görseller
the terminal 
  
belki ilginizi çeker
  1. · merhan karimi nasseri
  2. · krakozhia
  3. · krakozhia
  4. · tom hanks
  5. · catherine zeta jones
  6. · fotoğraf çekmeyen japon
  7. · about schmidt
  8. · borders
  9. · josephine
  10. · diego luna
gündem
  1. · ugg düşmanı ezik kızlar
  2. · kurban bayramı vahşeti
  3. · disko kralı
  4. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  5. · sanal seks yaparken hamile kalmak
  6. · üniversiteyi ingilizce okumayı marifet sanmak
  7. · ugg
  8. · hat
  9. · hurafe

the terminal  

  1. tom hanks'in başrolünde oynadığı ve hava alanında mahsur kalan bir adamı canlandırdığı ayrıca catherina zeta jones'u bu adama aşık olan bir kadın rolünde görebileceğimiz film.
    (axel fox, 28.08.2004 13:43)
  2. çoğu izleyicinin hakkında peri masalından ibaret dediği, tom hanks'in önce new york taki jfk havaalanında mahsur kaldığı, sonra da işlerin gayet güzel sırayla yoluna girdiği film.
    (marla singer, 28.08.2004 17:39)
  3. bu gece seyrettiğim ve olağan üstü denilecek film tom hanks şov yapmış oscar'ı bana verin demiş araya catherina zeta jones'u koymuşlar tat versin diye vermiş zaten he birde yönetmen var aslında yönetmen denmez bu adam yönetmen falan değil sadece dünyaya sinema olarak gelmiş ve sinema olarak ölmesi gereken adam başlı başına bir yapıt bu adam steven spielberg tabiki ama doymuyoruz biz bu insanlara bu şovlardan biraz daha verin bize gözümüz gönlümüz açılsın sinemacı olamanın tadına varalım biraz daha.
    (axel fox, 13.09.2004 23:57)
  4. merhan karimi nasseriisimli bir mültecinin hayat hikayesinden esinlenilerek çekilmiş bir film. yani "based on a true story"
    (myrmidon, 14.09.2004 00:45 ~ 28.09.2004 00:27)
  5. "based on a true story" olsa da,sinemada anlatılan hikaye bana ütopik gelmiştir; birkaç yerde filmin akışını sağlamak için saçmalıklara rastlanılmasına karşın oldukça eğlendirici bir film,izlemeye değer..
    (endoterm, 27.09.2004 22:27)
  6. çok güzel ve mutlu eden olayları içinde barındıran güzel bir film.ama catherina zeta jones un filmdeki manasızlığını anlamış değilim veya oynadığı karaktere sinir olduğum için böyle düşünüyorum.ama filmdeki saflık,sevgi ve yardımseverlik gerçekten dikkat çekici.
    (bettyboop, 27.09.2004 23:02 ~ 17.10.2004 02:39)
  7. filmin bende bıraktığı iki etkiden birincisi sırtımın ve bacaklarımın 2 saat boyunca ağrımış olması, diğeri de tom hanksin bütün ödülleri bana verin diye bağırmış olmasıdır. helal olsun adama ya

    bu arada tom hanksin canlandırdığı karakter yani asıl adam hala havaalanında yaşamaktadır, film yapımcıları ona bisürü para vermiştir ama ne işine yaricaktır o kadar para acaba
    (lillymarlin, 27.09.2004 23:12)
  8. konuşulan dilin bariz biçimde bulgarca olup, krakozhia dilinin yalan olduğu film.
    (keyif pezevengi, 17.05.2006 01:24)
  9. 2004 yapımı steven spielberg imzalı, tom hanks ve catherine zeta-jones gibi güzel iki oyuncuyu birleştiren film. 218,686,156 dolar hasılat yapmıştır.
    (blinkin, 08.04.2007 22:03)
  10. life is waitingmottosuyla modern insanın sabır erdemine dair yoğun göndermeler yapan izlenesi tom hanks filmi.benzeri için:

    (bkz: cast away)
    (solucandil, 02.06.2007 05:32)
  11. tom hanks in aldatmanın ingilizcesini bilmeden doğaçlama anlatmaya çalıştığı olayda sarfettiği aksanlı cümle beni benden almıştır: ''one man,two women!''
    (uçan tavuklar kümesi, 02.09.2007 13:46)
  12. en çarpıcı sahnesi şudur:
    iş bilir havalimanı müdürü tom hanks'i iltica için mahkemeye başvuru yapsın diye kandırmaya çalışır.krekozia'ya dönmemek için bir korkun olduğunu ispat et der.tom hanks "orası benim evim insan evine gitmekten korkar mı?" deyip lafı yapıştırır.
    (hürrem, 08.10.2008 17:12)
  13. kendini özgür sanan fakat bir ömür boyu tutsak olanların filmidir the terminal...

    - "terfi edeceğim" diye tüm insani duygularından arınmış, kendi dünyasını havaalanından ibaret hale getirmiş havaalanı müdürü frank dixon*...

    - 7 yıldır biri(leri)ni, birşey(ler)i bekleyeceğim diye kendini bavullara, uçuşlara, çağrı cihazına, kimi kimi erkeklere esir etmiş hostes amelie warren*...

    - kendi ülkesi hindistan'da kendini haraca kesen bir polisi yaraladığı için 7 yıl hapis yatmaktan korkup abd'ye kaçan ve 23 yıldır karısı ve 2 çocuğundan uzakta yaşayan temizlikçi gupta rajan*...

    bu filmin asıl tutsaklarıdır...

    bu filmde ki tek özgür insan ise; hiçbir şekilde ülkesinden vazgeçmeyen, abd'de kalabilmek için ülkesini satmayan, bunu yapacağına ucu belirsiz bir zaman içinde havaalanında yaşamayı göze alan ve nihayetinde herhalukarda özgürlüğüne kavuşan viktor navorski*'dir...

    frank dixon: krakozhia'dan korkuyorsunuz...
    viktor navorski: krakozhia?... hayır, krakozhia'dan korkmuyorum... bu odadan biraz korkuyorum...
    frank dixon: bombalardan bahsediyorum, insan haysiyetinden bahsediyorum ve insan haklarından bahsediyorum... viktor, lütfen bana krakozhia'dan korktuğunu söylemeye çekinme...
    viktor navorski: ev... evimdem korkmam...
    (van den budenmayer, 07.12.2008 16:29 ~ 16:33)
  14. filmden güzel bir enstantane:

    kadın: sevgilim kahvaltıda hep bulmaca çözer
    adam: sen varken gazetedeki bulmacaya neden ihtiyaç duyuyor?
    (karizmatik, 14.06.2009 17:47)
  15. bir sürü mantık hatası var filmde
    amma hiç biri zerre kadar umrumda değil çok hoş bir film olmuş gerçekten çok hoş
    çocukluğumda cuma geceleri ertesi günün tatil olması huzuruyla seyrettiğim filmlerden aldığım tadı verdi, vallahi nefisti
    (khaki, 20.07.2009 00:23)
  16. an itibariyle fox tv'de gösterilmekte olan film.
    türkçe dublaj ise bir hayli yorucu..
    (kedikara, 13.08.2009 23:08)
  17. film new york'taki jfk havalimanında sıkışıp kalan viktor navorskinin öyküsünü anlatıyor.amerikanın çok milletliliği ve içerde yaşayan veya dışardan gelen yabancılara bakış üzerine de birkac gönderme yapmaya çalışıyor.film için inşa edilen devasa setin yapaylığı ve amerikanın bir simülasyonu olma görevini üstlendiği hemen filmin başında vurgulanıyor.havalanı beyaz yakalı tarafından yönetilirken,çalışanların çogunlugu zenci,latin amerikalı,asyalı ve uzakdoğulu.yönetici havalanı güvenliği ve kendi terfisi için katı kurallar koymaktan çekinmemesi hatta viktor'un sırf kendi sorunu olmaktan cıkması için kaçmasına göz yummasına ise izolasyonist amerikan dış politikası diyebiliriz.buna karşın havalanında çalışan azınlıklar beyaz yakalı yöneticiye karşın birbirlerine destek vererek direnmeye çalışıyorlar.viktor amerikada yeni bir hayat kurma derdinde değil.amerika rüyasının peşinde koşuyor da değil.hatta işinde birçok amerikalının ona özeneceği kadar da başarılı.kendi vatanına da aşık.viktor film boyunca başta havalanı müdürü olmak üzere birçok amerikalıya dürüstlükten,merhamete,yardımseverlikten,iş ahlakına birçok konuda ders veriyor.filmin çizdiği amerika tablosu da pek içacıcı değil.viktor'un aşık olduğu hostes amelia filmdeki bircok beyaz amerikalı gibi sorunlu.endişeleri,yalnızlık korkusu,en sıradanından ve vahiminden bir modern kentli kadın portresi çizmekte hırslı kariyer düşkünü erkek yöneticinin yanında yer alarak amerikan aile resmini tamamlamakta.viktor ile amelia arasındaki imkansız aşk öyküsü hikaye kurgusuna bir katkı yapmasa da duygusal seyirciyi ekrana bağlamakta.
    (sinemaniacfighter, 13.09.2009 17:08)
  18. öyle bir kadın böyle bir adamdan hoşlansın...

    insan doğasında ne büyük bir devrim.


    böyle şeyler yalnızca filmlerde olur.
    (katip, 21.09.2009 00:15)
  19. tom hanks sevmeyenlerin bu filmden sonra fikirlerini değiştirecekleri filmdir.
    (yansiklopedi, 21.09.2009 22:51)
  20. politika,dram ve komedi yi bir arada bulabileceğiniz bazen karnınızın ağrıyacağı kadar güldüren bazende gözlerinizin dolmasınına neden olan tom hanks in süper bir filmi.
    (yazdımçizdimhayalettim, 17.11.2009 13:15)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil