17 eylül 2004'de piyasaya çıkacak oyun. son çıkan oyunlara göre fazla gelişmiş bi sistem istememesi süper olmuş tabi. trailerlardan görüldüğü kadarıyla yine sabahlıcaz gibi bilgisayarın başında.
ayrıntılarıyla insanı kendinden geçirten, başından kaldırtmayan oyundur. her saniye yeni bir ayrıntı keşfedilince oyundan soğumak biraz zor oluyor. daha çok uzun yıllar popülerliğini kaybetmez çıkacak olan expansion packleri sayesinde zaten ilk oyunu bile hala kaybetmedi kaç yıl oldu. ayrıca oyun her şeyiyle hayvani gelişmiş olduğu için çıkacak olan genişleme paketleri ile ileride çok değişik atrasiyonlar yapılabilir.
birde ithalatçılarımız sims hayranlarını düşünerek orjinalini 60 küsür milyondan piyasaya sürmüş. diğer oyunlardan 20-30 milyo daha ucuz. biraz paraya kıyıp orjinalini almak isteyenler weblebi'yi ziyaret edebilirler.
başına oturduğunuzda saatlerce oynanılan,sonra da kafanızı sarhoş eden oyundur.ayrıyetten sakıncası sadece sarhoş gibi hissetmeniz değildir,yolda yürürken gördüğünüz kilolu insanları spor yaptırmak,evinizi daha daha fazla aydınlatmak ... vb.garip isteklere sürükleyen,bağımlılık yapan oyun.
ilkinden çok daha fazla sevdiğim ama bir yerden sonra bir ailenin hayati ihtiyaçları,sıkıntıları,üzüntüleri ve ilişkilerini yönetmek fazla geldiği ve oyunun açılması ve oyundan çıkmanın bir hayli yavaş olması ile beni sinir ettiği için bir kenara attığım oyundur.
bi tür tanrıcılık oyunudur. oynamaya basladığınız zaman bağımlılık yapar bırakmaya çalışırsınız kopamazsınız. azalta azalta bırakayım dersiniz, yarım saatliğine oturunca bi bakarsınız dört saat olmuş.. zevkli oyundur ama iradeye sahip olmak gerekir.
sim yaşlılıktan dolayı ölüyorsa (gerçi benimki hayata gözlerini yumarken aspiration meter gümüştü onun da etkisi olabilir) azrailin listeye bakma sonradan da göklerden vinç kolunu getirin der gibi ışık çağırması hareketini yapmıyor. onun yerine gerisinde havaii giyimli iki tane hurinin dansları eşliğinde simi çağırıyor. sim de yüzünde bir gülme ifadesiyle altın renkli bavuluyla son yolculuğuna çıkıyor.
love aspirationı olan azgınlara dikkat! beş ayrı kişiyle woohoo yapmış olmak isteyebiliyorlar.
bir de radyoda çalan müzikleri bayağı hoştur. adamlar özenerek yapmışlar. şarkıların dili yine deli cevatçadır (cigi cigjz baba şukas hebele hübele aya hödö gibi). metal kısmından men's fire şarkısı favorimdir.
bir de simler hiç zora gelemezler, iş bulmaz televizyon izlerler. canları sıkıldı mı ders çalışmazlar ödev yapmazlar. resim bile çizmezler. en iyisi evdeki kas yapmış birini alıp iyi bir dövmek. it sıpası seni biz öyle yapabiliyor muyduk çocukken.
"itiraf etmeliyim ki jakuzi alana kadar oldukça zor zamanlar geçirdim, güçlükler çektim ama yılmadım. teen'ken başladığım zorlu mücadeleler beni güçlendirdi. öyle ki bilimsel deneylerde kobay olarak bile kullanıldım ama yılmadım. büyük bir inanç, özgüven ve kararlılıkla çalıştım didindim. şu an başyapıt düzeyindeki resimleri satıp şık bir limuzinle işime gidiyorum öte yandan hizmetçim ve iş arkadaşlarımdan birisi ile muazzam bir woohoo yaşantımız var. daha sonra farkettim ki "love tube" müdür nedir bir zıkkım varmış. o da gerçekten hoş bir cihaz. böylece woohoo hayatımda bir değişiklik yapmak istediğim zaman soyunma kabinlerine takılmadan aslanlar gibi jakuzimde takılabiliyorum. şu anda grup woohoo'nun peşindeyim ve hem okumuş, bilgili, kültürlü, zeki, çevik ve çalışkan olan iş arkadaşım hatun hem de efsane güzelliği ile hizmetçimi tek potada eriterek grup woohoo denemesi yapmak istemekteyim. itiraf etmeliyim ki epey bir çekincem var, sims henüz buna hazır olmayabilir
korsan cd lerin önüne geçmek için her türlü ayağı yapan maxis adlı şirketten çıkan oyun.zira iyi iş çıkarıyor yanlışlık eseri sildiğim oyunu tekrar yüklemek için 3 gündür uğraşıyorum hala çalışmalarım sonuç vermedi ellerine sağlık maxis aferin..
(bkz: korsana hayır)
download editi:ofb* ile birlikte yükledim 4. günün sonunda..
grafikleri çok iyidir, doğup, çocukluk yaşayıp oradan ergenliğe atlayıp, büyüyüp, farkında olmadan yaşlanıp sonra da ölebiliyorlar. yani sims teki gibi doğup ömür boyu çocuk kalmıyorlar. en güzel yanlarından biri budur.
birçok meslek grupları var, siminizin life aspiration ına göre farklı istekleri vardır, bunları yerine getirdikçe mutlu olur, mutlu oldukça hayatını uzatacak iksirler, çocuklarına yürümeyi, konuşmayı daha çabuk öğretebilecek mamalar vb türde şeyler alabilirler...
birçok yeni mobilyalar var, alışveriş yaptırıp yeni kıyafetler aldırılıp, dergi alıp okutabilinir ki kendisi de bunları alıp okumayı isteyebilir..
sürekli aylarca oynansa bile yeni yeni özellikler farkedilebilinir ki bu da oyuna deli gibi bağlayan etmenlerden biridir kuşkusuz.
yeni yeni ek paketlerle daha da yeni özellikler getirip insanın başını döndürüyor, her ek paketle yeni yeni karakterler, kurtadamlar, uzaylılar, bitki insanlar, vampirler geliyor...(bkz: mis)
oynadığım oyundur bu. evin tezgahlarını kendi ellerimle almıştım, 2.000 simoleonumuz kaldığında sabahlara kadar mood'um kırmızı olduğu halde politics careerlerde çalıştım. çocuklarım f- aldı, yarama tuz bastım, kan kustum kızılcık şerbeti içtim dedim. üstüne üstlük benim teenager oğlan elalemin kızıyla kaçamak yaptı, olsun dedim. "çocuktur yapar". hepsine razıydım da, karım mikrodalga fırında tostu unuttu, karımı kaybettim. kendimi one night stand'lere vurdum. işten atıldım. çocuklarda sivilce çıkmaya başladı. 4 çocuğa nasıl bakacaktım? lanet olsun hayata dedim, bastım quit'e, pleasantview'e son kez bakıp oyundan çıktım.
gerçek hayata döndüm. arkadaşlar "erkek adam sims 2 oynar mı" dedi. üzüldüm.
şimdi tekrar oynuyorum. çok zevkli. bunu söylemekten de utanmıyorum. ben heteroseksüelim ve sims 2 oynuyorum.
brezilya dizisi senaristi olmak için iyi bir başlangıç yapabilmenizi sağlayacak oyun.
nasıl anlatılabilir ki... dantress'im hansi kürsch'üm; drucila'm sareith'im; johnny depp'im ve farklı annelerden 5 kızı iki oğlu; kızlarından ben, keten ve stéphane lambiel'im.. kendi ellerimle büyüttüklerim, üniversiteden mezun ettiklerim... şimdi hepsi bir dvd'de yaşıyorlar..
ve yeni simlerimse süper sapık! ilkokul arkadaşısınız diyorum, ikiniz de kızsınız, dost kalın! üniversitelerinin ilk gününde iki dakka ayırıyorum gözlerimi üzerlerinden, flört ediyorlar!!! artık naapçam, onları da "girrrrllllss!!" grubuna ekliycem diğer lezbiyenlerin yanına...