzünden ben kızı nikki'nin gerçek kızı sanıyordum. körpe dimağları garip sorulara gark eden şirin bir yayındı. cesur ve güzel'in de kankasıydı.
birçok zenci oyuncu barındırırdı, ve abbotların şirkette çalışan fotoğrafçıların çoğu zenciydi. drusila (bunun da adı nasıl yazılıyor bilmiyorum) falan vardı. tabi daha o zamanlar bizler daha zenci adamların neden rağbet gördüğünü idrak etmekten pek uzak voltran izlerdik, eti puf yerken.
kısaltması olan "y" ve "r" harfi dizinin başlangıcında kırmızı renkli bir fontla çıkardı karşımıza. yalnız "r" sanki ters yazılmış "z" gibiydi. halbuki gerçekte "r" sadece sola yatırılmışmış, çok sonra öğrendim bunu.
amerikada otuz yıl kadar sürmüş olan pembemsi dizi.olaylar o kadar yavaş ilerlemekteydi ki,türkiye versiyonunda aradan yıllar atılmış,ama izleyicinin farkedebildiği tek değişiklik çocukların bir gecede serpilmesi olmuştur.öyle de ağırkanlı bir diziydi işte.
çok uzun süre ben de izledim küçük yaşımla ev ortamında. lakin onca bölüm içerisinde hiç dış mekan çekimi yoktu. danny'nin asansörlü evi, hoop paul'ün avukatlık yazıhanesi, hoop abbot'ların malikane, hoop newman'ların çiftlik...
sadece bir kez catherine ve kocası -aşk gemisinde kaptanı oynayan herif- newman çiftliğinden çıkarken yağmurlu bir havada çiftliği ve çitleri göstermişti. "ulan vampir değillermiş demek ki" demiştim. hala da gözümün önündedir o çiftlik, virginia'ya gitsem bulurum.
yayınlanma saati itibariyle taş devriyle çakışan ve annemin aksatmadan izlemesi nedeniyle diziye de, karakterlerine de en ölümcülünden bir kin beslememe sebep olmuştur. dizi bitince annem açardı star tv yi ama anca bitiş yazılarını ve müziğini yakalardım taş devrinin.. yine de izlerdim bir umut belki bir bölüm daha başlatırlar diye ama hiç olmadı, olamadı.
bir türlü ilerlemek bilmezdi. annem hiç kaçırmadan izlerdi. bir hafta hiç izlemesem bile hiçbirşey değişmezdi. hala aynı kişiler aynı konuyu konuşur olurdu. bir de hatırladığım kadarıyla bir kızın çocuğu çalınmıştı, onu bulmaya çalışıyordu filan.
hep pislik , hep entrika , hep kötü kötü kötü.iki dakka gülen bi karakter gördünüz mü , bilin ki 5 bölüm boku yicek elemanlar.buna rağmen annem izlerken ben de izlemek zorunda kalıyordum bir çok yaşıtımın başına geldiği gibi.ve aklımda kalanlar şunlar oldu : viktır ın bir kızı vardı efendim , o eşşek kadar olunca evlenmişti ve cinsel sorunları vardı bunların , bir doktordan yardım alıyorlardı epeyce.eşli sanırım son zamanlarda orospuluk yapıyordu ve krikıt ın da rock yıldızı kocası başka dünyalarda başka karılarla sürterken adını hatırlamadığım pislik bi herif de ultra gerizekalı bir planla krikıtın evinin yanındaki dairesinden duvarı delip krikıtı mı ne öldürcekti hey allahım.neyse artık yok ama daha kötüleri var lanet olsun.
1973 te çekimlerine başlanan,ülkemizde de uzun yıllar gösterimde kalmış,amerika da halen gösterimde olan pembe dizi.ülkemizde başlıca rolleri seslendirenler şöyleydi
katherine chancellor:macide tanır jill abbott: bedia ener öztep cricket (christine blair):oya prosçiler victor newman:nüvit candaner nikki reed newman:müdrike coşansu victoria newman:selay taşdöğen nina webster:parla şenol ryan:ahmet taşar
jack abbott:ali gül brad carlton:sungun babacan ashley abbott:seray gözler
john abbott:haluk kurtoğlu
traci abbott:rozet hubeş
lauren fenmore:jeyan mahfi ayral(tözüm)
aklımda kalanlar...zaman içinde bazı seslerde değişiklik olsa da onlar sabitti.
gelişimimde büyük rol almış, beni ben yapmış dizidir.victor'ıyla, jabo'suyla, jill'iyle,brad'iyle, ashley'siyle bilinçaltıma işlemiş, nice kabusumun kaynağı olmuştur.çok doluyum bu konuda neyse konuşmayayım.ama özellikle, brad'e kafayı takmış bi hatunun onu bi kafese hapsetmesi sahnesi hala silinmedi beynimden.lanet olsun.